740.000.000 dolarlık ‘GİZLİ’ Teklif

740000000_dolarlik_gizli_teklif_h3661.png

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı evliliğinden olma üç oğlundan biri olan Mehmet Tatlıcı, merhum babasının kendisine bıraktığı milyonlarca dolar olduğu söylenen miras payını beğenmeyerek öz babasının 22 Şubat 2009’daki vefatının hemen ardından mahkemelere koşarak vasiyetnamenin iptali ve miras tespiti davaları açmıştı. Mehmet Tatlıcı, o gün, bugündür rahmetli babasının geride bıraktığı ailesine ve vasiyetine karşı 7 gün, 24 saat elinden gelen her şeyi denediği anlamsız bir kavga içinde debelenip durmaktadır.

 

Bu haberimizde Mehmet Tatlıcı’nın bildik manevralarının bir başka ibretlik örneğini, Amerika’daki avukatı aracılığıyla yolladığı bir faks mesajındaki gerçekleri ortaya koyarak değerlendireceğiz.

Mehmet Tatlıcı’nın para hırsıyla sürdürdüğüoyunlarına yeni bir örnek
Mehmet Tatlıcı’nın bu anlamsız kavgasındaki oyunları, gerçekten insan aklı ve vicdanının kabul edemeyeceği noktalarda sürdürülmektedir.

Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde, Mehmet Tatlıcı’nın oyunlarını nasıl oynadığına yönelik çok sayıda ibretlik haber vardır ve hepsi de ekindeki resmi belgelere dayanan kanıtlarıyla birlikte okurlarımız ve kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

Bu haberimizde de, Mehmet Tatlıcı’nın oyununu nasıl bir “cinlik” içinde oynadığının ibretlik yeni bir örneğini, Amerika’daki avukatı aracılığıyla yollamış olduğu bir faks mesajıyla birlikte değerlendirerek okurlarımız ve kamuoyunun bilgisine sunacağız.

Ama önce sürecin nasıl geliştiğini aşağıda kısaca değerlendirelim…

Ailesine ve çocuklarına düşkün hayırsever bir insan: Mehmet Salih Tatlıcı
Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı, çok küçük yaşlarda sıfırdan başladığı iş hayatında, azmi, sabrı ve çalışkanlığı ile büyük yatırımlara imza atmış saygın ve hayırsever bir işadamıydı.

Mehmet Salih Tatlıcı, henüz yaşamının çocukluktan gençliğe ilk adımlarını attığı bir döneminde, 16 yaşındayken ailesinin zoruyla kendinden yaşça büyük olan ve “abla” diye hitap ettiği teyzesinin kızı Bedriye ile evlendirilmişti. Zaman içinde Mehmet Salih Tatlıcı’nın bu evlilikten üç oğlu dünyaya geldi: Ali, Ahmet ve Mehmet Tatlıcı.

Mehmet Salih Tatlıcı, daha sonra yaşamındaki gerçek sevgiyi bulduğunu her zaman dile getirdiği ve kendisine tam 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile tanışarak, hayatını onunla birleştirdiği ikinci bir evlilik daha yaşamış ve bu evliliklerinden de en küçük oğlu Uğur Tatlıcı dünyaya gelmiştir.

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı, ailesine ve çocuklarına düşkün bir babaydı. Ailesini her zaman en iyi şartlarda yaşatmış, çocuklarının en iyi okullarda eğitim görmesini sağlamış; onların evlenip kendi yuvalarını kurmalarında ve (tamamen kendisinin kurduğu şirketler sayesinde) iş güç sahibi olmalarında da her zaman yanlarında olmuş; ilk eşine, tüm çocuklarına ve torunlarına her türlü maddi desteği hayatta olduğu sürece en iyi şekilde sağlamıştır.

Bu hayırsever insan, 22 Şubat 2009 tarihinde aramızdan ayrılarak ebediyete intikal ederken, geride kalan ailesi, çocukları ve torunlarına da hatırı sayılır bir servet bıraktı…

İşte bütün olanlar da, merhum işadamının vefatından sonra gelişmeye başladı.

