Avukatları da Kendisinden Bıktı!

avukatlari-da-kendisinden-bikti-ana.jpg

Mehmet Tatlıcı’ya avukat dayanmıyor. Rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından beri sürdürdüğü ve tüm aile fertlerini hedef aldığı anlamsız davalar açma ve haksız-hukuksuz iddialarla suç duyurularında bulunma takıntısında, İKİ AVUKATI DAHA İSTİFA EDEREK Mehmet Tatlıcı’yı bıraktı. Böylelikle, Mehmet Tatlıcı’nın 32 avukat ve hukuk danışmanıyla yolları ayrılmış oldu.

YAKINDA, KENDİSİYLE ÇALIŞACAK AVUKAT BİLE BULAMAYACAK

Babası merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın, 22 Şubat 2009 tarihindeki vefatından beri kendi aile fertlerine karşı davalar açmaya ve haksız-hukuksuz-mesnetsiz iddialarla suç duyurularında bulunmaya devam eden Mehmet Tatlıcı, şimdiye kadar sayıları 30’u geçen yerli-yabancı avukat ve hukuk danışmanıyla çalıştı.

Bir kısmı Hukuk Fakültelerinde profesör olan avukatları ve hukuk danışmanları ile birlikte büyük bir “avukat-hukuk danışmanı ordusu” kuran Mehmet Tatlıcı, senelerdir büyük bir servet harcadığı yurt içi ve yurt dışındaki davalarında, avukatlarının ve hukuk danışmanlarının kendisini birer ikişer terk etmesi gerçeği ile de karşılaştı (Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı’nın Avukat Koleksiyonu” ; “Avukat Koleksiyonunu Genişletiyor” ; “Mehmet Tatlıcı’ya Avukat Dayanmıyor ve “Mehmet Tatlıcı’dan 3 Avukat Azli Daha” haberleri)

SON OLARAK AVUKAT SİBEL ENGİN İLE MUSTAFA BAŞAR ENGİN İSTİFA ETTİLER

Haber ekibimizin yaptığı araştırma, Mehmet Tatlıcı’yı terk eden avukatlara son olarak avukat Sibel Engin ile avukat Mustafa Başar Engin’in eklendiğini ortaya koymakta. Sibel ve Mustafa Başar Engin, 17 Temmuz 2018 tarihinde İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne sundukları dilekçelerinde, Mehmet Tatlıcı’yı artık temsil etmeyeceklerini ve vekaletten istifa ederek ayrıldıklarını belirtmişler…

DAVALARI HEP ALEYHİNDE SONUÇLANAN VE SUÇ DUYURULARI REDDEDİLEN BİR KAYBEDEN: MEHMET TATLICI

Mehmet Tatlıcı, açtığı bütün bu davalarda beklediği hiçbir sonuca ulaşamadığı gibi, kendisiyle aynı soyadını taşıyan tüm aile fertlerini hedef alarak yaptığı suç duyurularının hepsi de takipsizlik ve kovuşturmaya yer olmadığı gerekçeleriyle reddedildi.

KİMLER YOKTU Kİ, MEHMET TATLICI’NIN HEDEFİNDE:

En başta kendi öz babası Mehmet Salih Tatlıcı…

Bugün sahip olduğu tüm zenginliği, bir eli yağda-bir eli balda lüks içindeki yaşamını tamamen rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendisine verdiklerine borçlu olan Mehmet Tatlıcı, “büyük bir vefa örneği” göstererek, vefat etmiş kendi öz babası, hayırsever işadamı Mehmet Salih Tatlıcı hakkında bile suç duyurusunda bulunmuştu. Elbette bu suç duyurusu da, “kovuşturulmaya yer olmadığı” gerekçesiyle reddedilmişti (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Oğul: Müşteki – Merhum Baba: Şüpheli” haberi).

