Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı

mehmet_tatlici_duzineyi_tamamladi_h364.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden olma üç oğlundan biri olan Mehmet Tatlıcı REKORA KOŞUYOR. Mehmet Tatlıcı, baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile babasına 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşi Nurten Tatlıcı aleyhine asılsız iddialarla direk veya dolaylı yoldan tam 11 suç duyurusunda bulunmuş ve hepsi de reddedilmişti. Son yaptığı suç duyurusu da Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞI gerekçesiyle reddedildi.

 

Mehmet Tatlıcı: Türkiyenin asılsız iddialarla suç duyurusu rekortmeni

Aslı, astarı olmayan, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla merhum babasının ikinci eşi ile baba bir kardeşi aleyhine tam 12 suç duyurusunda bulunmuş ve hepsi de ülkemizin hakim ve savcıları tarafından reddedilmiş ibretlik bir rekortmendir Mehmet Tatlıcı…

Bu yüzden kendisine, asılsız iddialarla yapılmış suçduyurularınışampiyonu demek yanlış olmayacaktır.

Mehmet Tatlıcı, şimdilik “sadece” 12 olan, ama ardı arkası kesilmeyecek gibi görünen bu “asılsız suç duyuruları rekoru” ile hukuk fakülteleri ve adalet yüksek okullarında bir araştırma konusu olacak kadar ilginç bir yol izlemeye çalışmaktadır… Üstelik hiç bir sonuca ulaşmadığını ve ulaşamayacağını bile bile.

Mehmet Tatlıcı’nın baba bir kardeşi ile babasının ikinci eşine karşı duyduğu bu kin ve nefretin kaynağı nedir?

Mehmet Tatlıcı, bugün sahip olduğu lüks yaşamı ve yedi sülalesine yetecek serveti, sadece ve sadece merhum babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendisine bıraktıklarına borçludur.

Ancak ne yazık ki, bu kadirbilir evlat Mehmet Tatlıcı, hayırsever işadamı merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından itibaren hayatını adeta merhum babasının geride bıraktığı aile fertlerine ve onun saygın anısına karşı büyük bir kin ve nefretle sürdürdüğü anlamsız bir savaşa adamıştır.

Mehmet Tatlıcı’nın bu anlamsız ve insan vicdanını sızlatan savaşının hedefi ise baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile hayatta kendisine en ufak bir kötülüğü dokunmamış bir insan olan Nurten Tatlıcı’dır. Nurten Tatlıcı, merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşidir.

Nurten Tatlıcı, merhum Mehmet Salih Tatlıcı’ya büyük bir sevgi ve saygı ile bağlanmış, yaşamını eşi ve bu evlilikten dünyaya gelen oğlu Uğur Tatlıcı’nın mutluluğuna adamış, eşinin ilk evliliğinden olan çocuklarına ve onların ailelerine karşı da her zaman büyük bir sevgi ile yaklaşmış ve onlara karşı en ufak bir kötülüğü bulunmamış, hep mütevazı yaşamı ve hayırseverliği ile bilinen bir insan olmuştur.

Kendisine kucak açmış, sevgiyle yaklaşmış, aynı soyadını taşıdığı aile fertlerinden ne istiyor?

Gerçek bu iken, Mehmet Tatlıcı, çocukluk ve gençlik yıllarında evlerine sık sık gidip kaldığı, kendisine büyük bir sevgi göstermiş ve kendi öz evladı gibi yaklaşmış bir insan olan Nurten Tatlıcı ile, yine beraber büyüdüğü, çocukluklarında birlikte oyunlar oynadığı baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya karşı öylesine asılsız iddialarla suç duyurularında bulunmuştur ki, bütün bunları sağlıklı bir insan aklı ve vicdanının kabul edebilmesi mümkün değildir.

Mehmet Tatlıcı’nın babasının vefatının hemen ardından Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya karşı büyük bir kin ve nefretle neden böylesine bir savaş başlatmış olduğunun cevabı çok nettir: PARA hırsı…

Merhum babasının cenaze namazı kılınmadan miras derdine düştü

Mehmet Tatlıcı, rahmetli babası daha hastanede hayatta kalma mücadelesi verirken, vefattan haftalar önceavukatlarına miras davaları için vekalet vermiş, babasının vefat günü ise sabaha karşı bankalara faks çekip (henüz babasını toprağa verip, son görevini bile yerine getirmeden) rahmetlinin hesap bakiyelerini talep etmiş ve yine rahmetli babasının 40. gün duaları bile okunmadan da mahkemelere koşarak, merhum babasının kendisine bırakmış olduğu milyonlarca dolar ettiği söylenen mirasıbeğenmeyip, daha fazlasını elde etmek amacıyla vasiyetnamenin iptali ve miras tespit davaları açmıştı. (Bkz. “Vefat Günü Sabaha Karşı 04:29’da Bankaya Gönderilen Faks” haberi)

