Mehmet Tatlıcı’nın Avukat Koleksiyonu…

mehmet-tatlicinin-avukat-koleksiyonu.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evlilikten dünyaya gelen üç oğlundan bir olan Mehmet Tatlıcı, merhumun vefatının ardından geride bıraktığı aile fertlerine karşı kin ve nefret dolu bir mücadele başlattı. Bu mücadelesinin temelinde ise merhum babasının kendisine bıraktığı ve milyonlarca dolar ettiği söylenen miras payından memnun kalmayıp daha fazlasını elde edebilmeyi amaçlayan büyük bir para hırsı yatıyordu.

Bugünkü haber-yorumumuzda, Mehmet Tatlıcı’nın bu yöndeki hamlelerini nasıl büyük bir avukat ordusuyla gerçekleştirmeye çalıştığı; ama kendisini, yürüttüğü bu anlamsız mücadelesinin “hukuk kulvarında” temsil eden avukatlarıyla da geçinemediği ve bazılarını azledip, sürekli olarak avukat değiştirdiği bilgisini ve bunun ardındaki gerçekleri okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşacağız.

 

“Eşim, … şimdi bir avukat ordusuyla miras davasını çözmekten başka iş yapamıyor…”

Yukarıdaki sözler, Mehmet Tatlıcı’nın şimdi boşanmak için dava açtığı 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı’ya ait. Gizem Tatlıcı, gazeteci Serpil Yılmaz’a 26 Temmuz 2013 tarihli Haber Türk gazetesinde bu gerçeği ifade ediyordu…

Burada Gizem Tatlıcı’nın 25 yıllık eşi Mehmet Tatlıcı hakkında, “… bir avukat ordusuyla miras davasını çözmekten başka iş yapamıyor” diye yakındığı bu miras davalarını açan da, bu yönde aynı soyadını taşıdığı aile fertlerine karşı bütün bu anlamsız adımları atan da, aslında bizzat Mehmet Tatlıcı’dan başkası değildi…

RAHMETLİ İŞADAMININ VEFATININ ARDINDAN ANLAMSIZ BİR HUKUK SAVAŞI BAŞLATTI

Mehmet Tatlıcı, 22 Şubat 2009 tarihinde aramızdan ayrılan rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatının hemen ardından, kendi kafasınca büyük bir hukuk savaşı başlattı. İçinde farklı hesapların ve kulvarların bulunduğu bu savaşının planları ve ilk adımlarını da daha babası hastanede yaşam mücadelesi verirken hayata geçirdi ve merhum işadamının vefatından haftalar önce avukatlarına miras davalarına bakmaları için vekalet verdi (Bkz. “Baba Parası… Baba Sevgisi…” haberi).

AMA HİÇ BİR SONUÇ ELDE EDEMEDİ…

Mehmet Tatlıcı bu nafile savaşından hiç bir şey elde edemedi. Aralarında üniversite hocaları olan değerli profesörlerin de yer aldığı büyük bir avukat ordusuyla çalıştı. Ancak ne miras ve vasiyetnamenin iptali davalarından, ne de baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile merhum babasının 43 yıllık hayat arkadaşı ve ikinci eşi Nurten Tatlıcı aleyhindeki haksız, hukuksuz ve mesnetsiz 13 suç duyurusundan beklediği hiçbir sonucu alamadı.

Mehmet Tatlıcı, aynı soyadını taşıdığı aile fertlerine karşı başlattığı bu savaşta neden beklediği sonuçları alamadığını aşağıda özetleyeceğiz. Ama önce, Mehmet Tatlıcı’nın bu nafile hukuk mücadelesinde vekalet verdiği avukatlar kimlermiş bir bakalım:

MEHMET TATLICI’NIN VEKALET VERDİĞİ AVUKATLAR

1. Av. İhsan Unaner
2. Av. Sibel Özcanlı Unaner
3. Av. Hüseyin Aslan
4. Av. Prof. Dr. Teoman Akünal
5. Av. Çiğdem Yetkin
6. Av. Eylem Kılıç
7. Av. Derya Topal
8. Av. Dr. Ömer Faruk Özeroğlu
9. Av. Bahri Bayram Belen
10. Av. Esra Salmanlı
11. Av. Ali Arda
12. Av. Hüseyin Ataol
13. Av. Halit Ersan Kılıçturgay
14. Av Tülay Kitapçıoğlu
15. Av. Esra Yenidünya
16. Av. Salih Çelen
17. Av. Sibel Engin
18. Av. Ayfer Bayer
19. Av. Durmuş Cevlan

