Gizem Tatlıcı’ya 1 milyon TL Nafaka

gizem-tatliciya-1-milyon-tl-nafaka.png

Mehmet Tatlıcı, rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı vefatından beri normal bir insan aklı ve vicdanıyla yorumlanması zor bir “kavga” içindedir. Bu anlamsız kavganın hedefinde babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın ikinci eşi Nurten Tatlıcı, baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı yanında, bizzat kendi öz çocukları ve bu çocukların annesi olan 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı da vardır. Bir babanın, bir kardeşin, bir eşin nasıl olup da bütün bunları hayatının en önemli parçası olması gereken tüm aile fertlerine karşı yapabildiği, aslında biz gazetecilerin değil doğrudan konunun uzmanı psikologların yorumlaması gereken ibretlik gerçekler içermektedir…

Bugünkü haber-yorumumuzda, Mehmet Tatlıcı’nın bugüne kadar yaptıklarıyla nasıl bir baba ve nasıl bir eş “portresi” çizdiğini okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşacağız.

Mehmet Tatlıcı, rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın ilk eşinden olan üç oğlundan biridir. Babası Mehmet Salih Bey’in 22 Şubat 2009 tarihindeki vefatından bu yana 10 yılı aşkın bir süredir, bugün sahip olduğu tüm zenginliği ve lüks içindeki yaşamını kendisine vermiş olan merhum babası ve onun geride bıraktığı koleksiyonları, vasiyeti ve kederli ailesi yanında, bizzat kendi eşi ve öz evlatları dahil, adeta Tatlıcı soyadlı herkese karşı anlaması zor bir “mücadele” içindedir Mehmet Tatlıcı…

BİR İNSAN KENDİSİNE EN UFAK BİR KÖTÜLÜĞÜ OLMAYAN TÜM AİLE FERTLERİNE NASIL CEPHE ALIR?

Son 10 yıldır Mehmet Tatlıcı’nın normal bir insan aklı ve vicdanının kabul edemeyeceği şekilde “hedef aldığı” tüm aile fertleri (vefat etmiş öz babası Mehmet Salih Tatlıcı dahil), merhum işadamının ikinci eşi Nurten Tatlıcı, bu evlilikten dünyaya gelen baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı başta, 25 yıl evli kaldığı eşi Gizem Tatlıcı ile bu evlilikten olan kendi öz çocukları O.T. Tatlıcı ile A.N.Tatlıcı dahil, bizzat Mehmet Tatlıcı’nın (ve bazen de yanında çalışan elemanlarının) haklarında asılsız iddialarla savcılıklara yaptığı suç duyurularının muhatabı olmaktan maalesef kurtulamadılar.

Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde, haber ekibimizin bu yönde yaptığı araştırmaların sonuçlarını ve Mehmet Tatlıcı’nın haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarıyla tüm aile fertlerini hedef alarak savcılıklara yaptığı suç duyurularını ve aslında her seferinde de kendi aleyhine sonuçlanan gelişmeleri, daha önceki haberlerimizde okurlarımızın ve kamuoyunun bilgilerine sunmuştuk.

VEFAT ETMİŞ ÖZ BABASI BİLE ONUN İÇİN BİR “HEDEF”

Bilindiği gibi Mehmet Tatlıcı, bugün sahip olduğu herşeyi kendisine veren, onun ülkenin en iyi özel okullarında eğitim almasını, iş-güç sahibi olmasını ve evlenip yuva kurmasını sağlayan rahmetli babası Mehmet Salih Bey hakkında bile asılsız iddialarıyla savcılıklara suç duyurusunda bulunmuştu (lütfen bakınız: “Oğul: Müşteki – Merhum Baba: Şüpheli” haberi).

RAHMETLİ BABASININ EŞİ VE BABA BİR KARDEŞİ “HEDEF”

Bunun yanında, Mehmet Tatlıcı rahmetli babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı hakkında yine asılsız ve kanıtsız iddialarıyla tam 15 suç duyurusunda bulunmuş ve bütün bu suç duyuruları, savcılıkların “kovuşturmaya yer olmadığı” kararlarıyla Mehmet Tatlıcı aleyhine ve de asılsız iddialarıyla suçladığı masum aile fertleri lehine sonuçlanmıştı (Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Attığı Çamur Kendi Yüzüne Bulaşan Çelebi” ; “Mehmet Tatlıcı Rekorunu Yeniledi” ; “Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı” ve “Mehmet Tatlıcı, Uğur ve Nurten Tatlıcı’dan Ne İstiyor?” haberleri).

