Mehmet Tatlıcı Rekorunu Yeniledi!

mehmet-tatlici-rekorunu-yeniledi.jpg

Mehmet Tatlıcı’nın kendisiyle aynı soyadını taşıyan aile fertlerine karşı haksız, hukuksuz ve mesnetsiz suç duyurularıyla sürdürdüğü “hukuk mücadelesi” geri tepmeye devam ediyor. Mehmet Tatlıcı, daha önce 13 olan asılsız suç duyuruları rekorunu, şimdi de 14’e çıkardı. Hukuk tarihimize adını “asılsız suç duyuruları rekortmeni” olarak altın harflerle yazdırmaya aday Mehmet Tatlıcı, bakalım bu rekorunu geliştirmeye devam edecek mi?

Bugünkü haber-yorumumuzda Mehmet Tatlıcı’nın 6 yılı aşkın süredir büyük bir kin ve nefretle sürdürdüğü “hukuk savaşındaki” son bir gelişmeyi okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşacağız.

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NIN KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARARI

Haber merkezimizin araştırmalarına göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya karşı haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla yaptığı son suç duyurusu müracaatını da kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.

Bu konudaki karar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu tarafından 5 Mayıs 2015 tarihinde, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mithat İlbeyoğlu imzasıyla kayıtlara geçmiştir.

NEYDİ MEHMET TATLICI’NIN ADALETİN VE HUKUKUN DUVARINA ÇARPAN 14. ASILSIZ SUÇ DUYURUSU?

Mehmet Tatlıcı’nın bu suç duyurusunun hedefinde yine baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile merhum babasına hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı vardı.

Mehmet Tatlıcı’nın kendi öz babasının geride bıraktığı, onun yasını tutmaya devam eden bu kederli aileye karşı, 6 yılı aşkın bir zamandır büyük bir kin ve nefretle sürdürdüğü haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddialar taşıyan suç duyurularından birisi de akıl almaz bir senaryo dahilinde oynanmaya çalışılan bir oyundu. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Yeni Senaryo, Yeni Aktörler, Yine Hüsran” ve “Her Taşın Altından Çıkan Aynı İsimler” haberleri).

Mehmet Tatlıcı’nın aslında başlangıçta kendisiyle doğrudan alakası olmadığı “izlenimi veren” bu “oyun”, sonradan kendisinin de bir anda büyük paralar harcadığı “avukat ordusuyla” birlikte müdahil olarak katıldığı bir dava sürecine dönüşmüş ve onu her zaman olduğu gibi bu oyunların “baş aktörü” haline getirmişti.

Normal bir insan aklı ve vicdanının kabul edemeyeceği bu oyunun hedefindeki insanlardan biri merhum eşi Mehmet Salih Tatlıcı’nın yasını bugün de tutmaya devam eden 65 yaşındaki mütevazı bir insan olan Nurten Tatlıcı’dır. Bu hayırsever insan 6 yılı aşkın bir süredir her yeni güne rahmetli eşinin kabrini ziyaret ederek başlamakta, yaptığı bağışlarla merhumun saygın adını yaşatmaya çalışmaktadır.

Mehmet Tatlıcı’nın hedefindeki diğer isim ise baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’dır. Uğur Tatlıcı, rahmetli babasının vefatının ardından çok genç yaşta işlerin başına geçmiş, başarılı bir işadamıdır. O da annesi Nurten Tatlıcı gibi yaptığı bağış ve yardımlarla rahmetli babasının saygın adını yaşatmaya çalışmakta, kendi halinde mütevazı bir hayat sürmektedir.

MEHMET TATLICI’NIN AKIL ALMAZ İDDİALARI

Mehmet Tatlıcı, her seferinde ülkemizin savcıları ve hakimleri tarafından reddedilen yukarıda linklerini verdiğimiz bu akıl almaz senaryonun bir parçası olarak, hangi akıl almaz iddialarla suç duyurusunda bulunmuştu kendisiyle aynı soyadını taşıyan bu iki masum ve kendi halinde yaşayan aile fertlerine karşı:

-Hırsızlık,

-Görevi kötüye kullanma,

-Kasten basit yaralama,

-Silahlı tehdit,

-Hürriyeti kısıtlama

-Hakaret…

REDDEDİLEN 13 SUÇ DUYURUSU…

Mehmet Tatlıcı her zaman olduğu gibi “bu yolda” amacına ulaşamamış, bu haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla yapılan 13 suç duyurusunun hepsi de ya hakimlerimiz tarafından beraat kararlarıyla ya da savcılarımız tarafından kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle ret kararlarıyla sonuçlandırılmıştı.

