Âyinesi İştir Kişinin, Lafa Bakılmaz!

ayinesi-istir-kisinin-mehmet-tatlici.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden olma oğullarından en küçüğü Mehmet Tatlıcı, Quality of Magazine isimli derginin Haziran sayısına verdiği röportajda, bugüne kadar yaptıklarını adeta yalanlar şekilde, rahmetli babası hakkında öyle şeyler söylemiş ki, hangisine inanalım biz de şaşırdık.

 

Haberimizde Mehmet Tatlıcı’nın söyledikleriyle yaptıklarının nasıl çeliştiğini Tatlıcı Gerçekleri okurları ve kamuoyuyla paylaşmak istedik…

MEHMET TATLICI, SAHİP OLDUĞU HER ŞEYİ KİME BORÇLU?
Mehmet Tatlıcı, bugün sahip olduğu her şeyi rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendine bırakmış olduklarına borçludur.

Rahmetli işadamı ilk evliliğinden oğlu olan Mehmet Tatlıcı’ya da, tıpkı diğer çocuklarına olduğu gibi en iyi eğitim olanaklarını sunmuş, kişisel gelişimiyle yakından ilgilenmiş, zaman içinde diğer oğullarına yaptığı gibi Mehmet Tatlıcı’ya da büyük maddi yardımlarda bulunarak kendi işlerini kurmasını sağlamıştır.

Mehmet Tatlıcı’nın hayattaki en büyük şansı, hayırsever işadamı Mehmet Salih Tatlıcı gibi bir babasının olmasıydı. Ama bu “hayırlı evlat” Mehmet Tatlıcı, babasının vefatı öncesi ve sonrasında yaptıklarıyla bütün bunları hak edip, etmediğini düşündürmektedir.

MEHMET TATLICI NE DİYOR, ANCAK NE YAPIYOR?
Mehmet Tatlıcı, Quality of Magazine dergisi Haziran sayısında, rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı için bakın şunları söylemiş:

Babam, ustam ve rehberimdi. Geleneklerine bağlı adamdı. Hayatının her döneminde çok çalıştı. Başarısını ya da sahip olduklarını başkalarının gözüne sokmayı sevmezdi. Kıskançlıkla, hasetlikle hiç işi olmadı. Kolay adamdı diyemem. Ama adamdı. Standartları hep yüksekti. Tembelliğe, düşüncesizliğe karşı nezaketi yoktu. Arkadaşım değil, babamdıöğretmenim değil, ustamdı. Masa başında dikilir, saatlerce onu izlerdim. Ben bugün başarılı bir iş adamıysam sebebi babamdır.

Mehmet Tatlıcı kesinlikle doğruyu söylemiş; rahmetli babası ve onunla ilişkisi için söylediklerinin hepsi doğrudur (!)

Hangisine inanalım, söylediklerine mi, yoksa yaptıklarına mı?

“USTASINI / REHBERİNİ” KAÇAKÇILIK İDDİASIYLA SAVCILIĞŞİKAYET ETMİŞTİ
Mehmet Tatlıcı, hakkında bunları söylediği rahmetli babasının vefatı sonrası merhuma ve geride bıraktığı ailesine neler yaptı, biraz da bunlardan söz etseydi keşke, ne iyi olurdu…

Örneğin, bırakın merhum babasının gerideki ailesine ve vasiyetine karşı yaptıklarını, vefat etmişkendi öz babası hakkında bile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaçakçılık Bürosuna suç duyurusunda bulunmuş olduğundan bahsetseydi keşke Mehmet Tatlıcı

Mehmet Tatlıcı’nın, bırakın babasının vefatı sonrasını, babasının vefatının öncesinden başlayarak neler peşinde koştuğu, rahmetlinin ardından da geride bıraktıklarına ve kederli ailesine neler yaptığı tam bir ibretlik hikayedir…

Bu gerçekleri okurlarımızla paylaşmadan önce, Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babası hakkında söylemediği diğer bazı gerçekleri de burada kısaca hatırlayalım:

MEHMET SALİH TATLICI HENÜZ 16 YAŞINDAYKEN TEYZESİNİN KIZIYLA EVLENDİRİLDİ
Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı, Diyarbakırlı bir ailenin sekiz çocuğundan biri olarak dünyaya gelmiş ve henüz çok küçük yaşlardayken ailesinin kararıyla teyze kızıyla evlendirilmişti.

Daha 16 yaşında bir genç iken, abla dediği teyzesinin kızıyla annesinin zoruyla evlendirilen Mehmet Salih Tatlıcı’nın bu evlilikten, üç çocuğu Ali, Ahmet ve Mehmet Tatlıcı dünyaya gelmişti.