MEHMET TATLICI’NIN MÜTALAA ALDIĞI ÜNİVERSİTE HOCALARI

Mehmet Tatlıcı, sürdürdüğü davaların bazılarında, yukarıdaki avukatların dışında hepsi de üniversite hocası olan başka hukukçulardan da mütalaa almıştır. Mehmet Tatlıcı’nın hukuki mütalaa aldığı değerli Hukuk Fakültesi hocalarımıza da bir bakalım:

1. Prof. Dr. Hüseyin Hatemi
2. Prof. Dr. Cevdet Yavuz
3. Prof. Dr. Nur Centel
4. Prof. Dr. M. Emin Artuk
5. Prof. Dr. Cumhur Özakman
6. Prof. Dr. Arslan Kaya
7. Prof. Dr. Fikret Eren

MEHMET TATLICI’NIN AMERİKA’DAKİ AVUKATLARI

Mehmet Tatlıcı’nın para hırsı onu dünyanın öte ucundaki Amerika’ya kadar taşımış ve orada da baba bir kardeşi ve babasının ikinci eşine karşı davalar açmıştı. Elbette Amerika’da Mehmet Tatlıcı’nın vekalet verdiği avukatlar vardı. Onların da isimleri aşağıda yer almaktadır:

1. Jeremy Friedman
2. Jenny Collazo

MEHMET TATLICI, BUNCA DEĞERLİ HUKUKÇUYU NEDEN “HARCIYOR”?

Şimdi insanın aklına, ülke içinde ve dışında bu kadar çok sayıda hukukçuyla çalışmasına ve hedefine ulaşmak için her yolu denemesine rağmen, Mehmet Tatlıcı’nın neden bu anlamsız hukuk mücadelesinde istediği sonuçları alamadığı sorusu geliyor…

Mehmet Tatlıcı, merhum babasının geride bıraktığı ailesine karşı bütün bu kin ve nefret dolu anlamsız mücadelesinde, vekalet verdiği bütün bu avukatlar ve üniversite hocalarından oluşan hukukçulara rağmen acaba neden beklediği sonuçlara ulaşamadı?

Ayrıca, neden aralarında avukatların ve değerli üniversite hocalarının bulunduğu bu hukukçular Mehmet Tatlıcı’yla kısa bir süre çalıştıktan sonra, bir şekilde birer ikişer bu davalardan uzaklaşmış oluyorlar?

ETME-BULMA DÜNYASI: MEHMET TATLICI NE ETTİ? NE BULDU?

Aşağıda Mehmet Tatlıcı’nın merhum babasının geride bıraktığı ailesine karşı sürdürdüğü kin ve nefret dolu bu anlamsız mücadelesinin satır başları özetlenmiştir. Burada özellikle Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde daha önce yayınlanmış haberlerin linklerine gidilirse, bu özet bilgilerin daha ayrıntılı sonuçlarına ve Mehmet Tatlıcı’nın “oyununu” nasıl oynadığı gerçeğine tanıklık edilecektir.

Bütün bu gerçekler belki de, aralarında değerli üniversite hocalarının ve ülkemizin önemli avukatlarının da bulunduğu bu hukukçuların, Mehmet Tatlıcı’nın vekilliğinden neden uzaklaşmış olduklarının da ipuçlarını vermektedir:

MEHMET TATLICI’NIN HEDEFİNDE KİMLER VE NEYİN HESABI VARDI?

Mehmet Tatlıcı bu mücadelesinin hedefine de merhum işadamının resmi vasiyetnamesi ile baba bir kardeşi ve babasının ikinci eşini koymuştu.

Çünkü merhum babası Mehmet Salih Tatlıcı henüz hayatta ve sağlığı yerindeyken kendi özgür iradesi ile resmi bir vasiyetname düzenledi. Vasiyetnameye göre Mehmet Tatlıcı merhum işadamının mirasından saklı payı oranında bir bedel alacaktı. Ama milyonlarca dolar olduğu söylenen bu miras payı onu memnun etmedi, o daha fazlasını istiyordu.

