Mehmet Tatlıcı ve Amerika’daki Avukatlarının Terekeyi Hortumlama Tezgâhı

mehmet-tatlici-ve-amerikadaki-avukatlarinin-terekeyi-hortumlama.png

Mehmet Tatlıcı, Türkiye’de hukukun gri noktaları üzerinden ilerlemeyi emrindeki avukat ordusu ile çok defa denedi, ama başaramadı. Hepsinde de, hukuk duvarına çarptı. Şimdi aynılarını, yine “ya tutarsa” kafasıyla Amerika’da deniyor. Yanında da her hamlesiyle merhum Mehmet Salih Bey’in terekesinden bir şeyler kopararak, terekeyi hortumlama gayretindeki Yahudi avukat Josh H. Rosenberg var. Oyunda bir de aslında ne iş yaptığı belirsiz sözde uluslararası bir hukuk danışmanı var: Victor Stanciulescu. Neyse ki Türk Adaleti zamanında hamlesiyle, Mehmet Tatlıcı ile Yahudi ve Romanyalı avukatlarının terekeyi hortumlama hamlelerini boşa çıkardı.

Bugünkü haber yorumumuzda, Mehmet Tatlıcı’nın Amerika’daki yeni oyunlarını ve bu oyunda yer alan yeni aktörlerini, haber ekibimizin orada yaptığı araştırmaların sonuçlarıyla birlikte okurlarımızın bilgisine sunacağız.

TÜRKİYE’DEKİ OYUNLARI BOŞA ÇIKTIKÇA SOLUĞU AMERİKA’DA ALDI…

Mehmet Tatlıcı, rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın ilk evliliğinden olan üç oğlundan biridir. Babasının kendisine bıraktığı miras payını az bularak, daha merhumun toprağa verilişinin üzerinden bir hafta geçmeden resmi vasiyetnamesinin iptali ve tereke (miras) tespit için davalar açmış; bununla da kalmayıp rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı aleyhine terekeden mal kaçıracakları gibi haksız, hukuksuz ve mesnetsiz bir iddia ile tedbir davası da açmıştı.

Ancak Mehmet Tatlıcı, Türkiye’deki bu hamlelerini kısa bir süre içinde (Mehmet Salih Bey’in toprağa verilişinin 15. Gününde) Amerika Birleşik Devletleri’ne de taşımış; oradaki avukatları aracılığıyla, Nurten ve Uğur Tatlıcı’ya ait varlıkların rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın terekesine (mirasına) tabi olduğunu iddia ederek yeni davalar açmıştı.

Bu süreçte, Türk Adaleti Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babasının resmi vasiyetnamesinin geçerli olduğuna ve mirastan Mehmet Tatlıcı’nın aynen rahmetli babasının vasiyetnamesinde emrettiği gibi saklı payı oranında yararlanabileceğine hükmetti. Mehmet Tatlıcı’nın Yargıtay’a yaptığı itirazlar da reddedildi ve tüm bu kararlar Mehmet Tatlıcı aleyhine kesinleşmiş oldu.

Türkiye’de açtığı davalarda istediğini elde edemeyen Mehmet Tatlıcı, son iki-üç yıldır aslında Amerika’da da yıllardır denediği “ya tutarsa” hamlelerini sıklaştırmaya başladı. Amaç belli; her türlü hukuk oyununu denemesine rağmen burada elde edemediğini, yeni ama hep bilinen oyunlarıyla orada elde etmeye çalışmak…

TEREKEYİ HORTUMLAMA TEZGAHI NASIL İŞLİYOR? TEZGAHTA KİMLER ROL ALIYOR?

Tatlıcı Gerçekleri haber ekibinin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki araştırmaları, Mehmet Tatlıcı’ya bu konuda yardımcı olan “hukuk beyni” olarak iki ismi ortaya çıkarıyor:

Birincisi, Amerika’daki mahkemenin oradaki terekeyi yönetmesi için atadığı “tereke temsilcisi” avukat Joshua H. Rosenberg (burada kendisini kısaca Josh Rosenberg olarak yazacağız), ikincisi ise, oralarda Stein soyadını uydurarak “sahne alan” Romanya’lı Victor Stanciulescu.

Mehmet Tatlıcı, oradaki dava duruşmalarına avukatım diyerek yanında Stein soyadıyla tanıttığı Victor Stanciulescu’yu da taşıyor ve kendisini Türkiye’den getirdiğini beyan ediyor.