GERÇEK SEVGİYİ BULDUĞUNU SÖYLEDİĞİ İNSANLA İKİNCİ EVLİLİĞİNİ YAPTI
Sıfırdan başladığı iş hayatında, azmi, sabrı ve çalışkanlığı sayesinde başarılı olarak büyük yatırımlara imza atan Mehmet Salih Tatlıcı, kendisine hastalığı ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşlığı yapmış olan ve gerçek sevgiyi bulduğunu söylediği Nurten Tatlıcı ile ikinci evliliğini yapmış ve bu evliliğinden de en küçük oğlu Uğur Tatlıcı dünyaya gelmişti.

MEHMET SALİH TATLICI, ÇOCUKLARINDAN İLGİ VE DESTEĞİNİ ASLA ESİRGEMEDİ
Rahmetli işadamı ailesine, çocuklarına düşkün bir babaydı, ailesinin bütün ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan duyarlı ve hayırsever bir aile reisiydi.

Mehmet Salih Tatlıcı, ikinci evliliğini sürdürürken, teyzesinin kızı olan ilk eşi Bedriye Hanım’a da, onunla yaptığı ilk evliliğinden olan çocukları ile torunlarına da en içten ilgi, yardım ve desteklerini hiçbir zaman ihmal etmemiş, hepsinin her türlü ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamış; hayatı boyunca, bütün çocuklarının eğitimleri ve gelişimleriyle yakından ilgilenmiş, evlenip kendi ailelerini kurmalarında da, iş hayatında başarılı olmalarında da çocuklarına maddi ve manevi tüm desteğini vermişti.

MEHMET SALİH TATLICI’NIN VEFATI VE ORTAYA ÇIKAN VASİYETNAMESİ
Hayırsever işadamı Mehmet Salih Tatlıcı, 22 Şubat 2009 tarihinde aramızdan ayrılarak ebediyete intikal ederken, geride kalan ailesi, çocukları ve torunlarına da hatırı sayılır bir servet bırakmıştı. Merhumun vefatının ardından da, yıllar önce düzenlemiş olduğu resmi vasiyetnamesi ortaya çıktı.

Mehmet Salih Tatlıcı, bu resmi vasiyetnamesini 1994 yılında düzenlemiş. Merhum işadamı vasiyetnamesinde, bugünkü rahat yaşamlarını sunmuş olmasına rağmen, ne hazindir ki kendisiniölümle tehdit etmiş olan ilk evliliğinden oğulları Ahmet Tatlıcı ve Ali Tatlıcı’yı mirasından ıskat etmiş, diğer oğlu Mehmet Tatlıcı ile torunlarının ise mirasından saklı payları oranında yararlanmalarını istemişti.

Rahmetli işadamı, kendisine hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya ise mirasının kalan kısmını bırakmıştı.

MİLYON DOLARLARI BEĞENMEDİ, DAHA FAZLASI İÇİN MAHKEMEYE KOŞTU
Ancak, rahmetli işadamının vasiyetnamesinde emrettiği hususları, kendilerine bugün sahip oldukları her şeyi vermiş olduğu (milyonlarca dolar karşılığı olduğu söylenmektedir) ilk evliliğinden oğulları, başta Mehmet Tatlıcı olmak üzere, Ahmet Tatlıcı ve daha önce vefat etmiş olan oğlu rahmetli Ali Tatlıcı’nın çocukları Salih Ziya Tatlıcı ve Bedriye Kamer Tatlıcı beğenmediler ve daha fazlasını elde etmek amacıyla, yukarıda belirtmiş olduğumuz rahmetlinin vasiyetnamesinin iptali ve mirasının tespiti için davalar açtılar.

BABASININ VEFATI ÖNCESİ VE SONRASINDAKİ MEHMET TATLICI HAMLELERİ:
Esasen her şey merhum işadamının vefatı öncesi belirli bir plan dahilinde başlatılmış, ama onu sevenlerin bütün bunlardan haberi bile olmamış…

Her şeyi başlatan buradaki şahıs da, şimdilerde sosyete dergilerinde merhum babasını överken,henüz hayattayken arkasından işler çevirmeye başlamış olan Mehmet Tatlıcı’dan başkası değildi

“Ustasının/Rehberinin” vefatı öncesi ve hemen sonrası neler yapmış bu “hayırlı evlat” Mehmet Tatlıcı, burada kısaca açıklayalım:

21 Ocak 2009
Uzun süredir hasta olan Mehmet Salih Tatlıcı, rahatsızlığının artması üzerine hastaneye kaldırılmış ve yoğun bakım ünitesine alınmıştır.