Bunu, henüz hayattayken rahmetlinin ofisini ve evini basıp onu ölümle tehdit etmiş olan diğer oğulları Ahmet Tatlıcı ve rahmetli Ali Tatlıcı’nın mirasçıları Salih Ziya ve Bedriye Kamer Tatlıcı izlemiş, onlar da bu davalara katılarak babalarının / dedelerinin mirasından daha fazla pay alabilmek adına ellerinden geleni yapacakları kendi dava süreçlerini başlatmışlardı.

Mehmet Tatlıcı’nın merhum babasının vasiyetiyle derdi neydi?

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı çok küçük yaşlarda sıfırdan başladığı iş hayatında, azmi, sabrı ve çalışkanlığı ile büyük yatırımlara imza atmış saygın ve hayırsever bir işadamıydı. Kendisi, 22 Şubat 2009 tarihinde maalesef aramızdan ayrılarak ebediyete intikal etti.

Merhumun vefatının ardından ise, henüz hayattayken 1994 yılında yazmış olduğu resmi vasiyetnamesi ortaya çıktı.

Ancak, rahmetli işadamının vasiyetnamesinde emrettiği hususları, kendilerine bugün sahip oldukları her şeyi vermiş olduğu (milyonlarca dolar karşılığı olduğu söylenmektedir) ilk evliliğinden oğulları, baştaMehmet Tatlıcı olmak üzere, Ahmet Tatlıcı ve daha önce vefat etmiş olan oğlu rahmetli Ali Tatlıcı’nın çocukları Salih Ziya Tatlıcı ve Bedriye Kamer Tatlıcı beğenmediler ve daha fazlasını talep ederek, yukarıda belirtmiş olduğumuz rahmetlinin vasiyetnamesinin iptali ve mirasının tespiti için davalar açtılar.

Merhum Mehmet Salih Tatlıcı vasiyetnamesinde, ofisini ve evini basıp kendisini ölümle tehdit etmişolan ilk evliliğinden oğulları Ahmet Tatlıcı ve Ali Tatlıcı’yı mirasından ıskat etmiş ancak çocuklarının saklı payları oranında mirasından yararlanmasını istemiş, diğer oğlu Mehmet Tatlıcı ile torunlarının da mirasından saklı payları oranında yararlanmalarını istemişti.

Rahmetli işadamı, kendisine hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya ise mirasının kalan kısmını bırakmıştı.

Mehmet Tatlıcı’nın tüm uğraşı: 7 gün 24 saat miras davası

İşte bu yüzden Mehmet Tatlıcı, dünyanın parasını ödediği (ya da ödemeyi vaadettiği) bir avukat ordusu ile, merhum babasının vefatının hemen ardından açtığı vasiyetnamenin iptali ve miras tespit davalarında hedefine ulaşmak için, kendisine en ufak bir kötülüğü bulunmamasına rağmen büyük bir kin ve nefretle, merhum babasının ikinci eşi ile baba bir kardeşini haksız, hukuksuz iftiralarla mahkum ettirmek için 7 gün 24 saat uğraş verdiği anlamsız bir mücadele içinde debelenip durmaktadır.

İşte bu yüzden, Mehmet Tatlıcı sadece okurlarımızın ve kamuoyunun değil, mirastan daha fazla pay koparmak amacıyla Uğur ve Nurten Tatlıcı hakkında yaptığı asılsız ve mesnetsiz suç duyuruları yüzünden adalet sistemimizin hakim ve savcılarının da artık malumu olmuş bir şahıstır.

Zira Mehmet Tatlıcı, tüm bu uğraşlarını merhum babasının kendisine bırakmış olduğu milyonlarca dolar ettiği söylenen bir servetle yetinmeyip, büyük bir hırsla daha fazlası peşinde koşarken, vefatının 5. yılında hala merhum eşinin yasını tutmaya devam ederek kendi halinde bir yaşam süren 64 yaşındaki hayırsever insan Nurten Tatlıcı’yı ve merhum babasının saygın adını ve anısını, hayır kurumlarına yaptığı bağışlarla yaşatmaya çalışan işadamı Uğur Tatlıcı’ya karşı akıl almaz iddialarla suç duyurularında bulunmaya devam etmekte, ama her seferinde de bu aslı astarı olmayan iddiaları hakimlerimiz ve savcılarımız tarafından reddedilmektedir.

