Mahkeme, Mehmet Tatlıcı’nın İtirazını Reddetti

mahkeme-mehmet-tatlicinin-itirazini-reddetti.jpg

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın geride bıraktığı ailesini hedef alan ölüm tehditleri üzerine, mahkemenin Mehmet Tatlıcı’ya verdiği uyarı ve ihtarlar “canını sıkmış” olmalı ki, bunların kaldırılması için itirazda bulunmuştu. Ancak, İstanbul 11. Aile Mahkemesi, Mehmet Tatlıcı’nın itirazlarını reddederek, kendisinin Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya 50 metreden fazla yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi ve ayrıca şiddet, tehdit, hakaret ve aşağılamada bulunmaması yönündeki kararının yasaya uygun olduğunu bir kez daha kendisine bildirdi. Mehmet Tatlıcı, mahkemenin bu kararlarına uymazsa hapis cezası alacak.

MEHMET TATLICI YİNE MEDYA GÜNDEMİNDE

Mehmet Tatlıcı, rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatı sonrasında, bugün sahip olduğu tüm zenginliği ve lüks içindeki yaşantısını kendisine veren öz babası ve onun vasiyeti başta, geride bıraktığı ne varsa hedef alarak 10 yıldır kendisini de tükettiği nafile bir “savaş hali” içinde ömrünü tüketmektedir. Bu süreçte rahmetli babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı, baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı yanında, 25 yıllık eşini ve  öz çocuklarını bile hedef aldı, sadece kendini değil, maalesef kendisinin bu haline üzülen bütün bu aile fertlerine de maddi, manevi zararlar vermeye devam etti.

Elbette bütün bu yaptıkları kendisini sürekli medya gündemine taşıdığı için, hakkında çıkan haberler yüzünden her geçen gün, bizzat kendi yaptıklarıyla kamuoyu gözü ve vicdanında itibarını kaybetmeye de devam etti Mehmet Tatlıcı…

SABAH GAZETESİ’NİN MEHMET TATLICI HAKKINDAKİ HABERİ: “KANIT YOK” DESE DE İTİRAZI REDDEDİLDİ

Son olarak 26 Mayıs 2019 tarihli  Sabah Gazetesi, “Kanıt yok” dese de itirazı reddedildi başlığıyla yayımladığı haberde, İstanbul 11. Aile Mahkemesi’nin, Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı devlet korumasına alırken Mehmet Tatlıcı hakkında bu aile fertlerine 50 metreden fazla yaklaşmaması, kendilerini rahatsız etmemesi ve ayrıca şiddet, tehdit, hakaret ve aşağılamada bulunmaması yönünde vermiş olduğu kararı gündeme getirdi.

Sabah Gazetesi’nin haberinde, “Mahkeme’nin Mehmet Tatlıcı aleyhinde daha önce almış olduğu kararın yasalara uygun olduğunu” belirterek, “Mehmet Tatlıcı’nın bu karara yaptığı itirazın, aynı mahkeme tarafından reddedildiğine” vurgu yapılmaktadır.

26 Mayıs 2019 tarihli Sabah Gazetesinde, muhabir Ali Oktay imzasıyla yayımlanan haberin özeti şu şekildedir:

Merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın mirasının büyük bir bölümünü bıraktığı ikinci eşi Nurten Tatlıcı ve oğlu Uğur Tatlıcı’nın, mezar taşına kendileri için bıçaklı tehdit mesajı bırakıldığı iddiasıyla uzaklaştırma aldırdığı Mehmet Tatlıcı karara itiraz etti. Olayla hiçbir ilgisi olmadığını belirten Mehmet Tatlıcı, “Benimle ilgili hiçbir kanıt bulunmamıştır. Amaçları manevi kişiliğime zarar vermektir” dedi. Mehmet Tatlıcı’nın avukatı Bahri Bayram Belen de “Mehmet Tatlıcı, ticari işleri nedeniyle Romanya’da yaşamaktadır. Bu kriminal olaylarla Mehmet Tatlıcı’nın ilgisi yoktur” diye konuştu. Ancak İstanbul Aile Mahkemesi, verilen kararın yasaya uygun olduğunu belirterek, Mehmet Tatlıcı’nın itirazını reddetti.

