Ahmet Tatlıcı’nın Davası Düştü!

56ahmet-tatlicinin-davasi-dustu.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın ilk evliliğinden olan oğullarından Ahmet Tatlıcı’nın, merhumun ikinci eşi ve baba bir kardeşine karşı açtığı miras davası yıllardır sürüyordu. Son duruşmaya kendisi ve avukatları katılmadığı için, davaya bakan İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği, Ahmet Tatlıcı’nın açtığı davanın düşürülmesine karar verdi.

MEHMET SALİH BEY’İN VASİYETNAMESİ

Mehmet Salih Tatlıcı, sıfırdan başladığı iş hayatından, azmi sabrı ve çalışkanlığı ile kısa sürede işlerini genişletmiş, ileri görüşlülüğü ve cesaretli yatırımlarıyla büyük projelere imza atmış başarılı ve hayırsever bir işadamı olarak dünyanın sayılı zenginleri arasında yerini almıştı.

Yakalandığı amansız hastalığı yenemeyen Mehmet Salih Tatlıcı, 22 Şubat 2009 tarihinde vefat ettikten sonra, 1994 yılında düzenlemiş olduğu resmi vasiyetnamesi de avukatı tarafından açıklandı.

Vasiyetnamede, ilk evliliğini yaptığı teyze kızı Bedriye Hanım’dan olan oğlu Ahmet Tatlıcı ile (vasiyetnamenin düzenlenme tarihinden sonra) vefat eden diğer oğlu Ali Tatlıcı’nın mirasından iskat edilmesi; ilk evliliğinden olan üçüncü oğlu Mehmet Tatlıcı ile merhum Ali Tatlıcı’nın çocukları Bedriye Kamer Tatlıcı ve Salih Ziya Tatlıcı (geçtiğimiz yıllarda 40 yaşını aşmış bu insan -nasıl ve ne amaçla oluyorsa- Titiz ailesi tarafından “evlat edinildi” ve Titiz soyadı taşımaya başladı) mirastan saklı payları oranında yararlanmaları; mirasın kalan kısmının ise, merhum işadamının ikinci eşi Nurten Tatlıcı ve bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya bırakılması emredilmişti.

MEHMET SALİH BEY’İN VASİYETNAMESİNİ BEĞENMEDİLER VE ÇOK SAYIDA DAVA AÇTILAR

Ancak, merhumun ilk evliğinden olan çocukları ve torunları, babaları ve dedelerinin bu miras paylaşımından memnun kalmayarak (aslında paylarına düşen oranlar ile milyonlarca dolar ettiği söylenen) mirasın yeniden tespiti ve vasiyetnamenin iptal edilmesi amacıyla bazen birlikte, bazen de ayrı ayrı davalar açtılar. Aynı mirasçılar, Uğur ve Nurten Tatlıcı aleyhine açtıkları çok sayıda dava ile de, merhum işadamı Mehmet Salih Bey’in vasiyetnamesinde emrettiği Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya düşen miras taksiminin ve mal paylaşımının yeniden yapılarak “azaltılması” ve kendi paylarına da daha fazla para ve mal düşmesini amaçlamışlardı.

YILLARDIR SÜREN MİRAS DAVALARININ GELDİĞİ AŞAMA

Yıllarca devam eden davalar sonunda, merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın vasiyetnamesinin aynen geçerli olması ve miras paylaşımının da buna göre aynı şekilde kalmasına karar verildi. Daha sonra mirasçıların üst mahkemeye yaptıkları itirazların ardından Yargıtay’ca da onaylanan bu kararlar (mirasçı Ahmet Tatlıcı’nın mirastan ıskatının reddi kararı da eklenerek) kesinlik kazandı ve böylece, merhum işadamının ilk evliliğinden olan oğulları ile torunlarının açtıkları davalar aleyhlerine sonuçlanmış oldu.

İSTANBUL 19. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, AHMET TATLICI’NIN AÇTIĞI DAVAYI DÜŞÜRDÜ

Ahmet Tatlıcı’nın (ve yukarıda ismi geçen diğer mirasçıların) rahmetli babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu (kendisinin de baba bir kardeşi) Uğur Tatlıcı’ya bırakmış olduğu mallara itiraz amacıyla hem ayrı ayrı, hem de birlikte 10 yıl önce açtıkları bu davalar yıllardır sürmekteydi.