Mehmet Tatlıcı’nın bütün bunlarla bir amacı da, her yeni güne kaybettiği eşi rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın kabrini ziyaret ederek başlayan Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi saygın işadamı Uğur Tatlıcı’yı kendi aklıca dize getirmektir. Ancak, Mehmet Tatlıcı’nın haksız-hukuksuz ve insanlık adına ibret verici iddialarla üzerilerine suç atmaya çalıştığı bu insanlara karşı yaptığı her şey bir bir geri tepmekte ve aslında bütün bunlar en çok da Mehmet Tatlıcı’ya zarar vermektedir.

Ama ne gam, bunlar onun umurunda mı?

Tüm derdin para ise, para peşinde koşmaya devam et; ama elini babanın yasını tutmaya devam eden geride bıraktığı gözü yaşlı ailesinden çek…

Mehmet Tatlıcı, merhum babasının mirasından kendi payına düştüğü söylenen milyonlarca dolarla yetinmeyip daha fazlası peşinde koşabilir, bu onun tercihidir. Sonuçta adalet sistemimiz gerekli hukuki süreç içinde kararını verecektir.

Ancak Mehmet Tatlıcı işi gücü bırakıp daha fazla miras payı peşinde koşarken, kendisine karşı en ufak bir kötülüğü olmayan baba bir kardeşi ile kendi öz babasının gözü yaşlı ikinci eşinden ne istemektedir de, bu kadar büyük bir kin ve nefretle onları akıl almaz ve gerçek dışı iddialarla mahkum ettirmeye çalışmaktadır?

Senin derdin para ise git daha fazla paranın peşinde koştur dur, bunun için de elinden geleni ardına koyma (zaten koymuyorsun); ama senin de öz baban olan ve sana bugün sahip olduğun tüm serveti ve lüks yaşamı vermiş olan merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın yasını tutmaya ve onun saygın adını yaşatmaya çalışan geride bıraktığı gözü yaşlı ailesinden ne istiyorsun?

Mehmet Tatlıcı’nın akıl almaz iddialarla kırdığı suç duyurusu rekoru

Kendi halinde mütevazı bir hayat süren ve merhum eşinin yasını tutmaya devam eden 64 yaşındaki hayırsever bir insan olan Nurten Tatlıcı ile saygın bir işadamı olan baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya karşı yaptığı suç duyurularında bakın hangi haksız, hukuksuz iddialarda bulunmaktadır Mehmet Tatlıcı:

– Tarihi eserleri çalmak, gizlemek ve yurt dışına kaçırmak,

– Tehdit,

– Darp,

– Hakaret,

– Adam dövdürmek,

– Hürriyeti tahdit,

– TAT Towers iş kulelerinden elektrik kablosu çalmak,

– Marka hakkına tecavüz…

12 ayrı suç duyurusunda işte bütün bu akıl almaz ve gerçek dışı iddiaları öne sürmüştü rekortmenimiz Mehmet Tatlıcı

Adalet sistemimizin hakim ve savcıları da Mehmet Tatlıcı’nın Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya mal etmeye çalıştığı tüm bu hukuksuz ve mesnetsiz iddiaları doğal olarak reddetmişti…

Son olarak, İstanbul Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, 9 Nisan 2014 tarihli kararıyla Mehmet Tatlıcı’nın son asılsız suç duyurusunu da, KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞgerekçesiyle reddetmiştir.

Mehmet Tatlıcı böylelikle aslı astarı olmaya suç duyurularıyla reddedilme rekorunu 12ye çıkararak,düzineye tamamlamış oldu

Kendisini bu büyük başarısından dolayı tebrik eder (!), daha nice düzinelere vesile olmasınıdileriz…

Bu gidişle sadece Türkiye rekoru değil, Dünya rekoru da kıracak…

Bakalım içindeki kin ve nefret ve doymak bilmeyen PARA hırsı Mehmet Tatlıcı’ya bundan sonra neler yaptıracak ve daha hangi akıl almaz iddialarla baba bir kardeşi ile merhum babasının ikinci eşine karşı haksız, hukuksuz suçlar isnat etmeye çalışacak?

Sanırız Mehmet Tatlıcı, bu akıl almaz iddialarıyla yaptığı ve hepsi de reddedilen suç duyurularıyla, sadece Türkiye rekoru değil, Dünya rekoru da kırarak, adını hukuk tarihine ibretlik bir “SUÇ DUYURUCU” olarak altın harflerle yazdıracak…

Gelişmeleri okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz…

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top