MAHKEME NEDEN MEHMET TATLICI ALEYHİNDE BU KARARLARI VERMİŞTİ?

İstanbul 11. Aile Mahkemesi’nin Mehmet Tatlıcı aleyhinde verdiği bu kararın arkasında, son aylarda rahmetli Mehmet Salih Bey’in ailesini hedef alan “Mafya Tarzı” ölüm tehditleri ve Mehmet Tatlıcı’nın geçmişte Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı hedef alarak yaptığı suç duyurularında kendisiyle birlikte hareket eden Murat Yüce’nin, sık sık Mehmet Salih Bey’in kabristanı çevresinde kendini göstermesi ve eşinin kabrini ziyaret ettiği saatlerde Nurten Tatlıcı’nın karşısına çıkarak kendisini tedirgin davranışları ve sözleriyle, sosyal medya hesabından yine bu aileyi hedef alan tehdit mesajları bulunmaktadır.

Ama, bu mahkeme kararının arkasındaki en önemli neden ise, 20 Aralık 2018 tarihinde, her sabah olduğu gibi güne merhum eşinin kabrini ziyarete giden Nurten Tatlıcı’nın karşılaştığı insanlık dışı bir tehdit mesajı olmuştu:

Üzerinde kendisinin ve hayattaki tek varlığı oğlu Uğur Tatlıcı’nın 10 yıl önce Mehmet Salih Bey’in cenazesi toprağa verilirken çekilmiş göz yaşları içindeki fotoğrafı, merhum işadamının mezar taşına bıçakla saplanmıştı ve fotoğrafın üzerinde kendilerini açıkça tehdit eden bir mesaj yer almaktaydı: “daha çok ağlayacak!! bu miras kimseye yar olmayacak!!!”

Merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın kabristanına, “bazı meçhul ellerce” bıçak saplı fotoğraf bırakılarak gerçekleştirilen bu “mafya işi” tehdit mesajı, doğrudan Nurten Tatlıcı ile oğlu Uğur Tatlıcı’yı hedef almakta ve onları ölümle tehdit etmekteydi…

Bu açık tehdit mesajının öncesinde ve sonrasında, Murat Yüce isimli şahsın her seferinde Nurten Tatlıcı’nın karşısına çıkarak kendince bir takım mesajlar verdiği ve tedirgin edici davranışları da dikkat çekmekteydi…

Geçmişte yolunun Mehmet Tatlıcı ile “kesiştiği” mahkeme ve savcılık kayıtlarına geçerek kanıtlanmış Murat Yüce isimli bu sabıkalı şahsın, örneğin, 28 Eylül 2018 tarihinde, “rahmetli Mehmet Salih Bey için dua etmeye geldim” demesi ve 12 Ekim 2018 tarihinde, Nurten Hanım’ın kabristana gelmesini adeta “pusuda” bekleyip, sonra da yanından bir şey söylemeden geçerek biraz ilerideki hiç tanımadığı bir insana ait mezarın başında “dua ediyor” numarası yapması, pek de “normal” görünmemekteydi.

Murat Yüce isimli bu sabıkalı şahsın Nurten Tatlıcı’yı bilerek ve isteyerek tedirgin ettiği izlenimi veren bu tacizlerinin sonucunda, Murat Yüce hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na ihbarda bulunulmak üzere, Nurten Tatlıcı’nın araç şoförü tarafından 13 Ekim 2018 tarihinde bir tutanak da tutulmuştu.

Bütün bu gelişmelerden sonra, İstanbul 11. Aile Mahkemesi, 15 Ocak 2019 tarihinde verdiği kararla, Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın devlet korumasına alınması; Mehmet Tatlıcı ile Murat Yüce’nin de uyarılmaları ve ihtar edilmeleri kararını vermişti.