25 YILLIK EŞİ DE “HEDEF”

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Mehmet Tatlıcı asılsız suç duyuruları ile masum insanları her seferinde savcılıklarda kendilerini savunmak zorunda bıraktığı ve bu şekilde onları adeta taciz ettiği “hukuk arayışları” kendi öz evlatları ile 25 yıllık eşini hedef almakta gecikmeyecek ve şimdi boşanmış olduğu eşi Gizem Tatlıcı ve bu evlilikten dünyaya gelen biri kız-biri erkek iki çocuğu da onun bu haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla açtığı davaların ve yaptığı suç duyurularının hedefi olmaktan kurtulamayacaktı…

ÖZ EVLATLARI BİLE ONUN İÇİN “HEDEF”

Mehmet Tatlıcı’nın, 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen çocukları Ömer Tarık Tatlıcı ile Ayşe Naz Tatlıcı’ya karşı bir eşe ve bir babaya yakıştırılamayacak hamleleri, gazetelere de haber oluyor, medyada çıkan haberlerde Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu yaptıkları ayrıntısıyla yer buluyordu:

Örneğin, Mehmet Tatlıcı’nın çocukları Ömer Tarık ile Ayşe Naz, 27 Nisan 2015 tarihinde babaları Mehmet Tatlıcı’nın işyerine kendisiyle konuşmak için gittiklerinde, oradaki çalışanları tarafından “bizzat babalarının talimatıyla” dışarı atılmak istenmiş; buna bir anlam veremeyen ve olay tarihinde biri 17 yaşında bir çocuk (Ömer Tarık) diğeri 19 yaşında bir genç kız olan (Ayşe Naz), babalarının çalışanlarıyla aralarında yaşananlar sonucu kendilerini bir anda haklarında yapılan suç duyurusuyla birlikte savcılık soruşturmasının muhatabı olarak buluyorlardı.

KENDİ AVUKATI ELİYLE ÖZ EVLATLARI HAKKINDA SUÇ DUYURUSU YAPILDI

Mehmet Tatlıcı’nın öz evlatları olan bu iki çocuğun bu kadar küçük yaşlarda psikolojilerinin bozulmasına neden olacak şekilde, savcılığa ifade vermek zorunda bırakıldığı süreçte de, bizzat babaları Mehmet Tatlıcı’nın çalışanlarının şikayeti üzerine yine Mehmet Tatlıcı’nın avukatı Uğur Uğurlu’nun savcılığa “suç duyurusu” yapması dikkat çekmekteydi.

SEKRETERİ DE MEHMET TATLICI’NIN ÇOCUKLARINDAN “ŞİKAYETÇİ OLDU”

Zira, (hakkında savcılık ve mahkeme tutanaklarına geçen ifadelere göre) Mehmet Tatlıcı’nın sevgilisi olduğu iddia edilen sekreteri Serap D., Mehmet Tatlıcı’nın çocuklarını savcılığa şikayet eden çalışanların başında gelmekteydi ve elbette Mehmet Tatlıcı’nın talimatı dışında hareket edemeyecek olan avukatı Uğur Uğurlu da bu şikayeti, henüz çocuk yaşındaki bu iki genç insan aleyhinde adeta insan aklı ve vicdanını yaralayacak şekilde savcılığa yapılan bir suç duyurusuna dönüştürmüştü…

Burada ismi geçen ve Mehmet Tatlıcı’nın çocuklarının iddiasına göre babalarının sevgilisi olduğunu beyan ettikleri Serap D., daha önce Mehmet Tatlıcı’nın baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya hakaretten tazminata mahkum olmuş bir şahıstır… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı’nın Sekreteri Tazminat Ödemeye Mahkum Edildi” ve “Sekreterin Tazminat Cezası AYKDER’e Bağışlanacak” haberleri).

DİĞER ÇALIŞANLARI DA MEHMET TATLICI’NIN ÇOCUKLARI HAKKINDA SUÇ DUYURUSU YAPTILAR

Mehmet Tatlıcı’nın sevgilisi olduğu, hatta bu yüzden Mehmet Tatlıcı’nın eşi Gizem Tatlıcı ile 25 yıllık evliliğinin sona ermesine yol açtığı iddia edilen Serap D.’nin bu çocuklar hakkındaki savcılığa suç duyurusunda bulunması “yeterli görülmemiş” ki, olayın geçtiği tarihte Mehmet Tatlıcı’nın yanında çalışan O.D., G.Ç. ve S.D. isimli şahıslar da, babalarının işyerine giderek kendisiyle konuşmaktan başka amaçları olmayan bu iki çocuğu aynı şekilde yine Mehmet Tatlıcı’nın avukatı Uğur Uğurlu’nun yardımıyla gidip savcılığa şikayet etmişlerdi…

Bu olayın vuku bulduğu 27 Nisan 2015 tarihinde, biri daha çocuk, diğeri de henüz 19 yaşında bir genç kız olan bu iki insan haklarında, kendilerine karşı hakarette bulundukları iddiasıyla ceza davası açılmasını talep etmişlerdi Mehmet Tatlıcı’nın elemanları; hem de yanında çalıştıkları Mehmet Tatlıcı’nın öz çocukları aleyhinde…

KENDİ ELEMANLARININ, YİNE KENDİ AVUKATI ELİYLE ÖZ EVLATLARI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMASINA MEHMET TATLICI BİR BABA OLARAK NASIL KARŞI ÇIKMAZ?