13 KEZ REDDEDİLMEK YETMEDİ, 14. RET PEŞİNDE KOŞMAYA DEVAM ETTİ…

Ama Mehmet Tatlıcı bu,” huylu huyundan vazgeçmez misali”, ülkemizin asılsız iddialarla suç duyurusu rekortmeni olma yolunda hızla ilerleyen, kendi aile fertlerine karşı dava açma takıntısından bir türlü kendini alamayan bir şahıs olarak haberimize konu olan 14. suç duyurusunu da işte yine bu iki kendi halinde yaşayan insana karşı yapmıştı.

Burada da yine adeta bir senaryo dahilinde yeni bir oyun oynamaya çalışmıştı Mehmet Tatlıcı:

Daha önce 13 kez reddedilmenin hırsıyla Mehmet Tatlıcı, söz konusu davada kendisine ilişkin verilen Ek Takipsizlik Kararına karşı “yeni delil çıktı!” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na müracaat etmişti. Ancak savcılık makamı, haberimizin girişinde belirttiğimiz gibi Mehmet Tatlıcı’nın bu müracaatını da mevcut deliller doğrultusunda tekrar Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair kararıyla bir kez daha reddetmiştir…

Burada okurlarımız ve kamuoyu ile paylaşmak istediğimiz başka bazı gerçekler de vardır. Bunları bir-iki soru ile açalım:

Bütün bu akıl almaz oyunlar neden oynanmaktadır? Neden bütün bu oyunların arkasında hep aynı isim Mehmet Tatlıcı baş roldedir?

Mehmet Tatlıcı, neden baba bir kardeşi ve merhum babasının ikinci eşi hakkında bunca suç duyurusunda bulunmaktadır?

Bunda Mehmet Tatlıcı’nın iki önemli zaafı rol oynamaktadır:

Baba bir kardeşi ve rahmetli babasının 43 yıllık hayat arkadaşı olan ikinci eşine karşı duyduğu büyük bir kin ve nefret ile içinden bir türlü atamadığı para hırsı…

Bunların nedenlerini de aşağıda açıklayacağız:

MEHMET TATLICI KİMDİR VE NEYİ AMAÇLAMAKTADIR?

Mehmet Tatlıcı, rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın ilk evliliğinden dünyaya gelen üç oğlundan biridir. M. Salih Tatlıcı, ailesinin baskısıyla daha henüz 16 yaşında bir çocukken kendinden yaşça büyük teyzesinin kızıyla evlendirilmişti. Çok küçük yaşlarda yapmış olduğu bu evlilikten Ali, Ahmet ve Mehmet adında üç oğlu olan Mehmet Salih Tatlıcı, daha sonra teyzesinin kızı ve ilk eşi Bedriye Hanım’dan boşanmış ve kendisine hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan Nurten Tatlıcı ile ikinci evliliğini yapmıştı. Merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın Nurten Tatlıcı ile yaptığı bu evlilikten de en küçük oğlu Uğur Tatlıcı dünyaya gelmişti.

Mehmet Salih Tatlıcı, adeta sıfırdan başladığı iş hayatında sabrı, azmi ve çalışkanlığı ile büyük başarılara ulaşmış, 22 Şubat 2009 tarihindeki vefatının ardından da ailesi ve tüm çocuklarına hatırı sayılır bir servet bırakmıştı. Yaşamı boyunca da hem ilk eşi ve bu evlilikten olan çocukları ve torunlarına, hem de ikinci eşi ve en küçük oğluna sorumlu ve sevgi dolu bir eş ve baba olarak sahip çıkmış, onlara maddi-manevi olarak varını-yoğunu büyük bir sevgiyle sunmuştu. Merhum işadamı, özellikle tüm çocuklarının en iyi şartlarda eğitim görmesini sağlamış, çocuklarını iş hayatının zorluklarına hazırlamış, onlara büyük paralar kazanacakları işler kurmuş ve başarılı olmaları için büyük maddi destekler vermişti.