Ancak Victor Stanciulescu oradaki davalarda Mehmet Tatlıcı’yı temsil etmiyor, sadece “boy gösteriyor.” Masraflarını da rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya ödettirmeye çalışıyor. Okyanus manzaralı lüks otellerde krallar gibi sefa sürerek ve Palm Beach’in en pahalı restoranlarında ziyafetler çekerek…

Lüks restoranlardaki bu ziyafetlere tereke temsilcisi Josh Rosenberg de katılıyor, onun yediği içtiği de rahmetlinin eşi ve oğluna yüklenmeye çalışılıyor; Hem de oradaki davalarda mahkemeye sunulan faturalar üzerinden ve mahkeme kararıyla…

Üstelik, Josh H. Rosenberg Florida’daki mahkemenin atadığı ve işi gereği kendisinden tarafsız olması ve temsilcisi olduğu terekedeki tüm mirasçılara eşit mesafede durması beklenen bir hukukçu olmasına rağmen, Mehmet Tatlıcı ve adamı Victor ile sık sık bu şekilde buluşuyor; ardından yedikleri-içtikleri her şeyi ve Mehmet Tatlıcı ile adamı Romanyalı Victor’un otel ve konaklama dahil tüm yolculuk masraflarını kapsayan fatura kopyalarını Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın ödemesi gerektiğini belirterek mahkemeye sunuyor; bütün bu faturaların kopyalarını sunarken de, bunlar “gerçek ve aslı gibidir” diye bizzat kendisi not düşüyor…

Her şey büyük bir pişkinlikle ve adeta Amerikan adaletiyle alay edilircesine sahneleniyor.

Türkiye’de devam eden miras davalarına rağmen ve aslında Amerika ile hiçbir ilgisi olmayan bu davaları, Amerikan adaletini de yanıltarak oraya taşımak amacıyla planlanan bu oyunda, Mehmet Tatlıcı “sahneye” işte bu “yeni oyuncuları” sürüyor…

ROMANYALI VİCTOR VE “ULUSLARARASI DANIŞMANLIK HİZMETLERİ”

Haber ekibimizin araştırmaları, Stein uydurma soyadıyla “oyunda” sahne alan Romanyalı Victor’un burada aslında ne amaçla yer aldığını ve esasen nelerle “uğraştığını” da ortaya çıkarıyor:

Victor, kendine Group SVM diye sözde bir danışmanlık firması kurmuş, adeta “ne iş olsa yaparız abi” mesajı veriyor. Verdiği “hizmetler” içinde, neler yok ki: varlık yönetimi, uluslararası alanda dava açma, dava takibi, yeddi eminlik, mutemetlik hizmetleri, varlık koruma, yatırımı ve planlaması, kurumsal ve ticari danışmanlık, uluslararası yatırım bankacılığı danışmanlığı, uluslararası vergi konuları üzerine tavsiye, her türlü taşımacılık ve ulaştırma hizmetleri (deniz, hava, kara)… Say, say bitmiyor…

Peki, senin adresin, telefon numaran neresi diye araştırıldığında, kendisine e-posta mesajı yollanmasını ve “uzmanlarının” devreye girip bu mesajı yollayanla hemen bağlantıya geçeceğini söylüyor. Kısacası ne adresi, ne de telefonu belli bu sözde danışmanlık firmasının.

Bu ne olduğu ve yeri-yurdu belli olmayan sözde danışmanlık firması, “sanal alemde” attığı oltaya takılacak “sazanlar” arıyor belli ki… Victor’un Romanyalı olması da Mehmet Tatlıcı’nın Türk Adaleti’nden kaçmak için, kendisine gelen tüm resmi tebligatların “bu adreste böyle biri oturmuyor” diye geri gönderildiği Romanya adresini hatırlatıyor bizlere. Belli ki, Victor’un sözde danışmanlık firmasından tavsiye ve destek almış Mehmet Tatlıcı… (ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı Romanya’da mı?” ve “Mehmet Tatlıcı Romanya’dan Oturma İzni Aldı” haberleri).

Biraz da, Mehmet Tatlıcı’nın Amerika’daki Tereke Temsilcisi Josh Rosenberg’e verdiği yeni “rolleri” açıklayarak devam edelim…

AMERİKA’DAN RAHMETLİ İŞADAMININ MİRASINI HORTUMLAMAK…

Mehmet Tatlıcı’nın Amerika’da Uğur ve Nurten Tatlıcı aleyhine açtığı davaya bakan mahkemenin, merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın oradaki terekesini yönetmesi için atadığı resmi tereke temsilcisi olan Josh H. Rosenberg, “hangi motivasyonla” ve “kimlerin çıkarına göre” hareket ediyorsa, merhumun terekesine tabi olan Amerika’daki gayrimenkullerin satışından ve kira gelirlerinden kazanılan parayı Amerika’da tutmak adına BB&T Bank isimli bir bankanın Miami’deki şubesinde “emanete almaya” çalışıyor. Bu paranın miktarı da şimdilik yaklaşık 180 bin dolar.