Mehmet Tatlıcı da bütün bunlara “bir baba olarak” karşı çıkmak bir yana, kendi sözü dışında hareket edemeyecek durumda olan çalışanlarının, yine kendi talimatı dışında kafasına göre bu hareketi yapamayacak olan avukatı eliyle öz çocukları aleyhinde onların bu kadar küçük yaşta psikolojilerini bozabilecek ve geleceklerini olumsuz yönde etkileyecek bütün bu savcılık soruşturması ve ardından da ceza davasına dönüşebilecek hukuk süreçlerine sürüklenmelerinde “bizzat baş rolde” olması, insanlık adına sorgulanması gereken bir örnek oluşturmaktaydı (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Bu Nasıl Bir Baba?” haberi).

ARDINDAN GAZETE HABERLERİ GELDİ…

Mehmet Tatlıcı isimli bu babanın yaptıkları, rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın mirası üzerinden devam eden davalar ve Tatlıcı soyadının kamuoyundaki bilinirliği neticesinde hemen gazete manşetlerine yansımakta gecikmeyecekti:

Nitekim, 20 ve 21 Ağustos 2015 tarihlerinde Habertürk Gazetesi’nde ve HT KULÜP isimli haber portalında yer alan haberler de medya gündemine düştü.

Örneğin, HT KULÜP isimli haber portalında yer alan ‘EŞİMDEN KORKUYORUM’ başlıklı haberin anonsunda, Mehmet Tatlıcı’nın eşi Gizem Tatlıcı, “Kendi öz oğluna dava açacak kadar şuurunu kaybetmiş bir kişinin bana yapabilecekleri beni korkutuyor” demekteydi…

Eşi Mehmet Tatlıcı’yla ilgili çarpıcı iddialarda bulunan Gizem Tatlıcı,

“Mehmet, kendi öz oğlumuzu mahkemeye vererek 3 yıl ceza almasını sağlayacak kadar şuurunu kaybetmiş şekilde davranışlar göstermeye başladı. Mehmet benimle ilgili yalan yanlış karalama kampanyası yapsa da sessiz kalmamın bir nedeni de onun yapabileceklerinden korkmamdandır. Kendi öz oğluna dava açacak kadar şuurunu kaybetmiş bir kişinin bana yapabilecekleri beni korkutuyor” demekteydi.

HT Kulüp isimli haber portalında yer alan haberin devamında ise, Mehmet Tatlıcı’nın bir başka kadınla aşk yaşadığı ve 25 yıllık eşinden de bu yüzden boşanmak istediği iddia edilmekteydi:

‘BAŞKA KADINLA AŞK YAŞIYOR’

Habere göre, eşinden boşanmak istemediğini yineleyen Gizem Tatlıcı, eşi Mehmet Tatlıcı’nın başka bir kadınla aşk yaşadığını iddia etti (savcılık soruşturma raporlarına da geçen kayıtlara göre, söz konusu bu kadının yukarıda da belirttiğimiz gibi Mehmet Tatlıcı’nın sekreteri Serap D. olduğu iddia edilmektedir). Mehmet Tatlıcı’nın ilişkisi yüzünden kendisini devre dışı bırakmak istediğini belirten Gizem Hanım, “Şunu tekrar söylemek isterim ki ben boşanmak istemiyorum. Boşanmayı isteyen kendisi çünkü başkasıyla aşk yaşıyor ve sırf bu ilişkisi yüzünden beni devre dışı bırakmak istiyor. Arkadaşlarım çeşitli zaman ve mekânlarda çekilmiş ikisinin birçok fotoğrafını bana yollayarak ‘Gazeteye ver’ demesine rağmen ben Tatlıcı Ailesi’ne saygım ve Mehmet’ten çekindiğim ve bu işlerle uğraşmak istemediğimden kimseyle paylaşmadım. Şuna da inanıyorum ki Mehmet eninde sonunda bana geri dönecek’’ diyerek kendini savunmuştu.