Mahkeme’nin kararı şu şekildedir:

MEHMET TATLICI ve MURAT YÜCE’nin

– Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya, ayrıca onların konut ve işyerlerine 50 metreden fazla yaklaşmaması için uyarılmalarına,

– Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya karşı şiddet, tehdit, hakaret, aşağılama ve küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına,

– Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı iletişim araçlarıyla rahatsız etmemeleri için uyarılmalarına,

– Mehmet Tatlıcı ve Murat Yüce’nin bu kararlara uymamaları halinde fiil ayrı bir suç oluştursa dahi 3 günden 10 güne kadar, tekrarı halinde ise 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanacağı ihtarı yapılmıştır.

(Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: Rahmetlinin Ailesine “Mafya Tarzı” Tehdit haberi).

MURAT YÜCE, TEHDİT İÇEREN MESAJLARINA SOSYAL MEDYADA DEVAM ETTİ

Ancak, Murat Yüce bu mahkeme kararına rağmen, artık kimler tarafından yönlendiriliyorsa veya nasıl bir motivasyonla bunları yapıyorsa, kendi sosyal medya hesabı üzerinden tehdit mesajlarına devam etti. Haber ekibimizin araştırmalarına göre, Murat Yüce’nin, Mehmet Salih Tatlıcı’nın kabrinin bulunduğu mezarlıkta çektiği görüntülerle birlikte sosyal medyada paylaştığı mesajlarında şu ifadeler yer almaktaydı: “Her daim ölümü hatırlayınız. Lakin tek gerçek olan bu yalan dünyada ÖLÜM”. 

Geçmişte yolu Mehmet Tatlıcı ile kesişen ve bu şekilde tehdit mesajlarını bizzat Nurten Tatlıcı’nın önüne çıkarak ve ayrıca sosyal medya üzerinden paylaşan Murat Yüce’nin, aynı türden mesajlarına devam etmesi üzerine, İstanbul 11. Aile Mahkemesi, 15 Mart 2019 ve 15 Mayıs 2019 tarihlerinde aldığı ek kararlarla, Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya yönelik ölüm tehditlerinin devam ettiği kanaatine vararak, kendilerinin devlet koruması altına alınmasına yönelik daha önce verdiği tedbir kararı doğrultusunda, bu koruma kararının uzatılarak devamına hükmetmiştir.

Elbette İstanbul 11. Aile Mahkemesi’nin Mehmet Tatlıcı aleyhindeki bu kararının arkasında, Mehmet Tatlıcı’nın son 10 yıldır Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı doğrudan hedef alan tutum ve davranışları yanında onlara karşı yaptığı asılsız suç duyurularının da rolü vardı…

MEHMET TATLICI, UĞUR VE NURTEN TATLICI’YA KARŞI ONLARCA DAVA AÇTI, ASILSIZ İDDİALARLA TAM 15 SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Mehmet Tatlıcı, babası Mehmet Salih Bey’in vefatı sonrası geride bıraktığı ailesini hedef alan asılsız iddialarla onlarca suç duyurusunda bulunmuş, bu masum insanları suçlu gösterebilmek için asılsız iddialarla yine onlarca dava açmıştı.

Hedef aldığı insanlar, aslında kendisine hiçbir şekilde kötülüğü dokunmamış kendisiyle aynı soyadını taşıyan aile fertleriydi:

Rahmetli babası Mehmet Salih Bey’e hastalığı ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı…

Uğur ve Nurten Tatlıcı, bütün bu yaptıklarına hiçbir zaman anlam veremedikleri Mehmet Tatlıcı’nın adeta taciz amaçlı yapıldığı izlenimi veren bütün bu suç duyuruları ve açtığı davalar yüzünden 10 yılı aşkın bir zamandır sürekli savcılıklarda, mahkemelerde kendilerini savunmak ve masumiyetlerini ispat etmek zorunda bırakılmaktadırlar.