Rahmetli babasına hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan, Mehmet Salih Bey’in ikinci eşi Nurten Tatlıcı ve bu evlilikten dünyaya gelen baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı…

Mehmet Tatlıcı, rahmetli babasının geride bıraktığı kederli ailesine karşı dokuz yılı aşkın bir süredir normal bir  insan aklı ve vicdanının kabul edemeyeceği yol ve yöntemlerle onlarca dava açtı, hepsi de reddedilen tam 14 suç duyurusunda bulundu. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı Rekorunu Yeniledi” ve Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı” haberleri).

Mehmet Tatlıcı’nın bu davalarda ve suç duyurularında bulunurken yaptıkları ise tam bir insanlık dramıydı gerçekten. Okurlarımız detaylarını burada linkini verdiğimiz haberlerde bulabilir:  “Mehmet Tatlıcı, Uğur ve Nurten Tatlıcı’dan Ne İstiyor?” ; “Yeni Senaryo, Yeni Aktörler, Yine Hüsran!” ; “Masum İnsanlar Nasıl İtibarsızlaştırılır?” ve “Her Taşın Altından Çıkan Aynı İsimler” haberleri.

Ama hiçbirinde de hedef aldığı bu masum insanları mahkum ettirmeyi başaramadı Mehmet Tatlıcı. Üstelik hepsi de hep aynı sözde habercilerce kaleme alınan tek yanlı haberlere ve yoğun bir “medya desteğine” rağmen… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Adalet Bir Kez Daha Tecelli Etti” ; “Hep Aynı ‘Ekip’, Hep Aynı ‘Senaryo’ ; “Çamur Siyasetine Medya Desteği” ve “Tarafsız Medya Ne Tarafta?” haberleri).

25 yıllık eşi ve iki çocuğunun annesi Gizem Tatlıcı…

Mehmet Tatlıcı, iki çocuğunu dünyaya getiren ve çeyrek asır aynı yastığa baş koyduğu Gizem Tatlıcı’dan boşanmak için açtığı davalarda, yine “aktif medya desteği” ile birlikte eşinin adını lekelemekten bile kaçınmamıştı.

Bu “haberler” hep aynı içerik ve hep aynı elden medyaya “servis edildiği” izlenimi veren “bir örnek fotoğraflarla” birlikte, önemli duruşmalar öncesinde ve sonrasında “bir kısım basında” yer almaktaydı…

Eşinin işyerini silahlı adamları ve (şimdilerde FETÖ firarisi olarak yurt dışında kırmızı bültenle aranan) FETÖ’nün avukat imamı olduğu iddia edilen Hüseyin Ataol ile birlikte, adeta bir Mafya filmini andıran yöntemlerle basarak tehditler savuran ve oradaki bir Fransız mimarı darp edip, bilgisayarlarına el koyan ve bu bilgisayardan elde ettiği kişisel bilgiler ve fotoğraflar üzerinde “oynamalar yaparak” mahkemeye delil diye sunan da aynı Mehmet Tatlıcı oluyordu (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı Silahlı Adamlarıyla Eşinin İşyerini Bastı” haberi).

Tatlıcı Gerçekleri haber ekibinin yaptığı araştırmalar, bunların hepsinin savcılık ve mahkeme tutanaklarında bir ibret belgesi olarak yer aldığını ortaya koyarken, Mehmet Tatlıcı ve adamlarının yaptıkları farklı gazetelerde de kendine yer bulmuştu… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Önce dinletti, sonra boşanma davası açtı” ; “Mehmet Tatlıcı’ya Dayak Davası” ; “Mehmet Tatlıcı’ya Eşini Yaralamaktan Dava Açıldı” ; “Çocukları Önünde Bir Anneye Hakaret…” ve “Boşanma Davasından Gizli Proje Çıktı” haberleri).

Bu süreçte Gizem Tatlıcı’dan boşanan Mehmet Tatlıcı’nın, boşandığı eşine nafaka borçlarını ödemediği için evine ve eşyalarına haciz gelmiş, ayrıca tazyik hapsi cezasına çarptırılmıştı. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı’ya Haciz Şoku” ; “Mehmet Tatlıcı’ya 3 Ay Hapis Cezası” ve “Mehmet Tatlıcı’ya Bir Hapis Cezası Daha” haberleri).

KENDİ ÖZ EVLATLARI A.N. TATLICI VE O.T. TATLICI HAKKINDA DA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU!