Mehmet Tatlıcı’nın 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı’nın medyaya yansıyan bu demeçleri Mehmet Tatlıcı’nın eşi ve çocuklarıyla “nasıl bir ilişki ve iletişim içinde olduğunu” göstermesi açısından bu şekilde çarpıcı bilgiler içermekteydi. Bu süreçte Mehmet Tatlıcı da elbette “boş durmuyor” ve eşi Gizem Tatlıcı’ya karşı, savcılığa yaptığı suç duyuruları ve onun aleyhinde açtığı davalarla mahkeme süreçlerine taşınan bu talihsiz gelişmelerin “baş aktörü” olmaya devam ediyordu. Bu süreçte, hepsi de insan vicdanını yaralayan “hamleleriyle” yine gazete manşetlerine düşmeye de devam ediyordu Mehmet Tatlıcı:

MEHMET TATLICI, SÜREKLİ GAZETE HABERLERİNE KONU OLDU

Haber ekibimizin araştırmaları, Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu “talihsiz” hamlelerini, polis ve savcılık soruşturma kayıtlarına geçen belgelerin ve bir kısmı da gazete manşetlerine taşınan gelişmelerin ışığında değerlendirdiğinde, Mehmet Tatlıcı’nın silahlı adamlarıyla eşi Gizem Tatlıcı’nın işyerini basıp orada bulunan bir Fransız mimarın darp edilmesi, aynı mimarın bazı kişisel eşyalarının ve parasının gasp edilmesi olaylarına karıştığını, ayrıca eşi Gizem Tatlıcı’yı yaralamaktan hakkında dava açıldığını, Mehmet Tatlıcı’nın adamlarının eşi Gizem Tatlıcı’nın ortak çocuklarıyla birlikte yaşadığı eve gizli bir şekilde yerleştirilen dinleme aletleriyle elde edilen bilgilerin daha sonra mahkemelerde Gizem Tatlıcı aleyhinde delil olarak kullanıldığını da ortaya koymaktaydı. Aslında bütün bu haberler, Mehmet Tatlıcı’nın itibarını zedelemekteydi…

2013 ve 2014 yılında yayımlanan Sabah, Habertürk ve Milliyet gazetelerinin haberleri bütün bunları ayrıntılarıyla ortaya koymaktaydı… (Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı, Silahlı Adamlarıyla Eşinin İşyerini Bastı!” ; “Mehmet Tatlıcı’ya Eşini Yaralamaktan Dava Açıldı” ; “Tatsız Ayrılık” ; “Önce Dinletti, Sonra Boşanma Davası Açtı” ; “Mehmet Tatlıcı Yine Medya Gündeminde” ve “Boşanma Davasından ‘Gizli Proje’ Çıktı haberleri).

MEHMET TATLICI’NIN AİLE FERTLERİNE YAPTIKLARI FETÖ’NÜN KUMPASLARINI HATIRLATIYOR

Geçtiğimiz yıllarda bütün bunlar olurken, Mehmet Tatlıcı (adeta FETÖ’nün kumpas davalarında tüm Türkiye’nin acı bir şekilde tanık olduğu gibi) gizli dinleme kayıtları üzerinden “delil” oluşturulması gibi normal bir insan aklı ve vicdanının kabul edemeyeceği yöntemler yanında, Gizem Tatlıcı’nın işyerinin Mehmet Tatlıcı ve silahlı adamları tarafından basılması sırasında yanında avukatı olarak yer alan ve şimdilerde FETÖ’nün avukat imamı olduğu gerekçesiyle yurt dışında kırmızı bülten’le aranan bir firari olarak adı geçen Hüseyin ATAOL gibi “aktörlerin” de “yardımıyla” Gizem Tatlıcı’dan boşanmıştı (Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Önce Dinletti, Sonra Boşanma Davası Açtı” ; “Mehmet Tatlıcı, Silahlı Adamlarıyla Eşinin İşyerini Bastı!”  “Mehmet Tatlıcı’nın Avukatı FETÖ Soruşturmasından Firarda” ; “Mehmet Tatlıcı’nın FETÖ’cü Avukatı, Reza Zarrab Kumpasında da Baş Aktör” ve ayrıca Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinin Perde Arkası bölümünde yayımlanan “FETÖ Soruşturmaları ve Mehmet Tatlıcı”  haber dizisi).

Mehmet Tatlıcı daha sonra da, “nafaka borçlarını ödememesi sebebiyle” hakkında açılan davada, Beykoz İcra Mahkemesi Hakimliği tarafından 3 ay tazyik hapsine mahkum olmuş ve bu gelişmeler de yine Habertürk ve Sabah gazetelerine haber olmuştu (Lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı’ya 3 Ay Hapis Cezası” ve “Mehmet Tatlıcı’ya Bir Hapis Cezası Daha” haberleri).