MEHMET SALİH TATLICI’NIN RESMİ VASİYETNAMESİ

Merhum işadamının vefatı sonrasında, yıllar öncesinden düzenlemiş olduğu 2 Ağustos 1994 tarihli resmi vasiyetnamesi açıklandı. Buna göre, Mehmet Salih Tatlıcı, ilk evliliğinden oğulları Ahmet Tatlıcı ve Ali Tatlıcı’yı mirasından ıskat etmişti.

Çocuklarını çok seven, varını yoğunu onların önüne koyan hayırsever işadamı acaba neden böyle bir karar vermişti? Merhumun sevenleri onun, tüm evlatlarına her şeyini veren bir baba olmasına rağmen, ne hazindir ki kendisini ölümle tehdit edecek kadar ileri giden Ali ve Ahmet Tatlıcı’ya karşı büyük bir hayal kırıklığı içinde olmasıyla açıklamaktadırlar bu durumu…

BİR DE MERHUM İŞADAMININ İLK EVLİLİĞİNDEN OLAN DİĞER OĞLU MEHMET TATLICI VARDI…

Kendisine Tat Bank gibi bir bankanın yönetimini vermiş olduğu diğer oğlu Mehmet Tatlıcı’nın bu bankayı batık krediler dağıtarak iflasına yol açması ise bir başka hayal kırıklığı olmuştu Mehmet Salih Tatlıcı için…

Merhum işadamı da tüm bu gelişmeler üzerine bu “hayırlı” evlat Mehmet Tatlıcı ile tüm torunlarının geride bıraktığı mirasından saklı payları oranında yararlanmalarını istemişti.

Rahmetli işadamı, kendisine hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya ise mirasının kalan kısmını bırakmıştı.

MEHMET TATLICI’NIN BİR TÜRLÜ KABUL EDEMEDİĞİ GERÇEK İŞTE TAM DA BUYDU

Nasıl olur da babası kendisine saklı payıyla yetinmesini vasiyet edebilirdi?

Aslında Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babası M. Salih Tatlıcı’nın mirasından alacağı saklı payının bile milyonlarca dolar ettiği söylenmektedir.

AMA MEHMET TATLICI’NIN BİR TÜRLÜ ÜSTESİNDEN GELEMEDİĞİ ZAAFLARI VARDI

Birincisi, babasının geride bıraktığı gözü yaşlı ailesine karşı duyduğu büyük bir kin ve nefret; ikincisi de para hırsı…

Bu iki zaafla birlikte, merhum babasının vefatından yıllar önce düzenlediği vasiyetname ile tüm tasarruf nisabını ikinci eşi Nurten Tatlıcı ve en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya bırakıp, Mehmet Tatlıcı’ya ise yalnızca saklı payını almasını vasiyet etmiş olması, bu “hayırlı evladın” asla hazmedemeyeceği bir şeydi…

Bunu hazmedemeyen Mehmet Tatlıcı da işte bu yüzden rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın resmi vasiyetnamesinin iptali ve miras tespit davaları dışında ayrıca, baba bir kardeşi ve babasının ikinci eşine karşı taciz mahiyetinde bir sürü suç duyurusunda bulunmuştur. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bkz. “Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı” haberi).

Mehmet Tatlıcı, babasının vefatından beri 6 yılı aşkın zamandır, büyük paralar harcadığı bir avukat ordusuyla birlikte (bkz. “Avukat Koleksiyonunu Genişletiyor” haberi) mahkemeler ve savcılıklar gibi adli kurumları ve farklı devlet kuruluşlarını anlamsız bir şekilde meşgul edip durmakta, ama hiçbir zaman bu emellerine ulaşamamaktadır. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Adalet Bir Kez Daha Yerini Buldu”; Yargıtay Vasiyetnamenin İptalini Reddetti” ve “Güvendiği Dağlara Kar Yağmaya Devam Ediyor” haberleri).

