Mehmet Tatlıcı’nın FETÖ’cü Avukatı, Reza Zarrab Kumpasında da Baş Aktör

mt-avukati-bas-aktor.jpg

Mehmet Tatlıcı’nın FETÖ’cü avukatı Hüseyin ATAOL’un, Amerika’daki Zarrab Davası ile bağlantıları da ortaya çıktı. FETÖ’nün avukat imamı Hüseyin Ataol’un, Mehmet Tatlıcı ve adamları ile birlikte bir Fransız mimarın darp edilmesi ve bilgisayarının, paralarının gasp edilmesi olayında da adı karışmıştı. Meğer FETÖ’cü firari avukat Hüseyin Ataol, kendi gibi FETÖ’cü firari eski emniyet müdürleri ile toplantılar yapıp, daha 1,5 yıl evvelinde Reza Zarrab üzerinden geliştirilecek kumpasın Türkiye aleyhine bir davaya dönüştürülme sürecini değerlendiriyormuş.

İŞTE, MEHMET TATLICI’NIN FETÖ’CÜ AVUKATI…

Mehmet Tatlıcı’nın FETÖ’cü avukatı Hüseyin Ataol’un adı, Amerika Birleşik Devletleri’nde görülmekte olan ve Reza Zarrab’ın “sanık” durumundan bir anda “tanık” olmaya “zıplatıldığı” bir süreçle Türkiye aleyhine bir tezgâha dönüştüğü çok açık olan kumpas davasının, ülkemizdeki soruşturmalarına da takıldı.

Savcılık soruşturmasının ortaya koyduğu delillerle birlikte, FETÖ’nün avukat imamları arasında adı geçen Hüseyin Ataol’un hukuk bürosunda, kendi gibi FETÖ firarisi olan eski emniyet müdürleri Hamza Tosun ve Tufan Ergüder ile bir buluşma gerçekleştirildiği ve bu buluşmada ABD’de açılan Zarrab davasını 1,5 yıl öncesinden konuşmaya başladıkları fotoğraflarıyla birlikte açıklanmakta….

MEHMET TATLICI’NIN AVUKATI HÜSEYİN ATAOL, REZA ZARRAP DAVASINDA NE ARIYOR?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Amerika Birleşik Devletleri’nde Reza Zarrab’la ilgili soruşturmayı yapan savcılar Preet Bharara ve Joon H. Kim hakkında FETÖ bağlantısı iddiasıyla yaptığı araştırmalar, Mehmet Tatlıcı’nın avukatı Hüseyin Ataol’un bütün bu tezgâhın önemli bir aktörü olduğunu da ortaya koymaktadır.

Bu gelişmeler, Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinin 15 Temmuz 2016 tarihli FETÖ/PYD darbe girişiminden beri dikkat çektiği Hüseyin Ataol ismini bu şekilde bir kez daha gündeme getirmektedir ki, bütün bunlar da aslında bu FETÖ firarisinin geçmişten bugüne kurduğu ilişkilerini de içine alarak daha ayrıntılı bir şekilde soruşturulmasına dair bir zorunluluğa işaret etmektedir.

FETÖ’CÜ DARBE GİRİŞİMİ ÖNLENMESEYDİ, MEHMET TATLICI’NIN AVUKATI ADALET BAKANI OLACAKMIŞ…

Hakkında, FETÖ darbe girişimi başarıya ulaşsaydı Adalet Bakanı yapılacağı da farklı haber kaynaklarınca dile getirilen Hüseyin Ataol isimli bu FETÖ imamı, kimlerle nasıl ilişkiler kurmuş, adı kimlerle birlikte hangi dava dosyalarında yer almıştı?

Geçmişten bugüne Mehmet Tatlıcı’nın izlediği hukuk süreci değerlendirildiğinde, burada adı geçen emniyet müdürleri, savcılar ve “gazetecilerle” birlikte tezgahlanan ve FETÖ’nün kumpaslarındaki yöntemlerin aynen sergilendiği davalar, suç duyuruları ve gazete haberleri bir bütün olarak, Mehmet Tatlıcı’nın kendisiyle aynı soyadını taşıyan aile fertlerine karşı büyük bir kin ve nefretle yıllardır sürdürdüğü sözde hukuk mücadelesinde yer alan aktörlerin hep FETÖ’cü çıkmasındaki “tutarlılığı” da netleştirmekteydi:

Mehmet Tatlıcı’nın yolu ilginç bir şekilde hep FETÖ’cülerle kesişmişti…

MEHMET TATLICI’NIN YOLU NEDEN HEP FETÖ’NÜN KİLİT ADAMLARIYLA KESİŞİYOR?