Evet, Mehmet Tatlıcı dava açmada ve suç duyurusunda bulunmakta sınır tanımıyordu, bunlara kendi öz çocukları A.N. Tatlıcı ve O.T. Tatlıcı da dahildi.

Kendi çocukları aleyhinde, yanında çalıştırdığı elemanlar üzerinden suç duyusunda bulunarak açılan bu davada, bu gencecik çocukları aleyhlerinde suç duyurusunda bulunarak dava eden avukat olarak da Mehmet Tatlıcı’nın avukatlarından biri olan Uğur Uğurlu yer alıyordu (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Bu Nasıl Bir Baba?” haberi).

Annesi ve yeğenleri…

Bütün bunların yanında, Mehmet Tatlıcı hakkında, annesi ve yeğenleriyle ilgili yaptıkları da gündemden düşmüyordu. (Lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı, okuma yazma bilmeyen yaşlı annesine nasıl parmak bastırdı? ; “Mehmet Tatlıcı’dan “Sahte Parmak İzi” Hamlesi” ve “Mehmet Tatlıcı yeğenini niçin kandırıp, zorla alıkoydu?” haberleri).

MEHMET TATLICI BÜTÜN BUNLARI NEDEN YAPIYOR?

Tatlıcı Gerçekleri haber ekibinin Mehmet Salih Tatlıcı’nın saygın anısına karşı bir sorumluluk olarak ortaya çıkardığı gerçekler, Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu yaptıklarının temelinde bizzat kendi aile fertlerine karşı duyduğu anlamsız bir nefret yanında, büyük bir para hırsına da işaret etmektedir.

Mehmet Tatlıcı’nın kendi aile fertlerine karşı bu kadar acımasız bir şekilde ve akıl almaz yöntemlerle yönetmeye çalıştığı bütün bu davaları açma ve onlar hakkında asılsız iddialarla suç duyurularında bulunma sürecinin en başında, rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın mirası ve resmi vasiyetnamesi önemli bir etken olarak yer almaktadır.

Ancak, rahmetli Mehmet Salih Bey’in vefatı sonrasında ortaya çıkan kanıtlar, Mehmet Tatlıcı’nın bu süreci yönetme kararlığının daha önceye gittiğini de göstermekteydi. Bunları da aşağıda açıklayacağız.

MEHMET SALİH TATLICI BAŞARILI BİR İŞADAMIYDI

Mehmet Salih Bey, adeta sıfırdan başladığı iş hayatında azmi, çalışkanlığı ve kararlılığıyla büyük projelere imza atmış ve yaptığı yatırımlarla hatırı sayılır bir servetin sahibi olmuştu. Güzel sanatlara ve antika objelere karşı duyduğu ilgi, kendisinin büyük bir sanat koleksiyonuna sahip olmasını da sağlamıştı. 22 Şubat 2009’da yakalandığı amansız hastalığı yenemeyip hayata gözlerini yumduğunda, bugün bütün bu dava ve suç duyurularında bulunma sürecinde birbirini sürekli yıpratmaya devam eden öz evlatlarının ve torunlarının hepsine nesiller boyu yetecek büyük bir miras da bırakmıştı.

Mehmet Salih Bey’in vefatından sonra, 2 Ağustos 1994 yılında düzenlediği resmi vasiyetnamesi ortaya çıktığında, Mehmet Tatlıcı’nın “düğmeye bastığı” bu davalar açma ve suç duyurularında bulunma süreci de başlıyordu…

RAHMETLİ İŞADAMI MEHMET SALİH TATLICI’NIN RESMİ VASİYETNAMESİ VE MİRAS PAYLAŞIMI

Zira Mehmet Salih Bey, yıllar öncesinden düzenlediği bu resmi vasiyetnamesinde, Bedriye Hanım ile yaptığı ilk evliliğinden olan oğulları Ahmet ve Ali Tatlıcı’yı (evini ve işyerini basıp kendisini ölümle tehdit ettikleri için) mirasından ıskat etmiş, şimdilerde bütün bu davaları açan diğer oğlu Mehmet Tatlıcı’nın ise mirasından saklı payı oranında yararlanmasını istemişti. Ayrıca, ilk evliliğinden olan bu üç oğlunun çocuklarına, yani tüm torunlarına da mirasından yine saklı payları oranında yararlanmalarını vasiyet etmişti Mehmet Salih Bey.