28 Ocak 2009
Mehmet Tatlıcı, kendi öz babasının vefatından tam 26 güönce, Beyoğlu 35. Noterliği’nden avukatlarına gelecekte mirasla ilgili davalar açmaları için vekaletname çıkartmış.

Görüldüğü gibi, daha babası hastanede yaşam savaşı verirken ve sevenleri onun sağlığı için dualar ederken, bu hayırlı evladın derdi babasının sağlığı değil de, mirasıymış meğer…

22 Şubat 2009
Mehmet Salih Tatlıcı, kendisi için yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen, maalesef hastalığını yenemeyerek aramızdan ayrılmıştır…

22 Şubat’ı, 23 Şubata bağlayan gecenin sabahı (2009)
Hayırlı evlat Mehmet Tatlıcı, babasının vefatınıüzerinden henüz 11 saat geçmişken, daha merhum babası toprağa bile verilmeden, sabaha karşı 04:29da bankalara yollattığı faks mesajıyla çok sevdiği” babasının banka hesaplarının dökümünü istemiş…

Bu faks mesajı daha önceden merhumun ölüm tarihi boş bırakılarak bilgisayarla yazılmış ve daha sonra da VEFAT TARİHİ ELLE YAZILARAK doldurulmuştur.

Bu bile insanın vicdanını sızlatmaya yeter bir davranıştır ve Mehmet Tatlıcı’nın sosyete dergilerine söyledikleriyle, gerçekte yaptıklarının nasıl çeliştiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır… (Bkz.“Vefat Günü Sabaha Karşı 04:29’da Bankaya Gönderilen Faks” haberi)

24 Şubat 2009
Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın düzenlenen cenaze sonrası toprağa verildiği gün… 
Aynı günün sabahı (cenaze kalkmadan!) bu hayırlı evlat Mehmet Tatlıcı, Ümraniye 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gidip, E: 2009/563 sayılı dosyada veraset ilamı talebinde bulunmuştur.

Veraset ilamı vefat tarihinden itibaren, bir ay içinde yapılabilen bir hukuki işlemdir. Daha kendi öz babası toprağa verilmemiş, arkasından son duaları okunmamış, ama bu hayırlı evlat haftalar öncesinden başladığı miras seferberliğini babasının toprağa verileceği günün sabahından başlayarak sürdürüyor, ertesi günü ve/veya devamındaki 30 günü bile bekleyemeden…

12 Mart 2009
Mehmet Tatlıcı, oyununa bu sefer de rahmetli babasının vefatının 18. gününde, Türkiyeden oldukça uzak bir ülkede, Amerikada sahne alarak devam ediyor…

Rahmetli babasının geride bıraktığı gözü yaşlı ailesi ve vasiyetine karşı elinden geleni ardına koymamaya kararlı bu “hayırlı” evlat, aradaki denizleri, okyanusları aşarak Amerika Birleşik Devletlerinin Florida eyaletine kadar erişip, baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ve merhum babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı aleyhine aslı, astarı olmayan iddialarla bir dava açıyor…

Ancak daha sonraki bir gelişme, bu hayırlı evladın oyununu nasıl oynadığını göstermesi açısından ibretlik bir örnek olacaktır…

Mehmet Tatlıcı, Uğur Tatlıcı  ve Nurten Tatlıcı aleyhine Florida’da dava açmasına rağmen, bir yandan da Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya avukatları aracılığıyla yine Florida’dan 12 Mayıs 2010tarihinde yolladığı bir faks mesajı ile GİZLİ bir anlaşma da teklif etmiştir

MEHMET TATLICI’NIN AMERİKA’DAN YOLLATTIĞI “GİZLİ” FAKS MESAJI

Mehmet Tatlıcı, 12 Mayıs 2010 tarihinde Amerikadaki avukatı Craig T. Downs imzasıyla, aleyhlerine Floridada bile dava açtığı Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın (oradaki bu davayıtakip eden) avukatlarına gizli (confidential) uyarılı bir faks mesajı yolluyor…

Mehmet Tatlıcı, bu faks mesajında Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya net olarak. gelin benimle anlaşın, ben de aleyhinize Türkiyede ve yurtdışında açtığım davalardan var geçeyim diyor.

PEKİ NEYİN KARŞILIĞINDA?
Mehmet Tatlıcı, bu pazarlığı yaparken Uğur ve Nurten Tatlıcı’dan tam 740.000.000 (yedi yüz kırk milyon) dolar para istiyor.