“BİR KURUŞUM YOK” DEDİ, AMA 1 MİLYON ÖDEDİ

Geçmişte bütün gelişmeler yaşanmışken, zaman içinde haber ekibimizin yaptığı araştırmaların ortaya koyduğu gerçekler de başka “ilginç” ancak yine insan vicdanını sızlatan gelişmelere işaret etmekteydi:

Mehmet Tatlıcı, boşandığı eşi Gizem Tatlıcı’ya “nafaka borçlarını ödememesi sebebiyle” hakkında verilmiş olan 3 aylık tazyik hapsi cezasına rağmen, mahkemelere verdiği ifadelerde “bir kuruş parası olmadığı” gerekçesiyle uzun bir süre gerçekten de Gizem Tatlıcı’ya “bir kuruş para” ödememişti…

Ancak “ne olmuşsa”, Mehmet Tatlıcı 22 Ekim 2018 tarihinde “bir anda” hem “bir kuruştan” fazla bir parayla ortaya çıkıyor, hem de tazyik hapsi cezasından kurtulmak adına olsa gerek, geçmişte kendisine yapmadığını bırakmadığı ve araları (yukarıda verdiğimiz haberlerin gösterdiği gibi) gazete manşetlerine de yansıyan şekilde “bir hayli bozuk” olan Gizem Tatlıcı’ya tam 984.507,94 TL ödeme yapıyordu…

“Bir kuruş parası” olmayan Mehmet Tatlıcı, böylelikle bir anda  neredeyse 1 MİLYON liralık bir ödemeyi, kendisine “bir kuruş para koklatmamaya” adeta “ant içtiği” Gizem Tatlıcı’ya “eli bile titremeden” vermişti: Tarih 22 Ekim 2018

“OĞLUM SEN REŞİT OLDUN, ARTIK SANA BİR KURUŞ PARA YOK!”

Mehmet Tatlıcı’nın bir anda böylesine “cömert” bir ödemeyle ortaya çıkması, kendisini elbette hakkında verilmiş 3 aylık tazyik hapsi cezasından kurtarıyordu; ama Mehmet Tatlıcı bu yeni hamlesini ortaya koyarken, yine insan vicdanını sızlatan bir şekilde adeta “nasıl bir baba olduğunu gösteren” bir davranış sergilemekten de kaçınmıyordu:

Oğlu Ömer Tarık Tatlıcı’nın 18 yaşını doldurup, reşit olduğu gerekçesiyle artık kendisine hiçbir şekilde nafaka ödemesi yapmayacağını beyan ediyordu Mehmet Tatlıcı…

Daha birkaç yıl önce henüz reşit olmamış öz evladını, yanında çalıştırdığı elemanlar üzerinden ve bizzat kendi avukatı eliyle savcılıklara hakkında suç duyurusunda bulunarak şikayet edilmesini adeta “seyreden” ve böylelikle onların ceza davasında yargılanmasına yol açabilecek olumsuz gelişmelerden “rahatsız olmayan” bir babadan, “başka bir davranış beklenir miydi?” sorusunun cevabını okurlarımıza bırakıyor ve vicdanımıza sığınarak şunları düşünüyoruz:

BU ÇOCUKLARA MİLYONLARCA DOLARLIK MİRASA SAHİP BABALARI BAKMAZSA KİM BAKACAK?

Rahmetli babasının Mehmet Tatlıcı’ya ve bu torunlarına verdikleri sayesinde belirli bir standartta yaşamaya alışmış bu çocukların eğitim giderlerini, masraflarını kim, nasıl karşılayacak?

Bir baba, kendisine kendi öz babasının sunduğu bu lüks içindeki yaşam sayesinde “elini cebine attığında” milyon dolarlar çıkarabilecek bir zenginliğe sahip olmasına rağmen, nasıl olur da kendi öz evladına adeta, “artık reşit oldun, bundan sonra sana bir kuruş nafaka ödemesi yok. Ne halin varsa gör!” diyebilir?

Bu kadar parası olmasa anlaşılabilir ama, Mehmet Tatlıcı gibi merhum işadamı Mehmet Salih Bey’in (vefatı sonrası geride milyar dolarlık bir miras bıraktığı mahkeme kayıtlarına geçmiştir) mirasçısı olan  bir şahsın, öz evladına reşit olsa da (nafaka bir yana) en azından masraflarını karşılamak adına düzenli bir ödeme yapmak istememesini insanlık adına, insan aklı ve vicdanı adına nereye koymak gerekir?

25 yıllık eşini (tıpkı FETÖ’cülerin yaptığı gibi) gizli dinlemelerle elde ettiği sözde delillerle boşamaya çalıştığı ve ona bir kuruş vermeden kapının önüne koyduğu bütün bu hamlelerinden sonra, şimdi de kendi öz evladına sırf reşit oldu diye bir baba olarak bir insan nasıl sırtını döner? Kendi öz evladını nasıl yok sayabilir?

Sevgilisi olduğu iddia edilen sekreteriyle bir eli yağda, bir eli balda lüks içinde bir yaşam sürdüğü iddia edilirken, bir insan nasıl olur da aynı zamanda iki çocuk sahibi bir baba olduğunu unutur? İki evladının annesi olan, 25 yılı aşkın bir süre kendisine eş olmuş bir insana bunca zaman nasıl sırtını döner?

