Mehmet Tatlıcı’nın Amerika Hüsranı

mehmet-tatlicinin-amerika-husrani.jpg

Mehmet Tatlıcı, Türkiye’de açtığı miras ve vasiyet davalarında kaybettikçe soluğu Amerika’da almış, ama orada da aradığını bulamamıştı. Yıllardır uğraştığı bir davada daha yine hüsrana uğradı Mehmet Tatlıcı. Florida’daki son duruşmada hakim, Mehmet Tatlıcı’nın taleplerini geçersiz saydı. Anlaşılan o ki, Mehmet Tatlıcı Türkiye’de defalarca kaybettiği “hukuk arayışını” şimdilerde fazlasıyla bel bağladığı “Amerikan Adaletinde” bile bulamayacak.

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın mirası, geride bıraktığı aile fertleri tarafından yıllarca paylaşılamadı. Türkiye’de açılan onlarca dava ve karşılıklı suçlamaların yetmemiş olacak ki, merhumun ilk evliliğinden oğlu Mehmet Tatlıcı konuyu Amerika’ya da taşımıştı. Amerika’da nafile hukuk arayışlarında da beklediğini bulamayan ve her defasında kaybeden Mehmet Tatlıcı, özellikle Amerika’daki avukat ordusuyla da yıllardır uğraştığı, tüm duruşmalarına “büyük bir motivasyonla” katıldığı ve beraberinde Türkiye’den, Romanya’dan avukatlarını bile her seferinde yanında oralara taşıdığı davanın son duruşmasında yine hüsrana uğradı.

FLORİDA’DA YAPILAN DURUŞMADA MEHMET TATLICI’NIN TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida Eyaleti’nde yapılan 8 Şubat 2018 tarihli duruşmada, hakim Charles Burton Mehmet Tatlıcı’nın taleplerini reddetti. Mehmet Tatlıcı, aleyhlerine dava açtığı rahmetli babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’nın Amerika’daki dava duruşmalarına oradaki avukatlarıyla ve İstanbul’dan da telekonferans yoluyla katılmalarının, mahkemenin emirlerine karşı çıkmak olduğunu iddia etmişti.

Hakim, Mehmet Tatlıcı ve onun Amerikalı ve Romanya’lı ve Bulgar’lardan oluşan “avukat ordusunun” akla zarar ve hatta insan haklarına aykırı taleplerini reddederek, Amerikan Adaleti’nin bile önünde-sonunda adaletli olabildiğine dair örnek bir karar verdi.

NE OLMUŞTU?

Mehmet Tatlıcı, Türkiye’de rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın resmi vasiyetnamesine karşı davalar açmış ve hepsini kaybetmişti. Ayrıca miras tespitine yönelik davalar açmış, kanunları adeta geriye doğru işletme “kararlılığıyla” miras paylaşımının eski medeni kanuna göre yapılmasını istemiş, uzun yıllar süren yargılama neticesinde büyük bir avukat ordusu ve üniversite hocalarından oluşan danışmanlarına rağmen istediği hiçbir sonucu elde edememişti. Yargı, Mehmet Salih Tatlıcı’nın resmi vasiyetnamesinin geçerli olduğunu ve miras tespitinin de yeni Medeni Kanuna göre yapılması gerektiğine karar vermişti.

TÜRKİYE’DE HESAPLAR TUTMAYINCA, MEHMET TATLICI SOLUĞU AMERİKA’DA ALMIŞTI

Türkiye’de istediğini alamayan Mehmet Tatlıcı, bir yandan da Amerika Birleşik Devletleri’ne gidip, orada da miras davaları açmıştı. Bu davalarda da istediğini alamayan Mehmet Tatlıcı, avukat ordusunun bir kısmını buralara taşımış, yerli ve yabancı (Amerikalı, Romanyalı, Bulgar) avukatlarıyla birlikte orada yeni “kazanımlar” peşinde nafile arayışını sürdürmüştü. Aklınca Amerikan mahkemesinden aldıracağı bir kararı, Türkiye’de emsal olarak kullanmayı hesaplamaktaydı. Ancak, 8 Şubat 2018 tarihinde, Florida’nın Delray Beach Bölge Mahkemesi hakimi Charles Burton Mehmet Tatlıcı’nın bir kez daha hüsrana uğradığı kararı verdi.