Babasının vefatı öncesi ve sonrasındaki Mehmet Tatlıcı hamleleri:
Esasen her şey merhum işadamının vefatı öncesi belirli bir plan dahilinde başlatılmış, ama onu sevenlerin bütün bunlardan haberi bile olmamış… Her şeyi başlatan buradaki şahıs da, artık kamuoyunun malumu olan Mehmet Tatlıcı’dan başkası değilmiş…

Öz babasının vefatı öncesi ve hemen sonrası neler yapmış bu hayırlı evlat Mehmet Tatlıcı, burada kısaca açıklayalım:

21 Ocak 2009
Uzun süredir hasta olan Mehmet Salih Tatlıcı, rahatsızlığının artması üzerine hastaneye kaldırılmış ve yoğun bakım ünitesine alınmıştır.

28 Ocak 2009
Mehmet Tatlıcı, kendi öz babasının vefatından tam 26 gün önce, Beyoğlu 35. Noterliği’nden avukatlarına gelecekte mirasla ilgili davalar açmaları için vekaletname çıkartmış. (Daha babası hastanede yaşam savaşı verirken ve sevenleri onun sağlığı için dualar ederken, bu hayırlı evlat babasının mirası peşindeymiş meğer…)

22 Şubat 2009
Mehmet Salih Tatlıcı, kendisi için yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen, hastalığını yenemeyerek ebediyete intikal etmiştir…

22 Şubatı, 23 Şubat 2009’a bağlayan gecenin sabahı
Hayırlı evlat Mehmet Tatlıcı, babasının vefatının üzerinden henüz 11 saat geçmişken, daha merhum babası toprağa bile verilmeden, sabaha karşı 04:29’da bankalara yollattığı faks mesajıyla çok sevdiği babasının banka hesaplarının dökümünü istemiş…

(Bu faks mesajı daha önceden merhumun ölüm tarihi boş bırakılarak bilgisayarla yazılmış ve kağıda basılmış, daha sonra da vefat tarihi elle yazılarak bankalara fakslanmıştır. Bkz. Vefat Günü Sabaha Karşı 04:29’da Bankaya Gönderilen Faks” haberi)

24 Şubat 2009
Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın düzenlenen cenazeyle toprağa verildiği gün…

Aynı günün sabahı bu hayırlı evlat Mehmet Tatlıcı, babası henüz morgdayken, hastaneden aldığı ölüm belgesi ile Ümraniye 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gidip, E: 2009/563 sayılı dosyada veraset ilamı talebinde bulunmuştur.

(Veraset ilamı vefat tarihinden itibaren, bir ay içinde yapılabilen bir hukuki işlemdir. Daha kendi öz babası toprağa verilmemiş, arkasından son duaları okunmamış, ama bu hayırlı evlat haftalar öncesinden başladığı miras seferberliğini babasının toprağa verileceği günün sabahından başlayarak sürdürüyor, ertesi günü ve/veya devamındaki 30 günü bile bekleyemeden…)

3 Mart 2009
Mehmet Tatlıcı, Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde E: 2009/1 sayılı dosya ile Tereke (miras) Tespit davası açmıştır. (Kendi öz babasının toprağa verilişinin henüz 7. günü)

Mehmet Tatlıcı böylelikle, açtığı miras davası sürecinde baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ve babasına tam 43 yıl hayat arkadaşı olmuş merhumun ikinci eşi Nurten Tatlıcı’ya hayatı zindan etmek üzere kurduğu bu oyununu, giderek insan vicdanını incitecek boyutlara taşımaya başlıyor…

Mehmet Tatlıcı’nın bu hamlesi üzerine, merhum babasının daha toprağı kurumadan geride bıraktığı gözü yaşlı ailesinin evleri ve işyerleri, mahkeme heyeti, bilirkişiler ve avukatlardan oluşan bir insan topluluğu tarafından, sanki birilerinden bir şeyler saklanıyormuş gibi, yatak odalarına varıncaya kadar didik dikik aranması sağlanmıştır…

12 Mart 2009
Mehmet Tatlıcı, oyununa bu sefer de rahmetli babasının vefatının 18. gününde, Türkiyeden oldukça uzak bir ülkede, Amerikada sahne alarak devam ediyor…