MEHMET TATLICI, ROMANYA’DA ADRES BEYAN EDER, AMA O ADRESTE BİR KERE BİLE BULUNAMAZ…

Burada yeri gelmişken bir başka gerçeğe de dikkat çekmek isteriz:

Haber ekibimizin araştırmaları, Mehmet Tatlıcı’nın, bu son hamlelerini yaparken Beykoz İcra Müdürlüğü’ne bizzat kendi eliyle bir belge de verir ve bu belgenin üzerine kendi el yazısı ile adres beyanını tekrarladığına işaret etmektedir.

Mehmet Tatlıcı’nın kendi el yazısıyla resmi bir belgeye yazmış olduğu şu Romanya adresi “hikayesi” de, Tatlıcı Gerçekleri haber sitesi olarak defalarca dile getirdiğimiz bir kandırmaca olarak Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki resmi kayıtlarda “yerli-yerinde” durmaya devam ediyor…

MEHMET TATLICI, GERÇEKTEN ROMANYA’DA MI YAŞIYOR?

Bu sorunun cevabını Tatlıcı Gerçekleri haber ekibi olarak defalarca sorduk ve esas gerçeği de yıllardır takip etmeye, araştırmaya devam ediyoruz.

Yaptığımız araştırmaların bizi getirdiği noktada da şunu net olarak söyleyebiliriz:

Mehmet Tatlıcı, Romanya’nın başkenti Bükreş’te ikamet ettiğini Türk makamlarına beyan ederken şu adresi vermektedir: “Bucuresti. Mitropolit Filaret Nr. 30 Ap. 2  Sectorul 4 Romania”…

Türkiye’deki mahkemelere ve savcılıklara da beyan edilen (ve MERNİS kayıtlarında da yer alan) bu adres, Mehmet Tatlıcı’nın açtığı ve hakkında açılan davalarda ve savcılık soruşturması kayıtlarında bile aynen bu şekilde yer almaktadır. Ancak, mahkemelerden Mehmet Tatlıcı’nın beyan ettiği bu adrese giden bütün belgeler “bu adreste böyle bir şahıs oturmamaktadır” ibaresiyle önce Türkiye’nin Romanya Büyükelçiliği’ne, oradan da Türk Mahkemelerine geri dönmektedir…

O HALDE MEHMET TATLICI, ROMANYA’DAKİ BU ADRESİ NEREDEN VE NASIL BULMUŞTUR VE DE NEDEN ISRARLA ADRESİNİN ORASI OLDUĞUNU BEYAN ETMEYE DEVAM ETMEKTEDİR?

Haber ekibimizin araştırmaları, bu adresin aslında Mehmet Tatlıcı’nın “avukatımdır” diyerek yanında Amerika’ya bile taşıdığı; Türkiye’de avukatlık yapma ruhsatına ve kaydına bile sahip değilken Amerikan mahkemelerine Türk Avukat diye “yutturduğu”, aslında “uluslararası bir kara para aklama uzmanı” olan Romanya vatandaşı Victor Marian Stanciulescu’ya ait olduğunu göstermektedir. Zira, Victor’un Panama ve Kıbrıs Rum Kesimi gibi (off-shore bankacılık hizmetleri adı altında) aslında kara para aklama merkezleri olarak bilinen ülkelerde ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çok sayıda şirket kurduğu kayıtlara geçmiştir ve bu şirketlerin resmi kayıtlarında da kendi adresi olarak aynen yukarıda verdiğimiz (ve Mehmet Tatlıcı’nın da Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri ve savcılık makamlarına beyan ettiği) adres gösterilmektedir: 30 Mitropolit Filaret District 4 Bucharest 040503.

Zaten, Victor Marian Stanciulescu’nun Amerika Birleşik Devletleri Maliyesi kayıtlarında görülen kişisel adresi de (örneğin, sahip olduğu şirketlerden biri olan Group SVM’nin 6 Nisan 2017 tarihli yıllık raporu) Romanya’nın başkenti Bükreş’teki bu adresle aynıdır…

VİCTOR MARİAN STANCİULESCU VE MEHMET TATLICI SÜREKLİ AYNI ROMANYA ADRESİNİ BEYAN EDİYORLAR

Kısacası, ortada Mehmet Tatlıcı’nın beyan ettiği adreste bir türlü bulanamadığı gerçeği vardır ve bu adres de “iş ortağı” Victor Marian Stanciulescu’nun kişisel adresi ile birebir aynıdır.