AMERİKAN ADALETİ Mİ, YOKSA AMERİKAN ADALETSİZLİĞİ Mİ?

Mehmet Tatlıcı ve “avukat ordusu”, Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın Türkiye’den Amerika’ya gelmeleri için mahkemeyi zorlayıp duruyorlardı. Davaya bakan hakim Jamie Goodman da, Amerikan adalet sistemi içinde hiç de tanık olunmayan biçimde bu insanların Türkiye’den Amerika’ya gelmelerini ve duruşmalara katılmalarını emrediyordu adeta.

Oysa ki, Amerikan Adalet Sistemi, bu tür duruşmalara uzak ülkelerden gelemeyecek durumda olanlar için avukatlarının hazır olduğu durumlarda video veya tele-konferans sistemiyle katılımı kabul ediyordu. Ancak, hakim Goodman duruşma kayıtlarına da geçen sözleriyle Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın avukatını da, kendilerini de düpedüz azarlamakta hatta aşağılayan ifadeler kullanmaktaydı. Hiçbir şekilde mazeret de kabul etmiyordu, dediği dedikti…

UZUN UÇAK YOLCULUĞU YAPAMAYAN YAŞI YETMİŞE GELMİŞ BİR İNSANA YAPILAN İNSAFSIZLIK

Biri yaşı yetmişe gelmiş, sağlığı uzun uçak yolculukları yapmaya elverişli olmayan Nurten Tatlıcı, diğeri de Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerin vize krizine yol açtığı bir döneme denk gelen duruşmaya Türkiye’deki Amerikan konsoloslukları vize işlemlerini tamamen iptal ettiği için katılamayan Uğur Tatlıcı, hakim Goodman’ın haksız saldırılarına hedef oluyor, avukatları da duruşmada sürekli “fırça yiyordu”. Sanki İstanbul-Florida arası uçakla 14 saat değil de yarım saatmiş gibi, sanki bizzat kendi konsoloslukları vize işlemlerini durdurmamış gibi…

MEHMET TATLICI VE “AVUKAT ORDUSUNUN” HUKUK TARİHİNE GEÇECEK “MASRAF LİSTESİ”

Mehmet Tatlıcı ise, yanında avukat ordusu bu duruşmalara katılıyor ve dava açtığı kendi aile fertlerinin haklı mazeretlerinin geçersiz olduğunu ispat etmeye çalışıyordu. Üstelik kendinin ve avukatlarının tüm uçak yolculukları, otel ve restoran harcamaları yanında tüm avukatlık ücretlerinin de Uğur ve Nurten Tatlıcı tarafından ödenmesini talep ediyordu. Mehmet Tatlıcı’nın davasına bakan hakim Jamie Goodman da bu yönde kararlar alıyordu.

Kısacası, Mehmet Tatlıcı ve avukatları, uçakların en pahalı olan birinci sınıf biletleriyle Türkiye’den Amerika’ya uçuyor, en lüks otellerin en pahalı odalarında keyif çatıp, en lüks restoranlarında ve barlarında yiyip içtiklerinin faturasını da her dediklerine onay veren bir hakim (Jamie Goodman) eliyle Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya fatura ediyorlardı.

NELER Mİ VARDI BU ŞİŞİRME FATURALARIN İÇİNDE?

Bunu normal bir insan mantığı ve ahlak anlayışı içinde açıklamak zor, ancak haber merkezimiz tarafından ele geçirilen bazı bilgi ve belgelerdeki gerçekleri okurlarımızın bilgisine sunmak adına bir kısmını da burada yeri gelmişken paylaşmak isteriz:

Örneğin, Mehmet Tatlıcı ve Bulgar asıllı avukatının Türkiye-Florida tek yön uçak bileti parası: 11.020 Dolar.