Evet, yanlış okumadınız, Mehmet Tatlıcı özetle, aleyhinize açtığım davalardan bana ödeyeceğiniz 740.000.000 dolar karşılığında vaz geçeceğim, bu sizin için de iyi olacaktır diyor, Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya. (Bkz. “740.000.000 dolarlık ‘GİZLİ’ Teklif” haberi)

Görüldüğü gibi Mehmet Tatlıcı’nın sosyete dergisine söyledikleriyle, gerçek hayatta yaptıkları arasında dağlar kadar fark vardır.

Bu yüzden atalarımız boşuna söylememiş, “âyinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz diye…

Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babasının geride bıraktığı ailesine karşı yaptıklarına devam edelim:

7 Eylül 2009
Bu tarih Mehmet Tatlıcı için yeni bir milattır. 
Zira kendisi bu tarihten başlayarak doğrudan ve dolaylı olarak, rahmetli babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı aleyhinde asılsız ve hukuksuz iddialarla birbiri ardına tam 12 SUÇ DUYURUSUNDA bulunmuş; bu aslı astarı olmayan, hukuksuz ve mesnetsiz iddialar taşıyan suç duyurularının hepsi de hukuki süreç içinde, ülkemizin savcıları ve hakimleri tarafından reddedilmiştir….

7 Eylül 2009 sonrası
Mehmet Tatlıcı, bugün sahip olduğu bir eli yağda, bir eli balda lüks yaşamını ve yedi sülalesine yetecek serveti, sadece ve sadece merhum babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendisine bıraktıklarına borçludur.

Mehmet Tatlıcı, merhum babasının kendisine bırakmış olduğu milyonlarca dolar ettiği söylenen bir miras payıyla da yetinmeyip, büyük bir açgözlülükle daha fazlası peşinde koşarken, eşi Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatının 5. yılında hala merhumun yasını tutmaya devam ederek, kendi halinde bir yaşam süren 64 yaşındaki hayırsever insan Nurten Tatlıcı ile merhum babasının saygın adını ve anısını, hayır kurumlarına yaptığı bağışlarla yaşatmaya çalışan işadamı Uğur Tatlıcı’ya karşı, onları itibarsızlaştırma ve kamuoyunda küçük düşürme adına akıl almaz iddialarla suç duyurularında bulunmaya devam etmiş, ama her seferinde de bu aslı astarı olmayan iddiaları hakimlerimiz ve savcılarımız tarafından reddedilmiştir…

MEHMET TATLICI’NIN ASILSIZ İDDİALARLA YAPTIĞI SUÇ DUYURULARI REKORU
Mehmet Tatlıcı böylelikle, aslı astarı olmayan suç duyurularıyla reddedilme rekorunu 12yeçıkararak, düzineye tamamlamış oldu…  (Bkz. “Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı” haberi)

MERHUM BABASINI BİLE SAVCILIĞŞİKAYET ETTİ
Mehmet Tatlıcı haksız ve hukuksuz iddialarında o kadar ileri gitmişti ki, sosyete dergilerine verdiği röportajda tam bir iki yüzlülük örneği olarak “övdüğü” merhum babası hakkında bile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaçakçılık Bürosu’na suç duyurusunda bulunmuş, ancak savcılık makamı tıpkı Mehmet Tatlıcı’nın haksız ve hukuksuz diğer suç duyuruları ve şikayetlerinde olduğu gibi, bunu da kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle reddetmişti. (Bkz. “Oğul: Müşteki – Merhum Baba: Şüpheli” haberi)

MEHMET TATLICI HAKKINDA İFTİRADAN 16 YIL HAPİİSTEMİYLE DAVA  AÇILDI
Sonunda, bu haksız iddialar yüzünden savcılık makamı Mehmet Tatlıcı hakkında iftiradan tam 16 yıl hapis istemiyle iddianame düzenlemiş ve Ceza Mahkemesi de bu iddianameyi kabul ederek Mehmet Tatlıcı için 16 yıl hapis cezası istemli davayı başlatmıştır. Dava halen devam etmektedir.

BABASINDAN KALAN HER ŞEYE DUYDUĞU BU KİN VE NEFRETİN KAYNAĞI NEDİR?
Mehmet Tatlıcı, bugün sahip olduğu her şeyi sadece ve sadece merhum babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendisine bıraktıklarına borçlu olmasına rağmen, ne yazık ki, babasının vefatından itibaren hayatını adeta merhumun geride bıraktığı aile fertlerine ve onun saygın anısına karşı büyük bir kin ve nefretle sürdürdüğü anlamsız bir savaşa adamıştır.