Yine haber ekibimizin Amerika ve Türkiye’deki araştırmaları da, Mehmet Tatlıcı ve adamı Victor’un, birlikte Amerika’daki davalara katılmak için gidiş ve gelişlerinde uçak biletlerini alırken de Romanya, Bükreş’teki bu aynı adresi verdiğini göstermektedir… (Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı’nın ‘İş Ortakları’ ve ‘Off-Shore’ Oyunları” ve “Mehmet Tatlıcı Romanya’da mı?” haberleri).

Kısacası, ortada büyük bir kandırmaca vardır ve bunu Türk ve Amerikan makamları (Mehmet Tatlıcı’nın “beyanını” esas alarak yıllardır “görememektedir”…

MEHMET TATLICI, 1 MİLYON LİRAYA YAKIN PARAYI “NASIL OLDU DA, GÖZÜNÜ BİLE KIRPMADAN” YILLARDIR BİR KURUŞ ÖDEME YAPMADIĞI ESKİ EŞİ GİZEM TATLICI’YA “BİR ÇIRPIDA” ÖDEYİVERDİ?

Bu da paranın kaynağını bulma adına “nereden buldun?” yasası kapsamında cevabı verilmesi gereken önemli bir sorudur. Zira Mehmet Tatlıcı, hakkında verilen 3 aylık tazyik hapsi cezasına rağmen, “benim bir kuruş param yok” diyerek (böylesine önemli bir mirasın mirasçısı olarak kimseyi inandıramamasına rağmen) çok uzun bir süre eski eşine hiçbir ödeme yapmamıştı.

ÖYLEYSE BU YAKLAŞIK 1 MİLYON LİRA NEREDEN VE NASIL GELMİŞTİ?

Bunun cevabı, Mehmet Tatlıcı’nın uluslararası kara para aklama uzmanı adamı Victor Marian Stanciulescu ile ikamet adreslerinin bile aynı olduğu “iş ortaklığı” sayesinde “kazandıkları” olabilir mi acaba?…

Zira, Mehmet Tatlıcı’nın özellikle İstanbul Beylikdüzü’ndeki rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın henüz hayattayken kendisine vermiş olduğu arazilerin satışı ve bu satıştan kendisine gelen 22 Milyon Dolar paranın adına açılmış banka hesaplarından “ufak ufak buharlaşması” ve kısa sürede “yok olması” ile Victor Marian Stanciulescu’nun kara para aklama şirketlerinin kuruluş tarihleri aynı döneme denk gelmekteydi:

TÜRKİYE’DE BUHARLAŞAN PARALAR, YURTDIŞINDAKİ KARA PARA AKLAMA MERKEZLERİ ÜZERİNDEN YENİDEN “YURDA MI DÖNDÜ?”

Örneğin, Mehmet Tatlıcı’nın İstanbul Beylikdüzü’ndeki arazilerinin satış süreci, 2011 yılı Yaz ve Sonbahar aylarında gerçekleşti ve bu satıştan gelen paraların kendi adına açılmış Türkiye’deki banka hesaplarında son görüldükleri tarihler ise, 28 Eylül 2011 ile 4 Mayıs 2012 tarihleri arasına denk gelmekteydi; Mehmet Tatlıcı’nın iş ortağı Victor Marian Stanciulescu’nun COMPANY EXPRESS (DELAWARE) LIMITED, INC.’i Florida’da kurduğu tarih: 10 Şubat 2012 ve GLOBAL COMPANY SERVICES S.A.’yı Panama’da kurduğu tarih de: 15 Kasım 2012 olarak gözükmektedir…

Bu şirketlerin kuruluş tarihi ile Mehmet Tatlıcı’nın Türkiye’deki banka hesaplarındaki özellikle Beylikdüzü arazilerinin satışından gelen paranın “buharlaşması” ile başlayan ve ardından boşandığı eşi Gizem Tatlıcı’ya ödemesi gereken nafaka borçlarını mahkeme kararlarına rağmen ödememesi ve mahkemelere “adıma kayıtlı bir kuruş param yok” diyerek beyanlarda bulunması hep aynı tarihlere denk gelmekteydi…

Haber ekibimizin araştırmalarının ortaya koyduğu bütün bu bilgiler de akla doğal olarak, Victor Marian Stanciulescu’nun bu şirketleri Mehmet Tatlıcı’nın talimatıyla Company Express adlı şirket üzerinden kurdurmuş olabileceğini getirmekte.

Zira yine bu tarihlerden başlayarak Mehmet Tatlıcı’nın Türkiye’deki banka hesaplarındaki paraların “buharlaşmaya” başlaması ve Victor Marian Stanciulescu’nun şirket kayıtlarındaki Romanya’daki adresi ile Mehmet Tatlıcı’nın Türkiye’deki mahkemelere resmi ikamet adresi olarak bildirdiği Romanya’daki adresin birebir aynı olması (30 Mitropolit Filaret District 4 Bucharest 040503) hep aynı döneme denk gelmektedir.