Örneğin, Mehmet Tatlıcı ve avukatlarının 3 gecelik otel konaklama masrafı: 14.802.46 Dolar.

Örneğin, Mehmet Tatlıcı’nın avukatlarının ücretleri:

Victor Stein: (saati 400 dolardan) toplam 12.720 dolar;

Jeremy Friedman (Saati 400 dolardan) toplam 5.320 dolar;

Craig T. Downs (saati 400 dolardan) toplam 3.060 dolar;

Bu üç avukatın konaklama ücretleri toplamı (sıkı durun!): 21.100 dolar…

Ama bitmedi, dahası da var:

Mehmet Tatlıcı’nın Amerikalı avukatlarından Jeremy Friedman’ın başka talepleri de vardı:

Bunlar da yine saati 400 dolardan hesaplanıyor ve bu ek talebin tutarı da tam 12.360 dolar.

Mehmet Tatlıcı ve avukatlarının uçakların en lüks koltuklarında seyahat masrafları, lüks otellerde konaklama, lüks restoran ve barlarda yeme-içme masraflarının toplamı ise 3 gün için tam 48.262 DOLAR ve 46 SENT tutmakta…

BU NASIL BİR MASRAFTIR?

Neredeyse 50 BİN DOLAR…

Mehmet Tatlıcı ve adamları neredeyse attıkları her adım için davalarına bakan hakim üzerinden bir servet talep ediyorlar Uğur ve Nurten Tatlıcı’dan.

Neden?

Çünkü biri sağlık sorunları olduğu için uzun uçak yolculuğu yapamayacağı doktor raporlarıyla sabit yaşı yetmişe gelmiş Nurten Tatlıcı; diğeri, Türkiye’deki Amerikan konsoloslukları Amerikan hükümeti kararıyla vize işlemlerini durdurduğu için vize alma şansı olmayan Uğur Tatlıcı, Jamie Goodman isimli bir Amerikalı hakimin, “bana ne, ben emrediyorum, Türkiye’den kalkıp buraya ne şartta olursa olsun gelecekler, gelmezlerse cezayı keserim; yıllardır devam eden bu davayı da onların aleyhine bitiririm” demesi yüzünden.

Üstelik bu hakim, Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın İstanbul’dan video veya tele-konferansla duruşmaya katılma haklarını bile reddederek bu kararları keyfi olarak alırken…

BİR HAKİM “BU SONUÇLARA” NASIL VARIYOR?

Amerikan yargısında bir hakimin bu kadar keyfi ve taraflı karar verdiği başka bir duruşma var mıdır, şu anda bunun cevabını verebilmek kolay değil ama karardaki keyfilik ve taraflılık çok açık. Yüksek egosu zirve yapmış bir hakim, kendi kanunlarını ve yargılama usullerini bile hiçe sayacak kadar objektiflikten uzak bir sonuca varabiliyor…

BU HUKUK KOMEDİSİ DEĞİL DE NEDİR?

Mehmet Tatlıcı ve adamlarının Türkiye’den oraya lüks mevkilerde uçak yolculuğu yapmaları, en lüks otellerde konaklayıp, en pahalı restoran ve barlarda yeme-içmelerinin bedelinin, geçerli mazeretlerine rağmen duruşmalara İstanbul’dan video veya tele-konferansla katılma hakları yok sayılan Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya fatura edilmesi tarihe geçecek tam bir hukuk komedisidir…

BİR BAŞKA HAKİM SONUNDA “BU HUKUK KOMEDİSİ” İÇİN “ARTIK YETER” DİYOR…

Ancak son yapılan duruşmaya bakan yeni hakim Charles Burton, Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın İstanbul’dan Florida’ya seyahat etmelerinin önündeki haklı engelleri kabul ederek, yedikleri ve içtikleri dahil adeta attıkları her adım için para talep eden Mehmet Tatlıcı ve adamlarının, “Uğur ve Nurten Tatlıcı hakim Jamie Goodman’ın emirlerini dinlemediler, mazeretlerini kabul etmeyin ve bunları cezalandırın” taleplerini reddetti.