Rahmetli babasının geride bıraktığı gözü yaşlı ailesi ve vasiyetine karşı elinden geleni ardına koymamaya kararlı bu hayırlı evlat, aradaki denizleri, okyanusları aşarak Amerika Birleşik Devletlerinin Florida eyaletine kadar erişip, baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ve merhum babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı aleyhine, Türkiye’deki mahkemelerden elde edemediğini bir ihtimal ABD mahkemelerinden elde etme ümidiyle, aslı astarı olmayan iddialarla bir dava açıyor…

Hayırlı evlat Mehmet Tatlıcı bu davada ise, rahmetli babasının teyzesinin kızı olan ilk eşine boşanma nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu manevi tazminatı yerine getirmemek maksadıyla Türkiye’deki bazı taşınmaz malları satma yoluna gittiği ve Florida’da eşi Nurten Tatlıcı ile en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya gayrımenkuller satın aldığı, dolayısıyla bu taşınmaz malların Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya naklinin muvazaalı (gizli anlaşma ile yapılmış) olduğunu iddia etmektedir…

Ancak daha sonraki bir gelişme, bu hayırlı evladın oyununu nasıl oynadığını göstermesi açısından ibretlik bir örnek olacaktır…

MEHMET TATLICI, UĞUR ve NURTEN TATLICI’YA GİZLİ ANLAŞMA TEKLİF ETTİ

Mehmet Tatlıcı, Uğur Tatlıcı ve Nurten Tatlıcı aleyhine Florida’da açtığı davada bunları iddia etmesine rağmen, bir yandan da Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya avukatları aracılığıyla yine Florida’dan 12 Mayıs 2010 tarihinde yolladığı bir faks mesajı ile GİZLİ BİR ANLAŞMA da teklif etmiştir

İşte buradaki haberimizin konusunu da, Mehmet Tatlıcı’nın oyununu nasıl bir çelişki ve tutarsızlık içinde oynadığını belgeleyen bu gelişme oluşturmaktadır.

Ancak haberimizin bu kısmına geçmeden önce, Mehmet Tatlıcı’nın merhum babasının vefatının ardından baba bir kardeşi ve babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı aleyhinde attığı başka ibretlik adımları da burada kısaca özetleyeceğiz:

…7 Eylül 2009…

Bu tarih Mehmet Tatlıcı için yeni bir milattır.

Zira kendisi bu tarihten başlayarak doğrudan ve dolaylı olarak Uğur ve Nurten Tatlıcı aleyhindeasılsız ve hukuksuz iddialarla birbiri ardına tam 12 suç duyurusunda bulunmuş; bu aslı astarı olmayan, hukuksuz ve mesnetsiz iddialar taşıyan suç duyurularının hepsi de hukuki süreç içinde, ülkemizin savcıları ve hakimleri tarafından reddedilmiştir….

…7 Eylül 2009 sonrası
Mehmet Tatlıcı, bugün sahip olduğu bir eli yağda, bir eli balda lüks yaşamını ve yedi sülalesine yetecek serveti, sadece ve sadece merhum babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendisine bıraktıklarına borçludur.

Mehmet Tatlıcı, merhum babasının kendisine bırakmış olduğu milyonlarca dolar ettiği söylenen bir miras payıyla da yetinmeyip, anlamsız bir para hırsıyla daha fazlası peşinde koşarken, eşi Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatının 5. yılında hala merhumun yasını tutmaya devam ederek, kendi halinde bir yaşam süren 64 yaşındaki hayırsever insan Nurten Tatlıcı ile merhum babasının saygın adını ve anısını, hayır kurumlarına yaptığı bağışlarla yaşatmaya çalışan işadamı Uğur Tatlıcı’ya karşı, onları itibarsızlaştırma ve kamuoyunda küçük düşürme adına akıl almaz iddialarla suç duyurularında bulunmaya devam etmiş, ama her seferinde de bu aslı astarı olmayan iddiaları hakimlerimiz ve savcılarımız tarafından reddedilmiştir…

