Mehmet Tatlıcı, Uğur ve Nurten Tatlıcı’dan ne istiyor?

mehmet_tatlici_ugur_ve_nurten_tatlicidan_ne_istiyor_h379.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden olma üç oğlundan biri olan Mehmet Tatlıcı, baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile babasının 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşi Nurten Tatlıcı aleyhine asılsız iddialarla tam 12 suç duyurusunda bulunmuş ve hepsi de reddedilmişti. Kısa bir süre önce reddedilen suç duyurusu sayısı 13’e çıktı. Peki, Mehmet Tatlıcı’nın esasen kendi itibarını yok etmeye devam eden bu anlamsız mücadelesinin altında hangi gerçekler yatmaktadır? Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde, Mehmet Tatlıcı’nın babası merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından beri sürdürdüğü bu kin ve nefret dolu mücadelesinin nedenlerini, bir yazı dizisiyle okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşacağız.

 

TATLICI GERÇEKLERİ – YENİ YAZI DİZİSİ…

Mehmet Tatlıcı: Türkiye’nin asılsız ve mesnetsiz iddialarla suç duyurusu rekortmeni

Aslı, astarı olmayan, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla merhum babasının ikinci eşi ile baba bir kardeşi aleyhine tam 13 suç duyurusunda bulunmuş ve HEPSİ DE ülkemizin hakim ve savcıları tarafından reddedilmiş ibretlik bir insandır Mehmet Tatlıcı…

Mehmet Tatlıcı: Merhum babasının geride bıraktığı ailesine karşı yürütülen sistemli bir itibarsızlaştırma kampanyasının baş aktörü

Mehmet Tatlıcı, bugün sahip olduğu lüks yaşamı ve yedi sülalesine yetecek serveti, sadece ve sadece merhum babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendisine bıraktıklarına borçludur.

Ancak ne yazık ki, işte bu Mehmet Tatlıcı, hayırsever işadamı merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından itibaren hayatını adeta merhum babasının geride bıraktığı aile fertlerine ve onun saygın anısına karşı büyük bir kin ve nefretle sürdürdüğü anlamsız bir savaşa adamıştır.

Mehmet Tatlıcı’nın akıl almaz bir kin ve nefretle hedef aldığı insanlar kimler?

Mehmet Tatlıcı’nın bu anlamsız ve insan vicdanını sızlatan savaşının hedefi ise maalesef baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile hayatta kendisine en ufak bir kötülüğü dokunmamış bir insan olan Nurten Tatlıcı’dır. Nurten Tatlıcı, merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşidir.

Nurten Tatlıcı, merhum Mehmet Salih Tatlıcı’ya büyük bir sevgi ve saygı ile bağlanmış, yaşamını eşi ve bu evlilikten dünyaya gelen oğlu Uğur Tatlıcı’nın mutluluğuna adamış, eşinin ilk evliliğinden olan çocuklarına ve onların ailelerine karşı da her zaman büyük bir sevgi ile yaklaşmış ve onlara karşı en ufak bir kötülüğü bulunmamış, hep mütevazı yaşamı ve hayırseverliği ile bilinen bir insan olmuştur.

Nurten Tatlıcı, her yeni güne hala yasını tutmakta olduğu 43 yıllık hayat arkadaşı olan merhum işadamının kabristanının ziyaret ederek başlamakta ve rahmetli eşinin acısı kalbine gömerek kendi halinde mütevazı bir yaşam sürdürmektedir.

Mehmet Tatlıcı’nın babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından beri sistemli bir şekilde itibarsızlaştırmaya çalıştığı ikinci kişi ise, aynı babadan dünyaya gelmiş olan kardeşi Uğur Tatlıcı’dır.

Uğur Tatlıcı, rahmetli babasının saygın adını, babası adına yaptığı bağışlarla yaşatmaya çalışan, mütevazı yaşamıyla dikkat çeken saygın bir işadamıdır.