Aslında, hiçbir sonuç alamayacaklarını bildikleri halde, bu mirasçıların yıllardır “işi yokuşa sürerek” sürekli uzatmaya çalıştıkları söz konusu bu davalarda da “esas hedefleri”, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın ikinci eşine ve en küçük oğluna bıraktığı mallardan yararlanmasını alabildiğine geciktirmekti.

Son olarak, İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 7 Şubat 2019 tarihinde yapılan 28. duruşmaya, Ahmet Tatlıcı ve avukatlarının katılmaması üzerine dava dosyası Mahkeme Hakimliği tarafından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırıldı.

AHMET TATLICI’NIN AVUKATLARI, DURUŞMAYA “ELİNDE OLMAYAN NEDENLERLE” 10 DAKİKA GEÇ KALMIŞ…

Ahmet Tatlıcı veya avukatları, üç ay içinde davaya yeniden devam edilmesini talep etmezse, Mahkeme’nin aldığı bu son karar kesinleşmiş olacaktı…

Ancak, Haber ekibimizin yaptığı araştırmaya göre, Ahmet Tatlıcı’nın avukatları Engin Baltacı ve Haluk Burcuoğlu, kararı veren İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne sundukları dilekçe ile, “elimizde olmayan nedenlerle duruşmaya 10 dakika geç kalmamız nedeniyle katılamamış bulunmaktayız” şeklinde beyanda bulunmuş ve Mahkeme Hakimliği tarafından işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın yenilenmesini talep etmişlerdir.

AHMET TATLICI’NIN AVUKATLARI, ACABA DURUŞMA TARİHİ VE SAATİNİ Mİ “ATLADILAR”?

Aslında haber ekibimizin yaptığı araştırmalar, bir avukatın böyle durumlarda Mahkeme Kalemi’ni arayarak geç kalacağını bildirmesinin bile duruşmanın ileri bir saate ertelenmesine yeterli olabileceğini ortaya koymaktadır. Özellikle, Prof. Dr. Haluk Burcuoğlu gibi bir hukuk profesörünün bunu ve böyle bir durumun sonuçlarını “bilmemesi”, hukuk ve hukukun işleyiş dinamikleri adına “oldukça enteresan” bir durumdur…

Mahkeme Kalemi’ni böylesine kolay ve anlaşılır bir şekilde bilgilendirmek ve böylelikle davanın düşmesinin önüne geçmek yerine, Ahmet Tatlıcı’nın avukatları Engin Baltacı ve Prof. Dr. Haluk Burcuoğlu acaba neden duruşmaya katılmamışlar; ardından da dava haklı gerekçeyle Mahkeme Hakimliği tarafından işlemden kaldırıldıktan sonra ortaya çıkıp, yazılı bir beyan ile “elimizde olmayan nedenlerle 10 dakika geç kaldık” açıklaması yapma gereği duymuşlardı?…

Yoksa, “iş yoğunluğundan” duruşma tarihi ve saatini mi atlamışlardı?…

Burada Ahmet Tatlıcı’nın avukatları acaba böylelikle müvekkilleri bu durumu öğrendiğinde, “abi, uyuya kalmışız kusura bakma” demenin zorluğunu, “abi kusura bakma, trafiğe takıldık” şeklinde bir açıklamayla “kolaylaştırmanın” önünü açmak için mi “bu yola” başvurdular…

Yoksa, 10 yılı dolan ve daha ne kadar süreceği belli olmayan bu davalardan bıkıp yavaş yavaş terk etmeye mi başladılar?

Bunun değerlendirmesini okurlarımızın takdirine bırakıyoruz…

UMARIZ ARTIK SULH OLURLAR…

Tatlıcı Gerçekleri olarak yıllardır takip ettiğimiz bu davaların taraflara hiçbir şey kazandırmadığını görmekteyiz. Rahmetli işadamı Mehmet Salih Bey’in geride bıraktığı aile fertlerinin yıllardır birbirlerini hedef alan bu davalar sürecinde yaptıkları, aslında merhum babaları ve dedelerinin saygın adına ve geride bıraktığı mirasa hiç de yakışmayan bir şekilde devam etti.

Umarız bu son mahkeme kararlarıyla birlikte, artık sulh olurlar ve paylarına düşen miras payıyla birbirleriyle uğraşmadan sakin ve huzurlu bir hayat yaşarlar…

Tatlıcı Gerçekleri olarak gelişmeleri okurlarımızla paylaşmaya devam edeceğiz.

Gerçekler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top