Mehmet Tatlıcı, rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın ilk evliliğinden olan üç oğlundan biridir. Babasının vefatından beri, merhumun vasiyetnamesi ve mirası başta olmak üzere, vefat etmiş kendi öz babası dahil aile fertleri aleyhlerinde haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla suç duyurularında bulunmuş, kendi aile fertlerine karşı açtığı akıl almaz davalarla tanınan, medyanın ve hukuk camiasının yakından bildiği bir insandır Mehmet Tatlıcı; tüm bunlarla kamuoyunun malumu olmuş bir şahıs olarak da dikkat çekmiştir.

Ancak, Mehmet Tatlıcı’nın adı, FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) tarafından gerçekleştirilmeye çalışılan ve halkımızın destansı direnişiyle bozguna uğratılan darbe girişimi sonrası ortaya çıkarılan belgeler ışığında, bazı kilit FETÖ’cülerle geçmişte kurduğu bağlantılarla birlikte de dikkat çekti.

MEHMET TATLICI, FETÖ’CÜ AVUKAT HÜSEYİN ATAOL VE FETÖ’CÜ SAVCI EKREM BEYAZTAŞ’LA NASIL BİR İLİŞKİ İÇİNDEYDİ?

Çünkü Mehmet Tatlıcı’nın avukatı Hüseyin Ataol’un FETÖ imamı olduğu ve kendisine yeni pasaport çıkararak yurtdışına kaçtığı ortaya çıktı. Hatta, Mehmet Tatlıcı’nın FETÖ’cü avukatı Hüseyin Ataol’un FETÖ’cü darbe bozguna uğratılamasa Adalet Bakanı yapılacağı bilgisi de medyada yer aldı.

Mehmet Tatlıcı’nın avukatı Hüseyin Ataol, bugün tüm dünyada İNTERPOL tarafından kırmızı bültenle aranan bir FETÖ firarisidir.

Çünkü Mehmet Tatlıcı’nın yolunun, kendi aile fertlerine karşı haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla yaptığı suç duyurularında da FETÖ’cü cumhuriyet savcılarıyla kesiştiği ortaya çıktı. Bunlardan biri de FETÖ şüphelisi olarak aranmakta olan ve sahte pasaportla Suriye sınırından yurtdışına kaçarken yakalanıp hapse atılan eski savcı Ekrem Beyaztaş idi.

Mehmet Tatlıcı’nın açtığı her dava, yaptığı her suç duyurusu hep FETÖ davalarında adı geçen “gazetecilerle” de kesişmişti.

GEÇMİŞTE MEHMET TATLICI LEHİNDEKİ HABERLERE İMZA ATANLAR, NEDEN HEP FETÖ’NÜN MEDYA AYAĞINDAKİ SANIK VE ŞÜPHELİLERDEN ÇIKIYOR?

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından beri, geride bıraktığı kederli ailesi üzerinde, ilk evliliğinden olan oğulları Mehmet Tatlıcı, Ahmet Tatlıcı ve (daha önce vefat etmiş Ali Tatlıcı’dan olan) torunu Salih Ziya Tatlıcı’nın açmış olduğu haksız-hukuksuz davalar ve onlarca mesnetsiz suç duyurusu değil, medya üzerinden de oynanan bir itibarsızlaştırma kampanyası ve bilgi kirliliği yaratma hamleleri de devreye sokulmuştu…

Merhum işadamı Mehmet Salih Bey’e hastalıkta ve sağlıkta tam 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşi Nurten Tatlıcı ve bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı, medyanın bu tür tek taraflı haberlerinin hedefi olmuştu.

FETÖ’nün savcı-emniyet müdürü-medya desteği temelli kumpaslarını hatırlatan bütün bu “hukuk sürecinde” konunun medya ayağındaki bu haberleri kaleme alan “gazetecilerin” adları daha sonra FETÖ soruşturmalarında da karşımıza çıktı…

BU “GAZETECİLERİN” BAŞINDA, DİNÇER GÖKÇE VE ABDULLAH KILIÇ GELİYORDU…

Söz konusu “haberler”, sadece Mehmet Tatlıcı’nın “bir duyum üzerine” savcılıklara yaptığı asılsız suç duyurularına dayandırılırken, kişilik haklarına saldırılan ve bu şekilde kamuoyu gözünde itibarsızlaştırılmaya çalışılan Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın görüşleri ise bu “haberlerde” “nedense” hiçbir zaman yer almıyordu.