Kendisini sosyete dergilerinde “poz verirken” göremezsiniz; yine sosyetenin “eğlence” mekanlarında da göremezsiniz. O da tıpkı annesi Nurten Tatlıcı gibi, kendi halinde sakin bir hayat sürmeyi tercih etmekte, özellikle engelli vatandaşlarımızın önündeki engellerin kaldırılmasına ve doğanın korunmasına yönelik projelere verdiği desteklerle bilinmektedir.

Mehmet Tatlıcı’nın vicdansızca hedef aldığı insanlar, buna bir anlam veremiyor

Bu yüzden, rahmetli işadamının geride bıraktığı eşi Nurten Tatlıcı ile en küçük oğlu Uğur Tatlıcı, aynı babadan dünyaya gelen Mehmet Tatlıcı’nın kendilerine yönelik haksız-hukuksuz iddialarla yapılan suç duyurusu adı altındaki itibarsızlaştırma çabalarına da, (medyadan “şu veya bu” şekilde sağlamış olduğu ilişkilerini de kullanarak) büyük bir kin ve nefretle kendilerine karşı sürdürmeye çalıştığı, normal bir insan aklı ve ahlakında yeri olmayan bu küçük düşürme ve ötekileştirme mücadelesine de bir türlü anlam verememektedirler.

Çünkü bütün bunları insan vicdanını sızlatan bir şekilde acımasızca sürdüren Mehmet Tatlıcı, babası henüz hayattayken şimdi akıl almaz iddialarla mahkum ettirmeye çalıştığı Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı’nın o zaman babasıyla birlikte yaşadığı eve sık sık gelir ve orada kalırdı. Orada kendisine karşı ne Nurten Tatlıcı, ne de Uğur Tatlıcı’nın en küçük bir kötülüğü olmamıştı. Babaları hayattaydı ve her şey bugünkünden çok farklıydı.

Mehmet Tatlıcı: Merhum babasının daha cenaze namazı bile kılınmadan “mirastan daha fazla ne koparırım” derdine düşen evlat

Ne zaman ki babası Mehmet Salih Tatlıcı vefat etti, daha merhumun cenazesi bile kaldırılmadan Mehmet Tatlıcı (içinde yıllarca nasıl bir nefret biriktirdi/hazırlık yaptıysa) baba bir kardeşi ile babasının (hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan) ikinci eşine karşı açmış olduğu hem miras davaları, hem de mahkum ettirmek maksatlı onlarca dava ve asılsız suç duyurusuyla sahne almıştır.

Bu durum 5,5 yıldır bu şekilde sürüp gidiyor

Mehmet Tatlıcı, rahmetli babası daha hastanede hayatta kalma mücadelesi verirken, vefattan haftalar önce avukatlarına miras davaları için vekalet vermiş, babasının vefat günü ise, sabaha karşı bankalara faks çekip (henüz babasını toprağa verip, son görevini bile yerine getirmeden) rahmetlinin hesap dökümlerini istemiş ve yine rahmetli babasının 40. gün duaları okunmadan da mahkemelere koşarak, merhum babasının kendisine bırakmış olduğu milyonlarca dolar ettiği söylenen mirası beğenmeyip, daha fazlasını elde etmek amacıyla vasiyetnamenin iptali ve miras tespit davaları açmıştı. (Bkz. “Vefat Günü Sabaha Karşı 04:29’da Bankaya Gönderilen Faks” haberi)

Bunu, rahmetliyi henüz hayattayken ölümle tehdit etmiş olan diğer oğulları Ahmet Tatlıcı ve rahmetli Ali Tatlıcı’nın mirasçıları Salih Ziya ve Bedriye Kamer Tatlıcı izlemiş, onlar da bu davalara katılarak babalarının / dedelerinin mirasından daha fazla pay alabilmek adına ellerinden geleni yapacakları kendi dava süreçlerini başlatmışlardı.

Mehmet Tatlıcı’nın merhum babasının vasiyetiyle derdi neydi?

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı çok küçük yaşlarda sıfırdan başladığı iş hayatında, azmi, sabrı ve çalışkanlığı ile büyük yatırımlara imza atmış saygın ve hayırsever bir işadamıydı. Kendisi, 22 Şubat 2009 tarihinde maalesef aramızdan ayrılarak ebediyete intikal etti.