TARAFSIZ ARABULUCUNUN TARAFGİRLİĞİ…

Mehmet Tatlıcı’nın bir kez daha hüsrana uğradığı son duruşmanın bir başka “ilginç” özelliği daha vardı:

Oynanan “hukuk komedisi” içinde “temsilci” sıfatıyla “rol alan” Joshua H. Rosenberg isimli bir başka “aktör” son duruşmaya doğrudan müdahil olarak katılma hakkı bulunmamasına rağmen her nedense “sahneye çıkmış” ve mirasa tabi olduğu iddia edilen bazı gayrimenkuller konusunda kendisinin Mahkeme tarafından görevlendirildiğini iddia ederek, davalı taraf Uğur ve Nurten Tatlıcı’yı mahkeme emirlerine uymamakla suçlamış ve Mehmet Tatlıcı’yı ise yere göğe sığdıramadığı ifadelerle övmüştür.

Tarafsız olması gereken ve duruşmada söz hakkı bulunmayan “temsilcinin” duruşmadaki bu tavrı, hakim Charles Burton’ın da dikkati çekmiş ve duruşma zabıtlarına da geçen sözleriyle birlikte Joshua H. Rosenberg isimli bu “temsilci” “taraflılığını kanıtladığı için” görevinden istifa etmek zorunda kalmıştır.

“TARAFSIZ TEMSİLCİ”, MEHMET TATLICI VE ADAMLARIYLA BİRLİKTE YEMEKTE…

Haber ekibimizin Florida’nın Delray Beach, Fort Lauderdale ve West Palm Beach şehirlerinde yaptığı araştırmalar, mahkemenin tarafsız olarak dava sürecine katılması için atadığı bu “temsilcinin”, Mehmet Tatlıcı ve avukatlarıyla “birlikte takıldığını”, hatta söz konusu duruşmadan iki gün önce de West Palm Beach’de Atlas Okyanusu kıyısındaki “The Circle at the Breakers” adlı lüks restoranda birlikte yiyip-içtiklerini ortaya koymuştur…

Kısacası, Mahkeme tarafından dava sürecinde “tarafsız” olsun diye atanan bir “temsilci”, davalı taraf Mehmet Tatlıcı ve avukatlarıyla birlikte takılıp, yiyip-içmekte, sonra da duruşmada çıkıp davanın öteki tarafındaki Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya hakimin önünde verip veriştirirken, Mehmet Tatlıcı’yı övmekte ve sonuçta, dava tutanaklarına da geçen bu taraflı davranışı yüzünden görevinden istifa etmek zorunda kalmaktadır…

NASIL BİR HUKUK KOMEDİSİ DEĞİL Mİ?

Tüm bunlara insanın inanası gelmiyor, ama haber ekibimizin araştırmalarının ve resmi duruşma kayıtlarının ortaya koyduğu gerçekler ışığında her şey yukarıda özetlediğimiz şekilde gelişmiştir…

TÜRKİYE VEYA AMERİKA, OYNANAN OYUNLAR HEP AYNI, AMA SONUÇ YİNE HÜSRAN

Yine Mehmet Tatlıcı, yine Mehmet Tatlıcı’nın başlattığı bir mahkeme süreci, bu süreçte oynanan oyunlar, ama sonuç Mehmet Tatlıcı için yine hüsran…

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın saygın adına ve anısına karşı yapılan her türlü hukuksuzluğu, oynanan bütün oyunları ve hukuk komedilerini geçmişte olduğu gibi bundan sonra da okurlarımız ve kamuoyunun bilgisine sunmaya devam edeceğiz…

 

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top