Bu haberleri yazanlar arasında adı geçen sözde gazetecilerden Abdullah Kılıç bugün FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü) üyesi olduğu gerekçesiyle hapistedir; Dinçer Gökçe de, FETÖ üyesi olmaktan şüpheli olarak tutuklanma talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmiş ve ardından çıkarıldığı mahkemece “adli kontrol şartıyla” serbest bırakmış bir şüphelidir.

Bu sözde gazeteciler nasıl oluyor da, her defasında Mehmet Tatlıcı’nın açtığı davaların bir gün öncesinde hep Mehmet Tatlıcı lehine ve Mehmet Tatlıcı’nın dava açtığı kişiler aleyhine bir söylemle devreye girebiliyordu? Bütün bunlar da o zamandan beri oynanan FETÖ kumpaslarının başka örnekleri miydi?

Medyayı da içine kattıkları bütün bu oyunların onlarca örneği vardı…

(Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Çamur Siyasetine Medya Desteği” ve “Hep Aynı ‘Ekip’, Hep Aynı ‘Senaryo’” haberleri).

MEHMET TATLICI İLE FETÖ’CÜ AVUKAT HÜSEYİN ATAOL’UN YOLLARI GEÇMİŞTE BAŞKA KUMPASLARDA DA “KESİŞMİŞTİ”…

Adı Reza Zarraf üzerinden Türkiye aleyhinde bir kampanyaya dönüştürmeye çalışılan kumpasın içinde geçen FETÖ’cü avukat Hüseyin Ataol, Mehmet Tatlcı’nın avukatı sıfatıyla Mehmet Tatlıcı’nın adının karıştığı bazı davalarda da başka bir kumpasın parçası olarak sahne almıştı.

Haber merkezimizin yaptığı araştırmalar neticesinde, geçmişte Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde yayınlanan haberlerde de adı geçmişti Mehmet Tatlıcı’nın FETÖ’cü avukatı Hüseyin Ataol’un.

FRANSIZ BİR MİMAR ÜZERİNDEN OYNANAN OYUNLAR…

Örneğin, 18 Kasım 2013’de Mehmet Tatlıcı silahlı adamlarıyla birlikte, o tarihte evli olduğu Gizem Tatlıcı tarafından yönetilen Tat-Art isimli sanat galerisini bastığı ve orada bulunan Richard Tuil isimli Fransız mimarı darp edip, bu mimara ait bilgisayar ve paraları gasp ettiği gerekçesiyle savcılığa şikâyet edilmişti.

O tarihte Tatlıcı Gerçekleri haber ekibi tarafından yapılan araştırma, savcılık soruşturmasına konu olan gerçekleri de ortaya koymuştu:

Richard Tuil isimli Fransız mimar, kendisini darp edip, eşyaları ve parasını gasp edenler arasında Mehmet Tatlıcı yanında onun avukatı Hüseyin Ataol’un da yer aldığını beyan etmekteydi.

Daha sonra mahkeme kayıtlarına da geçen bu beyanlara göre, Mehmet Tatlıcı ve avukatı Hüseyin Ataol’un neler yaptığı:

Gültekin Hukuk Bürosu’ndan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na avukat Natık Barkın Gültekin imzasıyla müvekkilleri Fransız mimar Richard Tuil’i temsilen verilen şikayet dilekçesinde bu olaylar anlatılarak, “18 Kasım 2013 Cuma günü, Mehmet Tatlıcı, Ali Arda ve Hüseyin Ataol’un da aralarında bulunduğu kimliği belirlenemeyen yaklaşık 12 kişinin müvekkillerine saldırdığı, kendisini darp ettiği ve mimara ait yukarıda bahsi geçen projenin de içinde bulunduğu MAC Pro masaüstü bilgisayarını, ipad tablet bilgisayarını, 10 bin Amerikan Doları ve 5 bin 700 Euro bulunan zarfı Fransız mimarın bilgisi dışında ve rızası hilafında aldıkları” belirtilmektedir.

Bütün bunlardan dolayı da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan, “Mehmet Tatlıcı, Ali Arda, Hüseyin Ataol ve kimliği belirlenemeyen şahıslar hakkında kovuşturma yapılarak, müsnet suçtan tecziyelerine (ceza almalarına) karar verilmesi” talep edilmekteydi.

Herşey FETÖ kumpaslarına benzer şekilde tezgahlanmış…

İşte Hüseyin Ataol böyle bir şahsiyettir ve Mehmet Tatlıcı’nın avukatı olan bu FETÖ firarisinin adı, bugünlerde Reza Zarrap üzerinden Türkiye aleyhine oynanan oyunlarda da savcılık tutanaklarına geçmiştir.