Mehmet Tatlıcı böylelikle, aslı astarı olmayan suç duyurularıyla reddedilme rekorunu 12yeçıkararak, düzineye tamamlamış oldu… (Bkz. “Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı” haberi)

Mehmet Tatlıcı, kendisine kucak açmış, sevgiyle yaklaşmış, aynı soyadını taşıdığı aile fertlerinden ne istiyor?
Mehmet Tatlıcı, çocukluk ve gençlik yıllarında evlerine sık sık gidip kaldığı, kendisine büyük bir sevgi göstermiş ve kendi öz evladı gibi yaklaşmış bir insan olan Nurten Tatlıcı ile, yine beraber büyüdüğü, çocukluklarında birlikte oyunlar oynadığı baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya karşı öylesine asılsız iddialarla suç duyurularında bulunmuştur ki, bütün bunları sağlıklı ve normal bir insan aklı ve vicdanının kabul edebilmesi mümkün değildir.

Mehmet Tatlıcı, bütün bu ibretlik hamleleri ne adına yapıyor?
Mehmet Tatlıcı’nın yukarıda özetlediğimiz insan vicdanını sızlatan bütün bu hamleleriyle esas amacı da, her yeni güne kaybettiği eşi rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın kabrini ziyaret ederek başlayan Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi saygın işadamı Uğur Tatlıcı’yı kendi kafasınca yıldırarak, kendi istediği noktaya getirmektir.

Peki Mehmet Tatlıcı bütün bunları neden yapıyor?
Mehmet Tatlıcı’nın babasının vefatının hemen ardından Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya karşı büyük bir kin ve nefretle neden böylesine bir savaş başlatmış olduğunun cevabı çok nettir: Para hırsı

Aşağıdaki haberimizde açıklayacağımız belgelerin de gösterdiği gibi, tüm gelişmeler bunu kanıtlamaktadır…

MEHMET TATLICI’NIN AMERİKA’DAN YOLLATTIĞI GİZLİ TEKLİF

Mehmet Tatlıcı, 12 Mayıs 2010 tarihinde Amerikadaki avukatı Craig T. Downs imzasıyla, aleyhlerine Floridada bile dava açtığı Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın (oradaki bu davayı takip eden) avukatlarına gizli (confidential) uyarılı bir faks mesajı yolluyor…

Florida’daki bir avukatlık bürosundan yollanan ve dört sayfadan oluşan bu faks mesajında, Amerikalı avukatı aracılığıyla özetle şunları talep ediyor Mehmet Tatlıcı (Parantez içindeki ifadeler bizim yorumumuzdur):

MEHMET TATLICI’NIN FAKS MESAJININ TERCÜME EDİLMİŞ ÖZETİ:

“Mehmet Salih Tatlıcı’nın miras varlığının karşılığı, medyadaki haberlere göre yaklaşık 4.000.000.000 (4 milyar) Amerikan Dolarıdır.”

(Burada, Mehmet Tatlıcı’nın avukatları rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın miras varlığının karşılığını, Türkiye’deki medyada yer alan haberlerden çıkarmaya çalışmışlar. Halbuki bizzat Florida’dan kendi takip ettikleri bir davanın parasal karşılığını, Türkiye’deki mahkeme süreci içinde her nedense hiç araştırma gereği dahi duymamışlardır. Üstelik burada 4.000.000.000 dolar diyerek oldukça abartılı bir değer ortaya koymuşlar; malum, Amerikada da avukatlar vekalet ücreti olarak dava/sulh bedelinden bir yüzde almaktadırlar. Mehmet Tatlıcı belki de avukatlarını ancak bu şekilde “ikna edebilmiştir”…)

“Ancak bunun çok az bir kısmı Mehmet Salih Tatlıcı adına kayıtlı gözükmektedir.”

“Buradaki ve yurtdışındaki soruşturmanın devamında biz eminiz ki bu mal varlığının tamamı ortaya çıkacaktır.”

“Müvekkilleriniz ve/veya onlara bu mal varlığının gizlenmesinde, burada ve Türkiyede yardımcı olanlar için bunun ciddi yasal sonuçları olacaktır.”