Üstelik, bu paranın Türkiye’deki tereke yönetimi ve Türkiye’deki tereke dolar hesabına aktarılması gerekirken…

Kısacası, Mehmet Tatlıcı büyük bir “kurnazlık” örneği göstererek, aslında Amerika ile hiçbir şekilde ilgisi olmayan bu miras davalarını türlü oyunlarla Amerika’ya taşımaya çalışıyor. Bunu yaparken bir yandan da, aslında Türkiye’deki rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın terekesine (tereke: mirasa tabi her türlü taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile bunlara ait tüm borç ve alacaklar) ait olan Amerika’daki gayrimenkullerden elde edilen her türlü satış ve kira gelirlerini de, yine Amerika’da tutma “gayreti” içinde ve her zamanki “ya tutarsa” kafasıyla bütün bu oyunları yeniden ve yeniden sahnelemeye çalışıyor…

Yanında ise tarafsız bir hukukçu olması beklenen tereke temsilcisi Josh H. Rosenberg var ve bu Yahudi avukat kendini çok net bir şekilde, Mehmet Tatlıcı’nın çıkarlarını koruyan ve kollayan bir yere konumlandırmış durumda.

TÜRKİYE’DEKİ ESAS TEREKE YÖNETİCİLERİ AMERİKA’DAKİ TEZGAHI BOZUYOR…

Bu tezgâhı bozan bir gelişme ise Türkiye’den geliyor. Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın tereke davasına bakan İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, tereke yöneticileri Kadir Özgen ve İbrahim Bülbül aracılığıyla, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki BB&T Bankası’na yolladıkları bildirim ile rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı terekesine ait 180.462,44 doların Türkiye’deki tereke dolar hesabına transfer edilmesini talep ediyor.

Kısacası, rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı terekesinin esas yöneticileri devreye girerek, Mehmet Tatlıcı’nın yandaşı gibi davranan oradaki tereke temsilcisi Yahudi avukat Josh Rosenberg’in, bu şekilde sözde tereke temsilcisi rolünü oynaması da hukuken engelleniyor. Tüm bunlar da aslında Mehmet Tatlıcı’nın Amerikalı ve Romanyalı “oyuncularıyla” sahnelediği bu tezgâhın bozulması anlamına geliyor…

Ama, Mehmet Tatlıcı’nın çıkarları için büyük bir gayret gösteren ve Türkiye’den gelen bu resmi yazı üzerine “paçası tutuşan” Josh Rosenberg “yılmıyor” ve yeni bir hamle daha yapıyor:

YAHUDİ AVUKAT VE ROMANYALI “ULUSLARARASI HUKUK DANIŞMANI” ROL ARKADAŞI

Florida’daki davaya bakan mahkemenin atadığı, sözde tereke temsilcisi Josh Rosenberg, bu tezgâhta (pardon Mehmet Tatlıcı’nın Amerika’da Uğur ve Nurten Tatlıcı aleyhine açtığı davalar sürecinde) “uluslararası bir hukuk danışmanına” ihtiyacım var diyerek, yeni bir “rol arkadaşı” talebinde bulunuyor. Tabii onun da parasını ve masraflarını Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya yüklemek kaydıyla…

Bu tezgâhta rol alanların çıkarları aynı, çünkü hepsi de orada rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın taşınmaz varlıklarından gelen paranın bu şekilde hortumlanarak ceplerine girmesini sağlayan bir “organizasyon” kurmuşlar ve adeta bir çete ve organize suç örgütü gibi çalışıyorlar.

Amaç elbette, Türkiye’den tereke yönetiminin devreye girerek talep ettiği, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın terekesine ait olan ve Miami’deki banka şubesinde tutulmaya çalışılan Amerika’daki paraların Türkiye’ye transferine engel olmak…

Bu yeni “uluslararası hukuk danışmanın” adı zikredilmiyor ama, bunun Romanyalı Victor Stanciulescu’dan başkası olması beklenemez elbette…

Türkiye’de oynadıkları oyunlar gibi orada da, oyunun aktörleri hep aynı mizansen ekseninde rol alıyor:

Kısacası, yine “Bozacının şahidi şıracı”. Ha Amerika, ha Türkiye; oyun ve roller hep aynı, sadece aktörler değişiyor…

AMERİKA’DA DAVALAR AÇARAK, TÜRKİYE’YE GELMESİ GEREKEN PARAYI HORTUMLAMAYA ÇALIŞIYORLAR

Tatlıcı Gerçekleri haberi ekibinin yaptığı araştırmalar, Mehmet Tatlıcı liderliğindeki bu “kurnazlar ordusunun” nasıl bir tezgâh kurduklarını da açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor. Bütün bunlar da Amerika’da açtıkları, ancak aslında Amerika ile hiçbir alakası olmaması gereken Türkiye’deki miras davalarını oraya taşıyarak yapılıyor.