Bu amaçla, merhum babasının cansız bedeni henüz hastane morgunda beklerken, sabahın köründe düğmeye bastı. Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı daha toprağa verilmeden bu hayırlı evlat (!) mahkemelere koştu. Merhum babasının toprağa verilişinin haftasından başlayarak da, babasının yasını tutan en küçük kardeşi Uğur Tatlıcı ile merhum eşinin acısını yüreğinde hala yaşamaya devam eden Nurten Tatlıcı’yı hedef alan asılsız, mesnetsiz ve hukuksuz iddialarıyla onlarca suç duyurusu yaptı (Bkz. “Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı” ve “Mehmet Tatlıcı babası vefat etmeden kaç hafta önce avukatlarına Vekalet verdi?” haberleri).

Bunlar olurken de, medyadaki bir grup muhabirin yazdığı bir örnek ısmarlama haberler hep aynı günlerde ve aynı içerikle yayına veriliyor ve kaybettikleri Mehmet Salih Tatlıcı’nın yasını tutan bu acılı insanlar, adeta mirasa konu olan malları saklayan, devletin resmi mercilerinden mal kaçırmaya çalışan suçlu insanlar gibi gösterilmeye ve itibarsızlaştırılmaya çalışılıyordu (Bkz. Hep Aynı “Ekip”, Hep Aynı “Senaryo”; “Tarafsız Medya Ne Tarafta” ve “Çamur Siyasetine Medya Desteği” haberleri).

MEHMET TATLICI’NIN HAMLELERİ İNSAN VİCDANINI SIZLATMAKTADIR

Bütün bunlar merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın sağlığında öteden beri planlanmış olan ve hastanede yaşam mücadelesi verirken hayata geçirilmeye başlanan, normal bir insan aklı ve vicdanının kabul edemeyeceği ibretlik hamlelerdi. Bunların hepsini planlayan ve hayata geçiren kişi de, bu hayırsever işadamının ilk evliliğinden dünyaya gelen oğlu Mehmet Tatlıcı’nın ta kendisiydi.

MEHMET TATLICI, VEFAT ETMİŞ ÖZ BABASI HAKKINDA BİLE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU!

Mehmet Tatlıcı bu anlamsız savaşında o kadar ileri gidiyordu ki, bugün sahip olduğu her şeyi ama her şeyi borçlu olduğu, ona genç yaşta BMW ve PORSCHE marka spor otomobillerin de dahil olduğu bir eli yağda-bir eli balda lüks yaşamı, ve yedi sülalesine yetecek maddi imkanları vermiş olan merhum babası hakkında bile asılsız, mesnetsiz ve hukuksuz iddialarla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaçakçılık Bürosu’na suç duyurusunda bulundu. Ancak ülkemizin savcıları, vefat etmiş bir insan hakkındaki bu hukuksuz iddiayı da kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle reddediyordu (Bkz. “Oğul: Müşteki – Merhum Baba: Şüpheli” haberi).

MEHMET TATLICI’YA TÜRKİYE YETMEDİ, GİTTİ AMERİKA’DA DA DAVALAR AÇTI

Dahası, Mehmet Tatlıcı’ya Türkiye’de açtığı onlarca dava yetmiyor, aradaki denizleri ve okyanusları aşarak Amerika’ya gidiyor ve orada da baba bir kardeşi ve merhum babasının ikinci eşine karşı yeni davalar açıyordu. Çünkü Türkiye’deki adalet sistemi Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu ibretlik hamlelerini çok iyi görüp hukukun gereğini yerine getiriyordu. O da her zamanki “ya tutarsa” mantığıyla Amerika’da da şansını denemeyi tercih ediyordu.

MEHMET TATLICI’NIN AMACI, HEDEF ALDIĞI İNSANLARI YILDIRARAK ONLARDAN İSTEDİĞİ PARALARI ALABİLMEKTİ…

Mehmet Tatlıcı’nın bütün bunlarla amacı baba bir kardeşi ile babasının ikinci eşini itibarsızlaştırıp miras davalarında istediği sonuca ulaşmaktı. Buna paralel bir diğer amacı da, bütün bunlara bir anlam veremeyen bu iki masum ve kendi halinde mütevazı bir yaşam süren insanı yıldırıp onlardan istediği paraları almaktı.