Görüldüğü gibi, Mehmet Tatlıcı, ya tutarsa kafasıyla oynadığı bu oyunlarıyla hiçbir davayı kazanamamıştır. 

Ayrıca, Mehmet Tatlıcı’nın asılsız iddialarla yaptığı tüm suç duyuruları da hukuk duvarına çarparak bir bir geri tepmiştir.

Mehmet Tatlıcı’nın suç duyuruları, normal bir insan aklını ve vicdanını zorlayan iddialar içermekte olduğu  ve masum insanları bunlarla suçlayarak mahkum ettirme amacı taşıdığı için, hepsi de ülkemizin savcıları ve hakimleri tarafından ya reddedilmiş ya da takipsizlikle sonuçlandırılmıştır.

Mehmet Tatlıcı’nın bu günkü haberimizde sunmuş olduğumuz 14. suç duyurusunun da reddedilmiş olması,  buna yeni bir örnek teşkil etmiştir.

Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu hamleleriyle esas amacı, Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı yıldırarak mirastan kendi kafasınca daha fazla pay almaya yöneliktir. Bu yönde Mehmet Tatlıcı’nın attığı adımlar da zaten onun gerçek niyetini net bir şekilde ortaya koymaktadır (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “740.000.000 dolarlık ‘GİZLİ’ teklif” haberi).

MEHMET TATLICI NE SÖYLÜYOR, AMA ASLINDA NELER YAPIYOR?

Şimdi, tüm gerçekler böyle iken, haber merkezimizin yaptığı araştırma sonucu ulaşmış olduğu, Mehmet Tatlıcı’nın, hakkında açılan bir soruşturma için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilmek üzere hazırladığı ve altında kendi imzası olan resmi bir belgede söyledikleri de ayrı bir gerçektir:

“… Babam sağlığında bana yaptığı vasiyetinde mahfuz hissemle yetinmemi istemişti. Onun son arzusuna saygı duydum ve ona uydum. Ancak babam öldükten sonra üvey annem ve kardeşim miras konusundan dolayı devamlı şekilde herşeyi ihtilaf konusu yaptılar. Asılsız şikayetlerde bulundular. Herşeyi dava konusu ettiler. Ben de hakkım olan şekilde avukatlarım vasıtası ile ihtilafları davaları çözmeye çalıştım. Ancak şu an bıkmış durumdayım. Devamlı şekilde asılsız şikayetler de bulunmaktadır. Durmadan asılsız şikayetler ile ilgili ifade vermek durumunda kalıyorum…” 

İşte Mehmet Tatlıcı oyununu tam da böyle oynamaktadır. Bütün bu davaları açan da, haksız hukuksuz iddialarla suç duyurusunda bulunan taraf da bizzat kendisi olmasına rağmen, büyük bir pişkinlikle bunun tam tersini söyleyebilmektedir. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: Tatlıcı Gerçekleri haber sitesi, Perde Arkası bölümünde yer alan, “Savcılara Ne Diyor, Gerçekte Ne Yapıyor?” yazı dizisi).

Burada ve ilgili linklerde ortaya koyduğumuz tüm gerçeklerin gösterdiği gibi Mehmet Tatlıcı, merhum babasının kendisine bırakmış olduğu milyonlarca dolar ettiği söylenen bir miras payıyla da yetinmeyip, büyük bir açgözlülükle daha fazlası peşinde koşarken, eşi Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatının 6. yılında bile hala merhumun yasını tutmaya devam ederek, kendi halinde mütevazı bir yaşam süren 65 yaşındaki hayırsever insan Nurten Tatlıcı ile merhum babasının saygın adını ve anısını, hayır kurumlarına yaptığı bağışlarla yaşatmaya çalışan baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya karşı, sadece miras davaları açarak değil, onları itibarsızlaştırma ve kamuoyunda küçük düşürme adına akıl almaz iddialarla suç duyurularında bulunmaya da devam etmiş ibretlik bir insandır.

Bütün bu gerçekler ve kanıtları, Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde daha önce yayımlanmış haberlerimizde, ayrıca haber sitemizin Perde Arkası bölümünde yer alan haberlerimizde ve yukarıda verdiğimiz linklerde mevcuttur.

Gelişmeleri okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top