Merhumun vefatının ardından ise, henüz hayattayken 1994 yılında yazmış olduğu resmi vasiyetnamesi ortaya çıktı.

Ancak, rahmetli işadamının vasiyetnamesinde emrettiği hususları, kendilerine bugün sahip oldukları her şeyi vermiş olduğu (milyonlarca dolar karşılığı olduğu söylenmektedir) ilk evliliğinden oğulları, başta Mehmet Tatlıcı olmak üzere, Ahmet Tatlıcı ve daha önce vefat etmiş olan oğlu rahmetli Ali Tatlıcı’nın çocukları Salih Ziya Tatlıcı ve Bedriye Kamer Tatlıcı beğenmediler ve daha fazlasını talep ederek, yukarıda belirtmiş olduğumuz rahmetlinin vasiyetnamesinin iptali ve mirasının tespiti için davalar açtılar.

Merhum Mehmet Salih Tatlıcı vasiyetnamesinde, kendisini ölümle tehdit etmiş olan ilk evliliğinden oğulları Ahmet Tatlıcı ve Ali Tatlıcı’yı mirasından ıskat etmiş, diğer oğlu Mehmet Tatlıcı ile torunlarının mirasından saklı payları oranında yararlanmalarını istemişti.

Rahmetli işadamı, kendisine hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya ise mirasının kalan kısmını bırakmıştı.

Mehmet Tatlıcı’nın tüm uğraşı: 7 gün 24 saat miras davası…

İşte bu yüzden Mehmet Tatlıcı, dünyanın parasını ödediği bir avukat ordusu ile, merhum babasının vefatının hemen ardından açtığı vasiyetnamenin iptali ve miras tespit davalarında hedefine ulaşmak için, kendisine en ufak bir kötülüğü bulunmamasına rağmen büyük bir kin ve nefretle, merhum babasının ikinci eşi ile baba bir kardeşini haksız, hukuksuz iftiralarla mahkum ettirmek için 7 gün 24 saat uğraş verdiği anlamsız bir mücadele içinde debelenip durmaktadır.

Yine bu yüzden, Mehmet Tatlıcı sadece okurlarımızın ve kamuoyunun değil, asılsız iddialarla yaptığı suç duyuruları yüzünden adalet sistemimizin hakim ve savcılarının da malumu olmuş bir şahıstır.

Mehmet Tatlıcı kendisine en ufak bir kötülüğü dokunmamış, kendi halinde yaşayan hatta kendisiyle aynı soyadını taşıyan aile fertlerine karşı bu anlamsız ama o ölçüde düşündürücü “mücadelesini” sürdürürken her yolu denemekte, içindeki kin ve nefret duygusu onu sadece ülkemizde tutamamakta, bütün bu yolları denemeye devam edeceği yeni ülkelere de taşımaktadır.

Türkiye’de hedeflerine ulaşamadı, gitti Amerika’da da davalar açtı

Ülkemizin hukuk sistemi içinde hedeflerine ulaşamayan kahramanımız Mehmet Tatlıcı, şansını artık Amerika Birleşik Devletleri’nde de zorlamaya başlamıştır; burada ulaşamadıklarına Amerikan adalet sistemiyle ulaşmayı hayal etmekte, burada olduğu gibi orada da her yolu denemektedir. (Bkz. ;  “740.000.000 dolarlık ‘GİZLİ’ Teklif”  “671 Dolar 20 Sent için FED’i Sorguya Çekti!” ve “Mehmet Tatlıcı Mahkemeyi Nasıl Yanıltıyor?” ve Al Dağlardan Kengeri, Ver Devenin Ağzına” ve “Göl Maya Tuttu Hocam”  haberleri)

Hem kendine, hem de çevresine zarar veriyor ama bu huyundan bir türlü vazgeçemiyor

Aslında bütün bunlar, en fazla Mehmet Tatlıcı’ya zarar vermekte, yaptıkları kamuoyu nezdinde kendisini daha da olumsuz bir imaja doğru sürüklemekte ve bütün bunlarla her geçen gün kendini cevap vermekte daha da zorlanacağı noktalara taşımaktadır.