(Anlaşılan, Mehmet Tatlıcı Amerika’daki kendi gibi avukatı, böyle bir “gizlemenin” olduğuna “inandırmış” ve şimdi de bu avukat aklınca muhatabı olan diğer Amerikalı avukata “gözdağı” veriyor…)

BAKKAL HESABIYLA 740.000.000 DOLAR

“Müvekkilimin (Mehmet Tatlıcı’yı kastediyor) Türkiyede açtığı miras tespiti davaları burada Florida mahkemelerinde de aynı şekilde görülecektir. Türkiyedeki yasalara göre müvekkilimin söz konusu mirastaki saklı payı yaklaşık % 18.5tir.”

(Bu oran da burada abartılmıştır ve gerçek rakam bundan çok uzaktır. Aşağıda haberin izleyen bölümlerinde gerçek rakamlar bir bir açıklanacaktır).

“Mirasın karşılığı 4.000.000.000 (dört milyar) dolar olduğuna göre, bundan müvekkilime düşen miktar da yaklaşık 740,000,000.00 (yedi yüz kırk milyon) dolar olacaktır.”

“Müvekkilim bize, mirastaki saklı payı lehinde küresel bir çözüm getirmek adına müzakerelerde bulunmamız için yetki vermiştir. Bu yetki Florida ve Türkiyedeki gelişmelere göre bir çözüm getirmeyi de içermektedir.”

“Taraflar arasında söz konusu malvarlığının gerçek değeri üzerinde bir anlaşmazlık varsa da, müvekkilimle bütün bunlardan ayrı olarak küresel bir çözüme gitme konusunda kesinlikle herhangi bir sorun bulunmamaktadır ve bu çözüm sizin de çıkarınıza olacaktır.”

Ö
Z ABİ ve RAHMETLİ ÖZ ABİNİÇOCUKLARI ARKASINDAN “GİZLİ” ANLAŞMA ARAYIŞI

“Müvekkilim burada (Florida’yı kastediyor) bu miras davasını açan ve sürdüren karşınızdaki yegane (tek) kişi olduğundan, onunla buradaki davada GİZLİ (CONFIDENTIAL) bir anlaşma yoluna gitmek, Türkiyedeki davaların da ortadan kaldırılmasını sağlayacaktır.”

(Türkiye’de açmış olduğu bu miras davasında, Mehmet Tatlıcı’nın öz abisi Ahmet Tatlıcı ile rahmetli olan diğer öz abisi Ali Tatlıcı’nın çocukları Salih Ziya Tatlıcı ile Bedriye Kamer Tatlıcı da, aslında Mehmet Tatlıcı’nın yanında olan taraftırlar.

Mehmet Tatlıcı burada, Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın avukatına yollattığı bu gizli anlaşmaöneren faks mesajıyla açıkçaBen Floridadaki bu davayı tek başıma açtım, şimdi burada karşınızdaki yegane davacı benim, hadi gelin benle şimdi burada gizlice anlaşın da, başınıza daha fazla bela olmayayım diyerek, aslında bir yandan miras payındaki paradan daha fazlasını götürmeye çalışırken, aynı zamanda öz abisini ve yeğenlerini de Türkiye’deki dava sürecinde, Florida’da onların arkasından yaptığı bumanevra ile büyük bir pişkinlikle ortada bırakmış olmuyor mu?

Bu teklifi acaba neden Türkiye’den yapmadı da Amerika’daki avukatları aracılığı ile yaptı?

Yoksa bu tekliften birilerinin haberdar olmasından mı çekindi?

Aslında bu gizli anlaşma teklifi bile tek başına tam bir aile ve insanlık skandalıdır ve sadece bu kanıt bile yine tek başına, Mehmet Tatlıcı’nın hamlelerinin nasıl bir “cinlik” içinde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır).

“BENİMLE ANLAŞIN, DERTLERİNİZ SONA ERSİN” PAZARLIĞI…

“Ayrıca, müvekkilimle bu anlaşmayı sağlamanız, burada ve yurtdışındaki mal varlıklarının takibini de sonlandıracaktır. Bu takibin iptaliyle, müvekkilleriniz de (Uğur ve Nurten Tatlıcı kastedilmektedir) ilgilenmek zorunda kaldıkları bu ilave davalarda, kendilerini rahatlatacak bir çözüme ulaşma durumunda olabileceklerdir.”