Tıpkı geçmişte, Mehmet Tatlıcı ile birlikte baş rolde olarak başka savcılık tutanaklarına geçtiği gibi…

Geçmişte Tatlıcı Gerçekleri haber ekibinin yaptığı araştırmaların olarak ortaya koyduğu gerçekler, mahkeme dosyalarına da girmiş başka kanıtlarla birlikte doğrulanmaktaydı. Buna göre,

  • Mehmet Tatlıcı’nın silahlı adamlarıyla birlikte o zamanki eşi Gizem Tatlıcı’nın yönettiği Tat-Art isimli sanat galerisine gelerek Fransız mimar Richard Tuil’i yumrukladığı;
  • Mehmet Tatlıcı’nın yanındaki silahlı kişilerden birinin Richard Tuil’in karnına silah dayayıp tehdit ettiği, bir diğerinin de silah gösterdiği;
  • Mehmet Tatlıcı’nın avukatlarının Fransız mimara, “biz Mafya’yız, seni öldürürüz” dediği;
  • Daha sonra olay yerine gelen polislerin yanında bile Mehmet Tatlıcı’nın avukatının tehditlerine devam ettiği;
  • Bütün bu gelişmeler yaşanırken, Tat-Art isimli sanat galerisinde Fransız mimar Richard Tuil’e tahsis edilen çalışma odasında bulunan mimara ait İPad Tablet bilgisayar, Mac Pro marka taşınabilir bilgisayar, Leica marka fotoğraf makinasıyla birlikte zarf içinde duran 10.000 Amerikan Doları ve 5.700 Euro tutarındaki nakit parasının da “yok olduğu” bilgisi,

Bütün bu olaylarla ilgili olarak yapılan savcılık soruşturmaları ve dava tutanaklarında yer almaktaydı.

Bu gelişmeler ileride Mehmet Tatlıcı’nın 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı’dan boşanmak için açacağı bir davada “delil olarak” sunulan ve bir yandan da “meçhul eller” vasıtasıyla medyaya servis edilen bazı belgelerin de tıpkı FETÖ kumpaslarındaki gibi mahkemeyi yanıltmak ve aleyhine dava açılan tarafın medya üzerinden itibarsızlaştırılması adına nasıl kullanılabildiğini gösterecekti….

MEHMET TATLICI VE SİLAHLI ADAMLARI, YANLARINDA FETÖ’CÜ AVUKAT HÜSEYİN ATAOL İLE BİRLİKTE BAKIN NELER YAPMIŞ?

Zira, Mehmet Tatlıcı’nın iki çocuğunun annesi ve 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı’ya karşı açtığı boşanma davasında, sadece Fransız mimar Richard Tuil’e ait bilgisayarlarda yer alan ve onun özel hayatına ait fotoğraflar üzerinde (photoshop isimli bir bilgisayar programı kullanılarak) oynamalar yapılarak, bu resimlerle birlikte Fransız mimar ile Gizem Tatlıcı arasında sanki bir ilişki varmış imajı yaratılmaya çalışıldığı da mahkeme tutanaklarına geçmişti.

Üstelik bunlar, Fransız mimarın sevgilisi de yanındayken çekilmiş, Mehmet Tatlıcı’nın kızı Ayşenaz Tatlıcı ve boşanma davası açtığı Gizem Tatlıcı’nın içinde yer aldığı tatilde çekilen aile fotoğraflarıyken, resimler üzerinde “ustalıkla yapılan” oynamalarla bir anda (aslında aralarında bir ilişki olmayan) mimar Richard Tuil ile Gizem Tatlıcı arasında sanki böyle bir ilişki varmış imajı yaratmak üzerine oluşturulan “delillere” dönüştürülmüştü. Bütün bunlar tıpkı FETÖ’nün 17-25 Aralık tarihlerinde hükümete karşı hazırladığı kumpası hatırlatan bir şekilde hazırlanmıştı.