Mehmet Tatlıcı’nın bu anlamsız ve insan vicdanını sızlatan savaşının hedefi ise maalesef baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile hayatta kendisine en ufak bir kötülüğü dokunmamış bir insan olan Nurten Tatlıcı’dır.

Nurten Tatlıcı, merhum Mehmet Salih Tatlıcı’ya büyük bir sevgi ve saygı ile bağlanmış, yaşamını eşi ve bu evlilikten dünyaya gelen oğlu Uğur Tatlıcı’nın mutluluğuna adamış, ayrıca eşinin ilk evliliğinden olan çocuklarına ve onların ailelerine karşı da her zaman büyük bir sevgi ile yaklaşmış ve onlara karşı en ufak bir kötülüğü bulunmamış, hep mütevazı yaşamı ve hayırseverliği ile bilinen bir insan olmuştur.

MEHMET TATLICI, KENDİSİNE KUCAK AÇMIŞ, SEVGİYLE YAKLAŞMIŞ, AYNI SOYADINI TAŞIDIĞI AİLE FERTLERİNDEN NE İSTİYOR?
Gerçek bu iken, Mehmet Tatlıcı, çocukluk ve gençlik yıllarında evlerine sık sık gidip kaldığı, kendisine büyük bir sevgi göstermiş ve kendi öz evladı gibi yaklaşmış bir insan olan Nurten Tatlıcı ile, yine beraber büyüdüğü, çocukluklarında birlikte oyunlar oynadığı baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya karşı öylesine asılsız iddialarla suç duyurularında bulunmuştur ki, bütün bunları normal bir insan aklı ve vicdanının kabul edebilmesi mümkün değildir.

MEHMET TATLICI BÜTÜN BU İBRETLİK HAMLELERİ NE ADINA YAPIYOR?
Mehmet Tatlıcı’nın yukarıda özetlediğimiz insan vicdanını sızlatan bütün bu hamleleriyle esas amacı da, her yeni güne kaybettiği eşi rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın kabrini ziyaret ederek başlayan Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi saygın işadamı Uğur Tatlıcı’yı kendi kafasınca yıldırarak, kendi istediği noktaya getirmektir.

Peki Mehmet Tatlıcı bütün bunları neden yapıyor?

Mehmet Tatlıcı’nın babasının vefatının hemen ardından Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya karşı büyük bir kin ve nefretle neden böylesine bir savaş başlatmış olduğunun cevabı çok nettir: PARA HIRSI…

HAYATINI 7/24 MİRAS DAVALARINA ADAMIŞ BİR YAŞAM ÖRNEĞİ
İşte bu yüzden Mehmet Tatlıcı, dünyanın parasını ödediği yerli-yabancı bir avukat ordusu ile, merhum babasının vefatının hemen ardından açtığı vasiyetnamenin iptali ve miras tespit davalarında hedefine ulaşmak için, kendisine en ufak bir kötülüğü bulunmamasına rağmen büyük bir kin ve nefretle, merhum babasının ikinci eşi ile baba bir kardeşini haksız, hukuksuz iftiralarla mahkum ettirmek amacıyla, 7 gün 24 saat uğraş verdiği anlamsız bir mücadele içindedebelenip durmaktadır.

“VER 740.000.000 DOLARI, SEN DE KURTUL BEN DE KURTULAYIM”

Bu para hırsının boyutu da yukarıda açıkladığımız gibi, büyük bir pişkinlikle Uğur ve Nurten Tatlıcı’dan istemiş olduğu 740.000.000 dolarlık bir rakama dayanmaktadır.

Görüldüğü gibi Mehmet Tatlıcı, babasının vefatının ardından açtığı davalarla baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile rahmetli babasının hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı ve ikinci eşi olan Nurten Tatlıcı’ya adeta hayatı zindan ederek, esas hedefi olan bu 740 milyon doları elde etmek istemektedir.

İşte Mehmet Tatlıcı’nın gerçek yüzü budur, sosyete dergilerine Rolex marka saatiyle poz vererek söyledikleri değil…

Bütün bu gerçeklerin kanıtları, Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde daha önce yayınlanmış haberlerimizde ve yukarıda verdiğimiz linklerde mevcuttur.

Bütün bu kanıtlar, Mehmet Tatlıcı’nın nasıl bir insan olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Gerisi laf-ı güzaftır…

Sözlerimizi Yunus Emre’nin güzel bir deyişi ile bitirelim:

 Cümleler doğrudur sen doğru isen,

Doğruluk bulunmaz sen eğri isen…

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top