(Mehmet Tatlıcı kendi gibi “cin” olan avukatı aracılığıyla burada, gelin benimle anlaşın da, sizle diğer süreçlerde de daha fazla uğraşmayayım diyerek” adeta “aba altından sopa” gösteriyor…)

“VERİN 740 MİLYON DOLARI, BÜTÜN DAVALARI SONA ERDİREYİM”

“Sonuç olarak, müvekkilim buradaki ve Türkiyedeki miras davalarında, 4,000,000,000 (dört milyar) doların % 18.5ine denk düşen 740,000,000.00 (yedi yüz kırk milyon) dolarlık nakit paranın karşılığında, sizinle çözüm yoluna gitmek için bir talepte bulunmaktadır.”

“Ayrıca müvekkilim, müvekkillerinizin bu konuda  iyi niyetli bir çözüm arayışında olduklarını farz ederek, mirasa konu olan malvarlığı üzerinde burada ve Türkiyede yapılacak görüşmelere de katılabilir.”

İşte Mehmet Tatlıcı klasiği manevralar. İşte GİZLİ anlaşma teklifi…
Mehmet Tatlıcı’nın Florida’daki avukatı aracılığıyla, Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın oradaki bu dava süreçlerini takip eden avukatına, 12 Mayıs 2010 tarihinde yolladığı faks mesajı özet olarak yukarıdaki bu talepleri içermektedir.

Şimdi, Mehmet Tatlıcı’nın bu manevralarının esas amacını gerçekleri ortaya koyarak değerlendirelim:

Oysa, esas gerçekler neydi?
Her şeyden önce Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babasının mirasından alabileceği saklı payının oranı % 18,5 değil, sadece ve sadece % 9,375’tir… Mehmet Tatlıcı, aklınca kendi payının yaklaşık iki mislini “götürmeye çalışıyor” bu “gizli anlaşma” teklifiyle…

Mehmet Tatlıcı’nın Amerika’daki avukatı, gizli anlaşma teklifi yapılan bu faks mesajında, Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın mal varlığı toplamı 4 milyar dolardır diyor.

Oysa bizzat Mehmet Tatlıcı’nın açtığı tenkis davasına bakan (tenkis: mirasçının saklı payının ihlal edildiğini iddia etmesi) Türkiye’deki Mahkemede, sunulan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın tereke (miras) malvarlığının 1 milyar dolar bile etmediği rapor edilmiştir.

Bizzat Mehmet Tatlıcı’nın açtığı tenkis davası ile birleştirilen davaya  bakan Mahkemeye sunulan bilirkişi  raporlarına göre, 1 milyar dolar bile etmeyen bir malvarlığından, Mehmet Tatlıcı’nın daha çok uzun yıllar sürecek bütün bu tenkis ve iade davalarının tamamını farzımuhal kazansa bile (ki böyle bir sonucun gerçekleşeceği kesin ve muhtemel değildir), rahmetli babasının mirasından alabileceği para bu hesapla, 60 milyon doları dahi bulmamaktadır…

Ayrıca, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın, boşanmış olduğu ilk eşine, yani Mehmet Tatlıcı‘nın annesine hiç bir şekilde tazminat borcu bulunmamaktadır; boşanma süreciyle birlikte maddi ve manevi bütün tazminat ve nafaka ödemeleri zamanında fazlasıyla yerine getirilmiştir.

Bütün bunların yanında, Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı henüz hayattayken, boşandığı eşine, yani Mehmet Tatlıcı’nın annesine İstanbul Gümüşsuyu’nda oldukça değerli bir taşınmazı da karşılıksız olarak devretmiştir. Bütün bunları Mehmet Tatlıcı da çok iyi bilmektedir…

Mehmet Salih Tatlıcı’nın Türkiye’deki taşınmazlarını satarak, Amerika’da en küçük oğlu Uğur Tatlıcı ile ikinci eşi Nurten Tatlıcı’ya taşınmazlar aldığı, bütün bunların terekeye (miras bırakılan varlıklar) ait olduğu ise tam bir senaryodur. (Bkz. “Göl maya tuttu hocam!” haberi)

Merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı, asla bu tür küçük hesapların adamı olmamıştır…

Bu gerçek dışı beyanların, bizzat bugün sahip olduğu lüks içindeki yaşamı kendisine sunmuş olduğu kendi öz evladı tarafından Florida’da açılan bir davada iddia edilmesi de, merhumun adına ve anısına yapılacak en büyük saygısızlıktır…

Nasıl bir cinlik değil mi?
Senin miras payın, onlarca yıl sürecek bütün bu davaları kazansan bile 60 milyon doları bulmazken, sen Amerikalarda ve Türkiye’de açtığın davalarla baba bir kardeşinle, senin de öz baban olan rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın tam 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşini kendi aklınca “bunaltarak” ve alenen tehdit ederek onlardan tam 740.000.000 (yedi yüz kırk milyon) dolar nakit para koparmaya çalış…

Mehmet Tatlıcı’nın bütün bunları hangi yüzle yaptığını burada yorumlamak insan vicdanı adına bizim için gerçekten çok güç…

Bu kadarına ne denir bilemiyoruz ve bunun takdirini burada tüm kanıtlarıyla birlikte sunarak okurlarımıza ve kamuoyuna bırakıyoruz…

Burada başka bazı hususları da, yine esas gerçekleri ortaya koyarak açmakta yarar var.

Mehmet Tatlıcı, neden gider de Amerikada yeni davalar açar?
Mehmet Tatlıcı, Türkiye’de rahmetli babasının geride bıraktığı gözü yaşlı ailesine ve öz babasının vasiyetine karşı vefatın hemen ardından, daha önceden planlamış olduğu bunca dava açmışken, bir de gidip dünyanın öbür ucundaki Amerika’da neden dava açar?

Bunun nedeni, Mehmet Tatlıcı, buradaki adalet sisteminin içindeki hukuki süreçlerde“çözemeyeceğini düşündüğü konuları, Amerikan adalet sistemindeki gri noktalardankendi aklınca yararlanarak çözmeye çalışmasıdır. Bunu kanıtlayan belgeler ve gelişmeler de vardır.

Noter tasdikli ve yeminli tercüme nasıl yanlış tercüme olabilir?
Örneğin, Mehmet Tatlıcı Amerika’nın Florida eyaletinde görülmekte olan bir davada, Türkiye’den getirttiği bazı resmi belgeleri mahkemeye sunmuştur. Bu belgelerin tercümeleri, Mehmet Tatlıcı tarafından Türkiye’de “Noter tasdikli” ve “yeminli tercüme” olarak yaptırılmıştır.

Ancak, Türkiye’den gelen bu “noter tasdikli” ve “yeminli” tercümelerin, söz konusu davada Mehmet Tatlıcı lehine sonuç doğuracak şekilde “yanlış tercüme edildiği” ve hatta orijinal metinde bulunmayan bazı kritik paragrafların tercüme edilmiş metne sonradan eklendiği yapılan bir bilirkişi incelemesiyle kanıtlanmıştır. Buna Mehmet Tatlıcı tarafının cevabı ise, tercümeyi yapan “yeminli” tercümanın, söz konusu belgeleri, başka bazı “kağıtların” tercümeleriyle karıştırdığı için böyle bir “yanlışın” ortaya çıktığı olmuştur… Mehmet Tatlıcı, hakim ve savcılarımıza “aaa pardon” ifadesi vererek ayyuka çıkan bu senaryosundan da her nasılsa sıyrılmıştır.
Görüldüğü üzere, Mehmet Tatlıcı’nın her minareye uyduracak bir kılıfı vardır (Bkz. “Göl maya tuttu hocam!” haberi)

Mahkemeye yanlış” adres verilerek, bildirimler nasıl muhataptan kaçırılır?
Yine Florida’da görülmekte olan bir başka davada da, Mehmet Tatlıcı, davaya konu olan bir muhatabın adresini, mahkemeye gerçek dışı bir adres vererek bildirmiş, mahkemenin muhataba yolladığı davet çağrısı da doğal olarak öyle bir adres olmadığından muhatabın eline ulaşmamış ve Mehmet Tatlıcı da bu “uyanıklığı” ile davalı aleyhinde bir karar aldırmayı başarmıştır… (Bkz. “Al dağlardan kengeri, ver devenin ağzına” haberi)