Bütün bunlara rağmen, Mehmet Tatlıcı’nın kendi aile fertleri olan Uğur ve Nurten Tatlıcı karşı yaptığı bütün suç duyuruları kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle savcılık makamlarınca reddedilmiş; açtığı bütün davalar da bu masum insanlar lehine beraat kararlarıyla sonuçlanmıştır.

Ortada, Mehmet Tatlıcı’nın kendi aile fertlerine karşı böylesine bir kin ve nefret duyacağı hiçbir neden olmamasına rağmen ve bütün bu asılsız suç duyuruları ve dava açma takıntısının sonucu olarak da, karşısında “iftira” suçlamasıyla hakkında açılmış 16 yıl hapis istemli bir ceza davası bulmuştu Mehmet Tatlıcı.

AVUKAT BAHRİ BAYRAM BELEN, MEHMET TATLICI’NIN AVUKATI OLARAK TEKRAR SAHNE ALMIŞ

Sabah Gazetesinin 26 Mayıs 2019 tarihli haberinde adı geçen Bahri Bayram Belen’in buradaki varlığı da ayrı bir haber konusudur aslında.

Zira, bu avukat geçmişte Mehmet Tatlıcı ile Murat Yüce’nin birlikte sahne alarak Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı aslı astarı olmayan suçlamalarla mahkum etmeye çalıştıkları bir davada da yine Mehmet Tatlıcı’yı temsil etmişti.

Uzun yıllar tam bir “hukuk komedisi” şeklinde devam eden bu dava Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın beraat etmeleriyle sonuçlanmıştı.

O davada Murat Yüce, Mehmet Tatlıcı’nın yanında yer almış ve Uğur ve Nurten Tatlıcı aslı-astarı olmayan suçlamalarla mahkum ettirmeye çalışmış, ancak çelişkili ifadeleri bizzat kendisinin hapis cezası almasına yol açmıştı.

Haber ekibimizin araştırmaları Mehmet Tatlıcı ve Murat Yüce’nin yollarının geçmişte nasıl “kesiştiğini” ortaya koymaktadır ve bu konudaki haberlerimiz Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde daha önce yayımlanmıştır (Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Yeni Senaryo, Yeni Aktörler, Yine Hüsran” ; “Her Taşın Altından Çıkan Hep Aynı İsimler” ve Adalet Bir Kez Daha Tecelli Etti” haberleri).

MEHMET TATLICI’NIN FETÖ’CÜ AVUKATI YURTDIŞINA KAÇTI, ASILSIZ İDDİALARLA YAPTIĞI SUÇ DUYURUSUNU MAHKEMEYE TAŞIYAN SAVCI DA FETÖ ÜYESİ OLDUĞU GEREKÇESİYLE HAPİS CEZASI ALDI   

Söz konusu davanın ilginç yönlerinden biri de, Uğur ve Nurten Tatlıcı hakkında Mehmet Tatlıcı’nın yaptığı suç duyurularını sanki gerçekmiş gibi “ciddiye alarak” bunu mahkemeye taşıyan zamanın Cumhuriyet Savcısı Ekrem Beyaztaş’ın, FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle arandığı sırada, Suriye sınırından sahte pasaportla yurt dışına kaçmak isterken yakalanıp, göz altına alınması ve daha sonra da FETÖ üyeliğinden hapis cezası almasıydı.

Yine bu süreçte, Mehmet Tatlıcı’nın bir başka avukatı olarak görev alan avukat Hüseyin Ataol hakkında, FETÖ’nun avukat imamı olduğu gerekçesiyle yakalama kararı çıkarılması da ilginç bir “kesişme” olarak dikkat çekmekteydi. Mehmet Tatlıcı’nın avukatı Hüseyin Ataol hakkında kırmızı bülten çıkarılmıştır ve yurtdışında FETÖ üyesi firari bir sanık olarak aranmaktadır.

