Tat Towers Çatısına “Drone” Düştü!

drone.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın yıllarını vererek, büyük bir emek, sabır ve azimle, tamamen kendi kaynaklarıyla inşa ettirdiği Tat Towers, merhumun ilk evliliğinden çocukları ve torunlarının açtığı davalar yüzünden yıllardır atıl bir şekilde bekletilmekte, adeta çürümeye terk edilmektedir. Bu “hayırlı evlatlar ve torunların” miras davalarındaki tavırları yüzünden ülke ekonomisine kazandırılamayan ve bu süreçte başına gelmeyen kalmayan Tat Towers’ın üzerine bu sefer de insansız hava aracı “drone” düştü…

Bugünkü haber yorumumuzda, Tat Towers’ın başına gelenleri okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşacağız…

MEHMET SALİH TATLICI’NIN GERİDE BIRAKTIĞI ESERLERİNDEN TAT TOWERS…

Merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın sıfırdan başladığı başarılı iş hayatının en önemli eserlerinden biridir İstanbul Zincirlikuyu’daki Tat Towers binaları…

Merhumun 22 Şubat 2009 tarihindeki vefatından beri ilk evliliğinden oğulları Ahmet ve Mehmet Tatlıcı ile daha önce vefat eden diğer oğlu Ali Tatlıcı’nın çocukları Salih Ziya Tatlıcı (Titiz) ve Bedriye Kamer Tatlıcı’nın açtıkları miras davaları yüzünden bir türlü ülke ekonomisine kazandırılamayan Tat Towers, bu “hayırlı evlat ve torunların” dava süreçlerindeki akıl almaz oyunlarıyla birlikte adeta çürümeye terk edilmiş durumdadır.

RAHMETLİ İŞADAMININ “HAYIRLI EVLATLARININ” AKIL ALMAZ MANEVRALARI…

Tat Towers için mahkeme sürecinde bir yandan “depreme dayanıksızdır” diyen bu “hayırlı evlat ve torunlar”, diğer yandan deprem araştırması yapılmasına da karşı çıkmaktadırlar…(Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mahkemeye Sunulan Tutarsız ve Çelişkili Beyanlar” ve “Mirasçılar Tat Towers için neden Depreme Dayanıksız diyor?” haberleri).

Tat Towers’ın boş haliyle bile olsa, dış cephelerinin reklam amaçlı olarak kiraya verilmesine ve durduk yerde bu atıl haliyle sürekli borç üreten bu binaların hiç olmazsa vergi borçlarının karşılanmasına yardımcı olacak reklam amaçlı tekliflere de sürekli hayır demektedir bu “hayırlı evlat ve torunlar”… “Tat Towers’ın Dış Cephesine Neden Reklam Alınamıyor?”

Merhumun ilk evliliğinden dünyaya gelen bu “hayırlı evlatlar”, bugün sahip oldukları zenginliği ve lüks içindeki yaşamı sadece ve sadece rahmetli babaları Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendilerine bıraktıklarına borçlu olmalarına rağmen, mahkeme sürecinde babalarının bu eserinin adeta bu şekilde atıl kalması ve çürüyerek yok olması için kendileriyle bile çelişme pahasına “ellerinden geleni” yaptılar… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı’nın Tat Towers Oyunları: Yumurta mı Tavuktan, Tavuk mu Yumurtadan?” ve “Mehmet Tatlıcı Oyununu Nasıl Oynuyor?” haberleri).

TEREKE YÖNETİCİLERİNİN İHMALLERİ

Bu hayırlı evlat ve torunların Tat Towers’ı atıl bırakma çabaları yanında, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın terekesinin yönetiminden sorumlu resmi tereke yöneticilerinin ihmalleri de ayrı bir konudur… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Tat Towers Dökülüyor, Sorumlular Seyrediyor!” ve “Maliye’den Tereke Yönetimine İki Milyonluk Ceza” haberleri)

Tereke yöneticileri, Tat Towers’ın deprem incelemesinin, tadilatlarının ve vergi ödemelerinin yapılması gibi çok önemli hususları maalesef zamanında yerine getirmedikleri için haklarında açılan davalarda yargılanmaya başladılar… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Tereke Yöneticileri Aleyhinde Dava Açıldı” ve “Tereke Yöneticileri Aleyhinde Yeni Ceza Davası” haberleri).