Türkiyedeki hakim ve savcıların gözünden kaçmaz, ama Amerikada kaçabilir…
Mehmet Tatlıcı, işte bu yüzden aradaki denizleri, okyanusları aşarak “yeni dünyaya” ulaşmakta ve Amerika’nın Florida eyaletinde davalar açmaktadır.

Ülkemizdeki hukuk sistemi içinde hakimlerimiz ve savcılarımızın gözünden kaçmayacak bu türyeminli tercüme hataları”kağıtların karışması” yanlışlıkları, gerçek dışı adres beyanlarıyla davayı lehine çevirme manevraları, Florida’da, oradaki hukuki süreçte, “yeminli” tercümana ve davayı açan tarafın beyanlarına güvenen anlayışın “saflığı” içinde güzelce “yedirilir” ve bütün bunlarla sürdürülen dava süreçlerinde “mevzi kazanılmaya” ve oradan da kendi miras payı 60 milyon dolar bile etmezken, 740 milyon dolar “götürülmeye” çalışılır…

Mehmet Tatlıcı, işte bu şekilde bir yandan yurt dışındaki bütün bu “cinlikleri” yaparken, diğer yandan da Türkiye’deki dava sürecinde birlikte hareket ediyormuş izlenimi verdiği, öz ağabey ve yeğenlerinin “arkasından” böylesine “gizli” pazarlıklar yapmaktadır…

Ama bütün bunlar rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın en küçük oğlu Uğur Tatlıcı ve ikinci eşi Nurten Tatlıcı tarafından büyük bir üzüntüyle karşılanmakta, kendilerine yapılan bu haksızlıklar ve “aba altından sopa gösteren” gizli anlaşma tekliflerine rağmen, onlar merhumun vasiyetinin yerine getirileceğine ve adaletin yerini bulacağına dair umutlarını sürdürmekte, kendi hallerindeki mütevazı yaşamları içinde merhumun saygın adını ve anısını, hayır kurumlarına yaptıkları bağış ve yardımlarla yaşatmaya çalışmaktadırlar…

Gerçekler, ilişikte sunduğumuz bütün belgelerde de görüleceği gibi bu şekilde gelişmiştir.

Tatlıcı Gerçekleri haber sitesi tüm gerçeği, gazetecilik ilkeleri ve etiği doğrultusunda, hepsi de haber ilişiğinde kanıtları sunulan doğru ve güvenilir haberleriyle, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın saygın anısına ve geride bıraktığı ailesine karşı yapılan bütün haksızlıkları burada açıklamaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edecektir…

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Gerçekler

3 Replies to “740.000.000 dolarlık ‘GİZLİ’ Teklif”

  1. Ferdi Kandıra dedi ki:

    Para para para…
    Ne para hırsıymış yahu utanmasalar artık halkın cebindeki paradan da pay talep edecekler!

  2. Yeşim Çeltik dedi ki:

    Hiç Adil Değil
    Doğur, besle, büyüt, emek harca sonra senin yıllarca didinip yaptığın herşeyin kendi hakları olduğunu iddaa etsinler hatta yetmesin utandırmak için ellerinden geleni yapsın! Rabbim evladın bile hayırlısını versin insana.

  3. Gülşah dedi ki:

    Bence Bu İş Danışıklı
    Bence bu teklif gizli gibi görünse de diğer mirasçılarla danışıklı dövüş yapılmış olabilir. 2010 yılında gönderilmiş yediyüz küsür milyon dolarlık bir göya gizli teklif dört sene geçecek ve ayyuka çıkmayacak. Mantıklı değil. Bence bu kesinlikle mirasçıların ikinci eşe yapılmış danışıklı hamlesi. Yakında belli olur zaten. Ben mirasçı olsam ve kardeşim yada abim arkamdan iş çevirmeye kalkışsa kıyamet kopartırım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top