Kısacası, Mehmet Tatlıcı’nın Murat Yüce ile birlikte Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı mahkum ettirmeye çalıştığı, ama bu hedefine ulaşamadığı söz konusu davada yolu, FETÖ’cü savcı ve avukatlarla “ilginç bir şekilde kesişmişti”. (Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinden yayımlanan, “FETÖ Soruşturmaları ve Mehmet Tatlıcı” yazı dizisi ve “Mehmet Tatlıcı’nın FETÖ’cü Avukatı, Reza Zarrab Kumpasında da Baş Aktör” haberi).

Yukarıda da belirtildiği gibi Mehmet Tatlıcı’nın Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı hedef aldığı asılsız suç duyurularında yolu ilginç bir şekilde sürekli FETÖ’cü savcı, FETÖ’cü avukat ve FETÖ’cü gazetecilerle kesişmişti…

Bütün bunlar da insanın aklına şu soruyu getiriyor: Mehmet Tatlıcı, yolu hep FETÖ’cülerle kesiştiği için üzerindeki baskıyı atmak için mi tekrar avukat Bedri Bayram Belen ile çalışmaya başladı?

MEHMET TATLICI NEDEN TEKRAR AVUKAT BEDRİ BAYRAM BELEN’LE ÇALIŞMAK İSTEMİŞ OLABİLİR?

Öyle ya, avukat Bedri Bayram Belen kamuoyunda, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ve Hırant Dink’in ailesinin avukatı olarak tanınmaktadır; siyasi duruşu da, daha çok sola ve sosyal demokrat çevrelere yakındır.

Bu yüzden, Mehmet Tatlıcı’nın, avukatının bu imajından yararlanarak kendi üzerindeki “FETÖ’cülerle sürekli yolu kesişen adam” imajını “dağıtmak amacıyla” tekrar avukat Bedri Bayram Belen’le çalışmayı tercih etmiş olabilir mi sorusu insanın aklına takılıyor…

MEHMET TATLICI’NIN AVUKATI BEDRİ BAYRAM BELEN, MÜVEKKİLİNİN ROMANYA’DA YAŞADIĞI BEYANINI GÖZDEN GEÇİRMELİ

Mehmet Tatlıcı’nın geçmişte Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya karşı açtığı davalarda avukatı olarak görev yapan Bedri Bayram Belen, şimdi bir kez daha Mehmet Tatlıcı’nın avukatı sıfatıyla müvekkili hakkında verilen uzaklaştırma kararını değiştirmek adına mahkemelerde boy göstermekte; bir yandan da, Mehmet Tatlıcı’nın Romanya’da yaşadığı izlenimi vermeye çalışmaktadır.

Oysa, Türk Mahkemelerinden, savcılıklarından Mehmet Tatlıcı’nın Romanya’da beyan ettiği bu adrese giden tüm resmi belgeler her seferinde, “bu adreste böyle bir şahıs bulunmamaktadır” ibaresiyle Türkiye’nin Romanya’nın başkenti Bükreş’teki büyükelçiliğine, oradan da Türk Mahkemelerine iade edilmektedir. Ayrıca kendisini tanıyan herkes, Mehmet Tatlıcı’yı İstanbul’da gördüğünü de beyan etmektedir.

Bu sebeple ve gazetecilik sorumluluğumuz gereği, avukat Bedri Bayram Belen’in müvekkili Mehmet Tatlıcı’nın gerçekten Romanya’da yaşayıp yaşamadığı beyanını tekrar gözden geçirmesini tavsiye ederiz. Zira müvekkili Mehmet Tatlıcı’nın Romanya’da beyan ettiği adreste hiçbir zaman bulunamadığı gerçeği, resmi mahkeme kayıtlarında ve dosyalarında mevcuttur.

Yine gazetecilik sorumluluğumuz gereği, kamuoyunda belirli bir imajı olan Bedri Bayram Belen gibi tecrübeli bir avukatın, resmi mahkeme kayıtlarına ve gazete haberlerine geçen bu tür beyanlarının esas gerçekler karşısında bir çelişki oluşturduğunu da belirtmek isteriz…

Tatlıcı Gerçekleri olarak, gelişmeleri okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

Gerçekler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top