Büyük bir “avukat ordusunun” da yardımını almasına rağmen, asılsız iddialarına dayanan bütün bu suç duyuruları, açtığı davalar vb. hiçbirinden henüz kendi lehine bir sonuç çıkaramamıştır Mehmet Tatlıcı…

Çıkaracak gibi de görünmemektedir. Çünkü bunların ne aslı ne de hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır.

Bizim de elimizden, her anlamda kendisine zarar vermekten başka bir sonuç alamayacağı bu nafile mücadelesinde, artık akıl-fikir dilemekten (tanrı veya tıp nezdinde) başka bir şey gelmemektedir…

Mehmet Tatlıcı’nın kin ve nefretle sürdürdüğü mücadelesinin kulvarları

Evet, Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babasının vefatından beri onun geride bıraktığı gözü yaşlı ailesine karşı yaptıklarının özeti budur…

Şimdi, Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu yaptıklarının biraz daha derinine inerek başka bazı noktaları okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşalım:

Mehmet Tatlıcı, yukarıda anlattıklarımızdan da anlaşılacağı gibi babası merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın düzenlediği resmi vasiyetnamesiyle mirasını bıraktığı eşi Nurten Tatlıcı ile en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya bu mirası yedirmemeye ant içmiştir.

Bu amaçla, daha babası hastanede yaşam mücadelesi verirken, baba bir kardeşi ile babasının ikinci eşine karşı insan aklı ve vicdanını sızlatan bir mücadelenin adımlarını iki ayrı kulvardan atmaya başlamıştır:

Birinci Kulvar: Miras davaları

Bunlardan birincisi, miras tespit ve vasiyetnamenin iptali davalarıyla başlattığı süreçtir. Mehmet Tatlıcı, burada merhum babasının vasiyetnamesini iptal ettirerek mirastan daha fazla pay almayı amaçlamaktaydı. Bunu yaparken de ayrıca rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın miras bıraktığı (aralarında İstanbul Zincirlikuyu’daki ikiz iş kuleleri Tat Towers’ın da bulunduğu) çok sayıda gayrimenkulün atıl kalmasını sağlayarak, bunlardan Uğur ve Nurten Tatlıcı yanında diğer mirasçıların da herhangi bir kira geliri elde etmesine engel olmayı planlamıştı.

İkinci kulvar: Hedef aldığı baba bir kardeşini ve merhum babasının 43 yıllık eşi ve hayat arkadaşını itibarsızlaştırma kampanyası

İkinci kulvar ise bu davalara paralel olarak sistemli bir şekilde yürütülen ve haksız-hukuksuz suç duyurularıyla ve hep aynı muhabirlerin ısmarlama “haberleriyle” desteklenen Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı itibarsızlaştırma kampanyalarıdır. Bu itibarsızlaştırma ve kamuoyu nezdinde küçük düşürme kampanyası da, kendi içinde iki ayrı koldan yürütülen ve aynı hedefe ulaşmayı amaçlayan bir davalar ve suç duyuruları dizisiydi. Buradaki amaç ise Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı bir şekilde hapis cezasına mahkum ettirmeye çalışmaktı…

Yazı dizimizin ilk bölümünü Mehmet Tatlıcı’nın para hırsıyla sürdürdüğü kin ve nefret dolu mücadelesinin birinci kulvarı olan miras davaları sürecine ayıracağız.

Çok yakında Tatlıcı Gerçekleri’nde…

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Gerçekler

1 Reply to “Mehmet Tatlıcı, Uğur ve Nurten Tatlıcı’dan ne istiyor?”

  1. Serpil dedi ki:

    Nasıl bir ailedir bu? Hiçmi düzgün adam yok bu sülalede? Herkes böyle üçkağıtçı ve sahtekarmı? 3 günlük dünya hepiniz ölüp gideceksiniz. Dünyanın malı dünyaya kalacak. Anlaşın biran önce yoksa kimseye yar olmayacak mal mülk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top