Yaptıkları, aslında avukatlık gibi, tereke temsilcisi olmak gibi çok özel ve saygın olması gereken bir mesleğin, bütün bu tezgâhın işlemesi için kendilerini arkasına gizlemek için geliştirdikleri “yasal bir kılıfa” dönüştüğünü de gösteriyor; “Minareyi çalan, kılıfını hazırlar” sözünü hatırlatırcasına…

Gerçekler ve kanıtları, ortaya çıkan bu Yahudi ve Romanya kökenli soytarıların, bir anlamda lüks içindeki bu hayatlarının faturasını Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya ödettirmek için, Mehmet Tatlıcı’nın yazdığı senaryo üzerinden Türk ve Amerikan adaletlerini adeta alay edercesine nasıl kullanmaya çalıştıklarını da sergiliyor.

Bunları yaparken, bir yandan da “değirmenin suyunu” tutabilmek adına, Türkiye’ye gelmesi gereken Mehmet Salih Tatlıcı terekesine ait paranın da Amerika’da kalmasını sağlamaya çalışıyorlar.

Mehmet Tatlıcı da oradaki “yeni iş ortakları üzerinden” böylelikle bir taşla üç kuş vurmayı hedefliyor:

Birincisi, oradaki sözde tereke temsilcisi, esasta kendi adamı olan Joshua H. Rosenberg’i Uğur ve Nurten Tatlıcı üzerine tereke temsilcisi gibi gerçek niyetlerini arkasına sakladıkları “bir görev tanımıyla” salıyor;

İkincisi, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın Amerika’daki terekesindeki paranın bu şekilde hortumlanarak kendi ceplerine gitmesini sağlıyor;

Üçüncüsü de, “bana yar olmayan, başkasına da olmasın” kafasıyla, aslında Türkiye’deki tereke hesabına gönderilmesi gereken paranın bu tür oyunlarla bir yandan da erimesini sağlıyor. Zira o paradan mirasçı olarak Mehmet Tatlıcı’nın payına düşen çok küçük bir oran; Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın miras payları ise daha yüksek. Ayrıca, aslında Türkiye’deki diğer mirasçıların da bu para üzerinde hakları var.

Mehmet Tatlıcı bütün bu tezgahla birlikte, ayrıca cebinden bir dolar para bile çıkmadan, uçaklarda business class’ta uçuyor, en iyi otellerin en pahalı odalarında kalıyor, lüks restoranlarda “yiyip-içip”, kurduğu bu organize işler örgütündeki iş ortaklarıyla birlikte keyif sürüyor. Bunların faturasını da, “yeni iş arkadaşı” Yahudi avukat Josh H. Rosenberg eliyle Florida’daki mahkemeye sunuyor.

TEREKEYİ HORTUMLAMAK İÇİN TEZGAHLANAN ORGANİZE İŞLER…

İşte bu yüzden, Mehmet Tatlıcı gidip Florida’da bu davaları açıyor, Türkiye’de elde edemediklerini oralarda bu tür dümenlerle ve Türk ve Amerikan adaletleriyle alay ederek cebine atıyor. Ona yardımcı olan baş aktörlerden biri de, bu davaya bakan mahkeme hakiminin tarafsız olarak görev yapması için atadığı, ancak Mehmet Tatlıcı’nın “has adamı” olarak çalışan yahudi avukat Joshua H. Rosenberg oluyor.

Aynı Josh Rosenberg, Türkiye’deki tereke yöneticilerinin devreye girerek Amerika’da hortumlanmaya çalışılan bu paraların Türkiye’ye getirme çabalarına da engel olmak için elinden geleni ardına koymuyor, “yanıma uluslararası bir avukat lazım” deyip, Mehmet Tatlıcı’nın bir başka “has adamı” Romen Victor Stanciulescu’yu işaret ediyor; onu da bu tezgâhta “yasal bir temsilci” haline getirmek istiyor. Tezgâh çalışmaya devam etsin diye…

Tatlıcı Gerçekleri haber ekibinin, Mehmet Tatlıcı tarafından kurulan bu uluslararası soytarılar çetesinin tezgahlarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmaların sonuçlarını okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

Gerçekler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top