BÜTÜN BUNLAR TESADÜF OLABİLİR Mİ?

Takdirini okurlarımıza bırakıyoruz ve sadece şu değerlendirmeyi dile getirmek istiyoruz:

Herhalde Victor-Mehmet ortaklığı “bereketli bir şekilde” devam ediyor ve “bu hayırlı kazançları” sayesinde de Mehmet Tatlıcı, “bir kuruş param yok” derken bir anda işte böyle 1 MİLYON LİRAYI boşandığı eşine “tak diye” ödeyebiliyor…

Ne diyelim?  Biz sadece “Hayırlı kazançlar” diyoruz…

GİZEM TATLICI, NİYE UZUN BİR ZAMANDIR “BÖYLESİNE SUSKUN?”

Bu arada, Mehmet Tatlıcı ile boşanma sürecinde yaşadığı “sıkıntıları” ve “korkularını” gazetelere, Kendi öz oğluna dava açacak kadar şuurunu kaybetmiş bir kişinin bana yapabilecekleri beni korkutuyor şeklinde beyanlarıyla kolaylıkla aktarabilen ve bütün bu gelişmelerin medyada geniş bir şekilde yer almasına sağlayabildiği ilişkilere sahip Gizem Tatlıcı’nın, boşandığı eşi Mehmet Tatlıcı’dan bu kadar parayı aldıktan sonra, eski eşinin öz oğulları için “artık reşit oldu, kendisine ödeme yapmayacağım” beyanına, (dolayısıyla “artık ne halin varsa gör” mesajına), acaba aradan geçen bunca zamandır neden en ufak bir tepki bile göstermemiş, bir babanın öz evladına yaptığı insanın vicdanını sızlatan bu “davranışını” acaba neden medyadaki ilişkilerini kullanarak kamuoyu vicdanı ile yüzleştirmesi gereken ortamlara, yani gazetelere taşımaktan “uzak” durmayı tercih etmiştir? diye sormadan edemiyoruz.

Gizem Tatlıcı, kendisine yıllardır etmediğini bırakmayan eski eşi Mehmet Tatlıcı’yı nasıl ve hangi gerekçeyle “ikna etti” ki, yıllardır “Nuh deyip, peygamber demeyen” Mehmet Tatlıcı’ya bu yaklaşık 1 MİLYON LİRAYI ödetebildi?

Bu soruların cevabı nasılsa zaman içinde bir bir ortaya çıkar, bizler de Tatlıcı Gerçekleri haber ekibi olarak okurlarımızla ve kamuoyuyla paylaşmaya devam ederiz…

Ancak, şunların da özellikle takipçisi olacağımızı okurlarımıza belirtelim:

BİR YANDAN “MAĞDUR EDEBİYATI” YAPIP, BİR YANDAN DA ESKİ EŞİNDEN ALDIĞI 1 MİLYON LİRAYI SAKLAMAYA ÇALIŞMAK NEYİN NESİDİR?

Kendini ve evlatlarını kollama adına, bunca zamandır Mehmet Tatlıcı ile araya medyayı da koyabilerek “mücadele eden” bir anne olan Gizem Tatlıcı, şimdi bu kadar parayı aldıktan sonra acaba kendisine en zor zamanlarında yardımcı olan “çevresi” ile nasıl ilişkiler geliştirecek?

Bu kadar parayı aldığını aradan geçen bu kadar zamana rağmen, bir yandan hala çevresinden “ustalıkla” saklamaya çalışıp, bir yandan da onlara hala mağdur olduğu mesajı vermeye devam edecek mi Gizem Tatlıcı?…

GİZEM TATLICI, RAHMETLİ KAYINPEDERİNİN TEREKESİNE AİT BEYKOZ KONAKLARI’NDAKİ LÜKS VİLLADA KİRA VERMEDEN OTURMAYA DEVAM EDECEK Mİ?

Bunun yanında, Gizem Tatlıcı eski eşi Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babası Mehmet Salih Bey’in terekesine ait olan, bu yüzden aslında terekeye devredilip kira geliri için değerlendirilmesi gereken lüks villada “eşim beni boşadı ve kapının önüne koydu, ben ne yapabilirim, bir gelirim yok ki” diyerek yıllardır yaptığı gibi bir kuruş kira bile ödemeden oturmaya devam edecek mi?

İstanbul’da Beykoz Konakları adıyla bilinen lüks villaların aylık kirası herkesin malumudur. Bu kadar parayı cebine koyduktan sonra bakalım Gizem Tatlıcı, aslında rahmetli kayınpederi Mehmet Salih Bey’in terekesine ait olan böylesine lüks bir villada hala bu şekilde oturmaya devam ederken, tereke yönetimi tarafından saptanan kira bedelini ödemeye yanaşacak mı?

Gerçekleri okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top