TAT BANK’IN “BATIK KREDİLERİ” VE MEHMET TATLICI’NIN MİRASTAN SAKLI PAY ALMASI…

Haber merkezimizin edindiği bilgilere göre, Mehmet Tatlıcı’ya henüz hayattayken teslim ettiği Tat Bank gibi önemli bir finans kurumunun, bu hayırlı evladı tarafından “batık krediler” dağıtılarak iflasına yol açtığını görmesinin, Mehmet Salih Bey’in bazı kararlarında önemli bir etken olduğu söylenmektedir. Merhum işadamının buradaki esas hayal kırıklığının, bu “batık kredilerin” nedense hep aynı şahıslara gitmiş olması ve bu yolla Banka’nın içinin “boşaltılmış” olabileceği şüphesini doğrulayan bazı göstergelerin varlığı mıydı? Bu kadar büyük paraların bu şekilde “ortadan kaybolmasının” yarattığı hayal kırıklığı yanında, “bu paraların aktığı nehir kimin kasasına gidiyorsa, o şahıs mirasımdan daha fazlasını hak etmiyor, zaten ‘götüreceğini fazlasıyla götürmüş’ sonucunu mu taşımıştı hayırlı evladına karşı “kalbi kırık” işadamı?

MİRASININ GERİ KALAN KISMINI İKİNCİ EŞİNE VE BU EVLİLİKTEN DÜNYAYA GELEN EN KÜÇÜK OĞLUNA BIRAKTI

Merhum işadamı mirasının geri kalan kısmını da, kendisine hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya bırakmıştı.

VASİYETNAMEYİ VE MİRAS PAYLAŞIMINI BEĞENMEYEN HAYIRLI EVLATLAR VE TORUNLAR DAVALAR AÇTILAR

Bu miras paylaşımı Mehmet Tatlıcı yanında, merhum Mehmet Salih Bey’in ilk evliliğinden olan çocukları ve torunlarının da pek hoşuna gitmedi. Halbuki bu miras paylaşımından kendilerine milyonlarca dolar bırakılmıştı…

Mehmet Tatlıcı, hemen vasiyetnamenin iptali ve miras tespit davaları açtı. Buna çok geçmeden Ahmet Tatlıcı ile daha önce hayatını kaybetmiş olan Ali Tatlıcı’nın çocukları, Salih Ziya Tatlıcı ve Bedriye Kamer Tatlıcı da katıldılar. Çok sayıda miras davası açtılar. Hedefleri de merhum Mehmet Salih Bey’in resmi vasiyetnamesi yanında, ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten olan en küçük oğlu Uğur Tatlıcı idi…

MEHMET TATLICI, MEĞER BABASININ VEFATINDAN ÇOK ÖNCE MİRAS DAVALARI HAZIRLIĞI İÇİNE GİRMİŞ…

Ancak, Mehmet Tatlıcı’nın bütün bunların çok öncesinde “bazı hazırlıkları” olduğu da, yukarıda belirttiğimiz gibi, daha sonra ortaya çıkan kanıtlarla doğrulanmış oldu…

Zira Mehmet Tatlıcı, öz babası Mehmet Salih Bey henüz hastanede yaşam mücadelesi verirken avukatlarına miras davaları açmaları için çok öncesinden talimat vermiş:

Mehmet Tatlıcı, avukatları için babasının vefatının ÜÇ HAFTA ÖNCESİNDEN Beyoğlu 35. Noterliği’ne çoktan miras davalarının takibi yönünde bir vekaletname vermiş (lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı babası vefat etmeden kaç hafta önce avukatlarına vekalet verdi” haberi); bununla da kalmayıp, merhum babasının vefatının üzerinden bir gece bile geçmesini bekleyemeden (henüz 11 saat geçmişken) ve saatler henüz sabahın 04:29’unu gösterirken, avukatları aracılığıyla rahmetlinin banka hesabının bulunduğu Garanti Bankası Galata Şubesi’ne bir faks mesajı yollatmış. Bunu da babasının vefat ettiği 22 Şubat’ı, 23 Şubat’a bağlayan gecenin sabahı (2009 yılı) gerçekleştirmiş Mehmet Tatlıcı…