Tat Towers’ın bütün bu ihmaller ve “hayırlı evlatların” çabaları sonucu yıllardır ülke ekonomisine kazandırılamaması ve atıl tutulması bir yana, başına terör olayları yüzünden gelen zararlar, zamanında yapılmayan tadilatlar yüzünden iç kısımlarda yaşanan çökmeler gibi sıkıntılar yaşadığına da tanık olduk… (Lütfen bakınız: “Tat Towers Dökülüyor” haberi).

UĞUR VE NURTEN TATLICI’NIN TÜM ÇABALARINA RAĞMEN TAT TOWERS HALA ATIL BİR DURUMDA…

Bu gelişmeler yaşanırken, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın hastalıkta ve sağlıkta tam 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı, merhumun anısına duydukları saygının bir yansıması olarak Tat Towers’ı ülke ekonomisine kazandırmak için ellerinden geleni yaptılar… (Lütfen bakınız: “Bakanlığa ‘Tat Towers’ı İnceleyin’ Dilekçesi”“Tat Towers İçin Bir Uyarı Daha!” ve “Uğur Tatlıcı: Depreme Dayanıksızsa Derhal Yıkılmalıdır!” haberleri).

Ancak, yukarıda bahsettiğimiz gibi merhum işadamının teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden çocukları ve torunları olan diğer mirasçılar da tüm bu iyi niyetli çabalara esasında kendilerinin bile inanmadığı “gerekçelerle” hep karşı çıkarak merhumun bu eserinin çürümeye terk edilmesi için ellerinden geleni yapmaya devam ettiler, hala da devam ediyorlar…

TAT TOWERS’IN ÜZERİNDE “DRONE” NE YAPAR?…

Tat Towers, bu şekilde kaderine terk edilmiş bir halde beklerken, son olarak da Tat Towers’ın üzerine bir “drone” düştü…

Tereke yöneticilerinden avukat İbrahim Bülbül, Tereke Mahkemesi olan İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sunduğu 25 Aralık 2015 tarihli raporunda, Tat Towers binalarından Kuzey Kule’ye havadan çekim yapmakta olan bir insansız hava aracının düştüğünü belirtmiş ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu olayla ilgili olarak soruşturma yapmasını talep etti…

Tereke Mahkemesi de bu konuyla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaatta bulundu…

TEREKE YÖNETİCİLERİ “ŞÜPHELİ ARACI” İADE ETMİYOR…

Haber merkezimizin edindiği bilgiye göre, “Drone” Tat Towers’ın çatısına düşmüş ve ardından iadesi için devreye birileri girmiş, sözlü olarak bu “drone” bizim demişler… Ama bütün bunları “sözle” bildirmişler, kimse de ortaya çıkıp, “Bu ‘drone’ bizimdir, bunu bize geri verin” diye Tereke yöneticilerine yazılı bir müracaatta bulunmamış…

Tereke yöneticileri de, hangi amaçla çekim yaptığının ve neden düştüğünün anlaşılamadığını belirterek, bu insansız hava aracını siyah bir poşet içerisinde getirip Tereke Mahkemesi’ne teslim etmişler…

Haber merkezimizin yaptığı araştırmaya göre, İstanbul Belediyesi için havadan çekim yapan İstanbul Dijital Medya adlı bir kuruluşa ait olduğu anlaşılan ve kısaca “drone” olarak adlandırılan bu insansız hava aracıyla ilgili olarak, savcılık makamının nasıl bir inceleme başlatacağı ve sonucunun ne olacağını biz de merakla bekliyoruz…

Gelişmeleri okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşacağız…

Gerçekler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top