MEHMET TATLICI SONUNDA BAKLAYI AĞZINDAN ÇIKARDI: “VERİN 740 MİLYON DOLARI, BÜTÜN DAVALARI SONLANDIRAYIM…”

Nitekim, Mehmet Tatlıcı bu yönde Amerika’daki avukatı aracılığıyla yolladığı gizli bir anlaşma teklifi ile kendisine 740.000.000 dolar verildiği taktirde, bütün bu davaları sonlandıracağını açıkça beyan etmişti. Böylelikle Mehmet Tatlıcı babasının vefatının hemen ardından başlattığı bu ibretlik mücadelenin de kendi adına bedelini ortaya koymuş oluyordu (Bkz. “740.000.000 dolarlık ‘GİZLİ’ Teklif” haberi)

TATLICI GERÇEKLERİ HABER SİTESİ, MEHMET TATLICI’NIN BÜTÜN İBRETLİK HAMLELERİNİ, EKİNDEKİ KANITLARLA BİRLİKTE ORTAYA KOYMAKTADIR

Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde yer alan haberlerde, Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu ibretlik hamlelerinin gerçek yüzü, okurlarımız ve kamuoyunun bilgisine ekindeki resmi belgelerin de yer aldığı kanıtlarla birlikte sunulmuştur. Özellikle Perde Arkası başlığı altındaki özel haberlerde, Mehmet Tatlıcı’nın bu anlamsız hukuk savaşında hangi hamleleriyle sonuca gitmek istediği ve oyununu nasıl oynadığı açık ve net bir şekilde gözler önüne serilmiştir.

MEHMET TATLICI, MAHKEMEYE YANILTICI BİLGİLER DE VERİYOR…

Açtığı davalarda Mehmet Tatlıcı’nın “hukuk adına” izlediği yol, normal bir insan aklı ve vicdanının kabul edemeyeceği hamleler içeriyordu. Hukuki anlamda ibretlik olan ve tarihe geçen adımlar da vardı. Bunlar da, hukuku adeta geriye doğru işletme ve bazı davalarda da mevcut kanun hükümlerinin adeta kendi kafasına göre yeniden yorumlama veya “kanun maddelerinin yeniden yazılması” gibi hukukta yeri olmayan adımlardı (Bkz. “Adalet Bir Kez Daha Yerini Buldu” ve “Mehmet Tatlıcı Mahkemeyi Nasıl Yanıltıyor?” haberleri).

MEHMET TATLICI’YA AVUKAT DAYANMIYOR…

Mehmet Tatlıcı’nın Türkiye’de vekalet verdiği avukat sayısı şimdilik 19 (ondokuz). Mütaala aldığı üniversite hocalarımızın sayısı da şimdilik 7 (yedi). Amerika’da da şimdiye kadar 2 avukata vekalet vermiş durumda…

VEKALET VERDİĞİ VE AZLETTİĞİ AVUKAT SAYISIYLA DA REKOR KIRMAYA KOŞUYOR…

Mehmet Tatlıcı, hepsi de takipsizlik ve ret kararlarıyla sonuçlanmış 13 suç duyurusuyla ülkemizin asılsız iddialarla suç duyurusu rekortmeni olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Sanırız pek yakında, aynı soyadını taşıdığı aile fertlerine karşı sürdürdüğü bu nafile hukuk savaşında da vekalet verdiği ve azlettiği avukat sayısıyla başka bir rekora daha ulaşacaktır.

Biz de bütün bu ilginç gelişmeleri okurlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunmaya devam edeceğiz…

Gerçekler

1 Reply to “Mehmet Tatlıcı’nın Avukat Koleksiyonu…”

  1. Ahmet Erolhan dedi ki:

    Bu dava değil 19 avukat 190 avukat daha eskitir. Mirasçılar belliki inatlaşmışlar. Artık bu saatten sonra Kazanan avukatlardan başkası olmaz. Çözüm üçüncü jenerasyona kalır. Herkese geçmiş olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top