Mehmet Tatlıcı’nın bu faks mesajında özetle, “Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatı dolayısıyla, namına mevcut her türlü mevduat, hak ve alacağın ölüm tarihindeki faizli bakiyeleriyle birlikte ayrıntılı dökümlerinin tarafımıza verilmesini talep ve ihbar ederiz” denildikten sonra aynen şunlar dile getirilmiştir:

“Mehmet Salih Tatlıcı’nın oğlu olarak mirasçı müvekkilimiz Mehmet Tatlıcı, şu anda mirasçılık belgesi düzenlenmesi için mahkemeye başvurmuş durumdadır.”

Bu faks mesajı, daha önceden merhumun ölüm tarihi boş bırakılarak bilgisayarda hazırlanmış ve daha sonra da vefat tarihi elle yazılarak doldurulmuştur… (Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Vefat Günü Sabaha Karşı 04:29’da Bankaya Gönderilen Faks” haberi)

AMA MEHMET TATLICI’NIN MİRAS DAVALARI “HAZIRLIĞI” İÇİN DAHASI DA VARDI…

24 Şubat 2009 tarihi, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın düzenlenen cenaze sonrası toprağa verildiği gündü…

Aynı günün sabahı, babasının cenazesi henüz kaldırılmadan, “hayırlı” evlat Mehmet Tatlıcı, Ümraniye 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gidip, E: 2009/563 sayılı dosyada veraset ilamı talebinde bulunmuştur.

Oysa, veraset ilamı vefat tarihinden sonra herhangi bir zamanda yapılabilen hukuki bir işlemdi. Daha kendi öz babası toprağa verilmemiş, arkasından son duaları okunmamış, ama bu “hayırlı evlat” haftalar öncesinden başladığı “miras seferberliğini” babasının toprağa verileceği günün sabahından başlayarak sürdürüyor, ertesi günü ve/veya devamındaki günleri bile bekleyemeden…

Sabah mahkemeye koşup mirasçılık belgesi için başvurusunu yapıyor, öğlen babasının cenazesine katılıyordu Mehmet Tatlıcı…

BÜTÜN BUNLAR DA YETMEMİŞ GİBİ, ARDINDAN BAŞKA “MEHMET TATLICI HAMLELERİ” DE GELDİ…

Mehmet Tatlıcı, 3 Mart 2009 tarihinde Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesi’ne müracaat ederek baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile merhum babasının hastalıkta ve sağlıkta tam 43 yıl hayat arkadaşı olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı aleyhine, babasının terekesine “zarar verebilecekleri ve mal kaçırma girişiminde bulunabilecekleri endişesiyle” tereke tespiti ve tedbir istemli bir dava açmıştır…

Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’dan kalan taşınabilir mallara yönelik daha toprağa verilişinin 8. gününde açmış olduğu bu dava üzerine, Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği kararıyla, merhumun yasını tutmakta olan gözü yaşlı ailesinin ev ve işyerlerine gelen avukat, bilirkişi, hakim, resmi görevlilerden oluşan kalabalık bir insan grubu sanki bir şeyler saklanıyormuş gibi yatak odalarına kadar her köşeyi didik didik arayarak tutanaklar tutmaya başlıyordu…

KENDİ AİLE FERTLERİNE YENİ ACILAR YAŞATMAYI KAFAYA ÇOK ÖNCEDEN KOYMUŞ MEHMET TATLICI…

Görüldüğü gibi Mehmet Tatlıcı, merhum babasının vefatının üzerinden sadece ve sadece 10 gün geçmişken, merhum eşi Mehmet Salih Tatlıcı’yı kaybetmenin acısını yaşayan Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya, bir de bütün bu insanlık dışı acıları bilerek ve planlayarak yaşatmıştır…

Eşini ve babasını henüz yeni kaybetmiş bu acılı insanlar, merhumun toprağa verilmesinin üzerinden henüz 8 gün geçmişken, kapılarında biten bilirkişi, hakim avukat ve resmi görevlilerden oluşan bir insan grubunun evlerini yatak odalarına kadar sanki bir şeyler saklanıyormuş gibi aramalarıyla karşılaştılar…

Unutmadan şu ibretlik bilgiyi da okurlarımızın bilgisine sunmak isteriz:

Babasını “çok seven” ve bu yüzden ondan kalan taşınabilir “malların kaçırabileceği endişesiyle koruma altına” alınmasını isteyen “bu hayırlı evladın”, babasından kalan mala mülke karşı bu “hassasiyetine” karşın, RAHMETLİNİN NE 7. GÜN, NE DE 40. GÜN MEVLİTLERİNE KATILMADIĞI da, Tatlıcı Gerçekleri haber ekibi olarak edindiğimiz bilgiler arasındadır…

Ayrıca ,Mehmet Tatlıcı’nın kendi aile fertleri aleyhine açtığı Amerika’da da çok sayıda dava vardır ve orada da çok sayıda Amerikalı avukatı bu davaları takip etmektedir.

MEHMET TATLICI, “BANA 740 MİLYON DOLAR VERİN, DAVALARDAN VAZ GEÇEYİM” DEMİŞTİ:

Amerika’da açtığı davalar devam ederken, Amerikalı avukatı Craig T. Downs eliyle Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya yolladığı “gizli” ifadesi taşıyan bir mektupla da onlardan tam 740 Milyon Dolar (740.000.000 USD) para talep etmiş, “bu parayı verirseniz açtığım bütün davalardan vaz geçeceğim” demişti…

Bütün bunlar da Mehmet Tatlıcı’nın Türkiye’de ve Amerika’da açtığı bütün bu davalarla aslında bir sonuca varamayacağını bildiğini, esas amacının bu davalarla rahmetli babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’yı yıldırarak onlardan kendi miras payının kat be kat üstünde olan bu 740 MİLYON DOLARI koparmak olduğu ortaya koymuştu… (Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “740.000.000 Dolarlık ‘GİZLİ’ Teklif” haberi).

MEHMET TATLICI’NIN AİLE FERTLERİNE KARŞI BU ACIMASIZLIĞININ SONUÇLARI…

Belki de bütün bunlar yüzünden Mehmet Tatlıcı’nın avukatları birer ikişer istifa edip onunla çalışmıyorlardır…

Büyük bir servet harcayarak oluşturduğu avukat ordusu da Mehmet Tatlıcı’nın “derdine derman olamamış”, kendi aile fertlerine karşı bugüne kadar açtığı tüm davalar da, asılsız iddialarla yaptığı tüm suç duyuruları da beklediği hiçbir sonucu getirmediği gibi, ailesini ve tüm sevenlerini kendinden uzaklaştırmıştır.

Mehmet Tatlıcı hakkında, iftira suçundan açılmış ceza davaları, nafaka borcunu ödemediği için tazyik hapsi cezaları vardır. Mehmet Tatlıcı aleyhinde, gazetelerin ve haber sitelerinin arşivlerinde, önemli bir kısmı da sosyal medyada dolaşan onlarca, yüzlerce haber vardır, onun tüm bu yaptıklarını tek tek kanıtlarıyla birlikte anlatan…

Acaba “bütün bunlara değer miydi” diye hiç kendine sormakta mıdır Mehmet Tatlıcı? Eğer kendine bu soruyu soruyorsa, bunun cevabını ne şekilde vermektedir Mehmet Tatlıcı…

Bu soruların cevabını Tatlıcı Gerçekleri haber merkezi olarak bugüne kadar hiçbir şekilde bulamadık.

Ama merhum Mehmet Salih Bey’e ve anısına duyduğumuz saygının bir sonucu olarak bütün bu gerçekleri okurlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunmaya devam edeceğiz…

Gerçekler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top