Yine aynı tutanaklara giren bir başka bilgiye göre de, Mehmet Tatlıcı tarafından yumruklanan, Mehmet Tatlıcı’nın yanındaki adamlarca silahla tehdit edilen Fransız mimar Richard Tuil ülkemize birlikte üretilecek mimari projeleri görüşmek üzere Mehmet Tatlıcı tarafından davet edilmiş, Mehmet Tatlıcı yanında eşi Gizem Tatlıcı ile birlikte Fransız mimarla birlikte bir restoranda buluşarak akşam yemeği yemişler…

Kısacası, haber ekibimizi yaptığı araştırmalar sonucu ulaştığı mahkeme tutanaklarında yer alan bilgiler ve iddialara göre, Mehmet Tatlıcı’nın davetiyle ülkemize gelen Fransız mimara önce Mehmet Tatlıcı’nın bilgisi dahilinde Tat Art sanat galerisinde bir çalışma odası tahsis edilmiş, sonra da bu mimar ne olduğunu anlayamadığı bir olaylar dizisi içinde kendini bulmuş:

Fransız mimar Richard Tuil, önce Mehmet Tatlıcı’dan dayak yemiş, Mehmet Tatlıcı’nın adamları tarafından silahla tehdit edilmiş, özel eşyaları ve bütün parası gasp edilmiş, ardından Fransız mimarın şahsi bilgisayarlarında yer alan sevgilisinin de içinde yer aldığı tatil fotoğrafları, üzerinde yapılan oynamalarla Mehmet Tatlıcı’nın ileride boşanma davası açacağı eşi ile bu mimar arasında bir ilişki olduğu imajı yaratılmak amacıyla mahkemeye sunulmuş ve medyaya servis edilmiş….

NASIL BİR KUMPAS DEĞİL Mİ?

Bütün bu süreçte Mehmet Tatlıcı’nın yanında avukat sıfatıyla yer alan isimlerden biri de Hüseyin Ataol idi. Mehmet Tatlıcı’nın avukatlığını yapan şimdilerin FETÖ firarisi Hüseyin Ataol, Fransız mimar Richard Tuil’in dövülmesi ve silahla tehdit edilmesi, eşyalarının ve paralarının gasp edilmesi yanında, Mehmet Tatlıcı’nın eşine karşı açtığı boşanma davasında sahte delil oluşturulması iddialarıyla da mahkeme kayıtlarına geçen süreçte hep orada ve Mehmet Tatlıcı’nın yanı başındaydı…

Aynı FETÖ’cü avukat Hüseyin Ataol, şimdilerde Reza Zarrab üzerinden Türkiye aleyhinde bir kumpasın hayata geçirilme sürecinde de savcılık soruşturmalarında ortaya çıkmakta…

İŞTE BU YÜZDEN, MEHMET TATLICI’NIN YANINDA GEÇMİŞTE AVUKAT SIFATIYLA BÜTÜN BU OLAYLARDA BOY GÖSTEREN HÜSEYİN ATAOL İLE MEHMET TATLICI ARASINDAKİ İLİŞKİ MUTLAKA ARAŞTIRILMALIDIR

Bütün bu gerçekler ışığında bakıldığında, Mehmet Tatlıcı ile FETÖ’cü olduğu iddia edilen avukat, savcı ve sözde gazetecilerle yollarının bu şekilde kesişmesi sadece araştırmacı gazetecilerce değil, savcılarca da soruşturulması gereken bir gerçek olarak dikkat çekmektedir.

Zira bütün bu şahıslar, şimdilerde savcılık tutanaklarında yer aldığı gibi emniyet müdürleriyle yakın ilişkiler içindeydiler, asılsız iddialarla yapılan suç duyurularını hemen işleme alıp dava açan savcılar da bunların adamıydı, bütün bu süreçte aleyhine dava açılan tarafı itibarsızlaştırma kampanyası da aynı suç örgütüyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle, bugün soruşturmalara uğrayan ve hapse atılan “gazeteciler” eliyle gerçekleştirilmekteydi…

Tatlıcı Gerçekleri haber ekibi olarak, yaptığımız araştırmalarla Mehmet Tatlıcı ile FETÖ’cü savcı avukat ve “gazetecilerin” yollarının nasıl “kesiştiğini” bütün kanıtlarıyla birlikte ortaya koyduk ve süreci “FETÖ Soruşturmaları ve Mehmet Tatlıcı” başlıklı yazı dizisi içinde ayrıntılarıyla değerlendirdik.

Şimdi savcılarımızın da bütün bu ilişkileri ortaya çıkaracak adımları atmasının zamanıdır. FETÖ darbe girişimi sonrası ortaya çıkan her gerçeğin ve her kanıtın bizi bu şekilde Mehmet Tatlıcı ile yolu kesişen şahsiyetlere götürmesi dikkate değerdir.

BU YÜZDEN, MEHMET TATLICI’NIN BÜTÜN BU İLİŞKİLERİNİN İZİ SÜRÜLMELİDİR.

Zira ortada Mehmet Tatlıcı’nın avukatı sıfatıyla yer alan FETÖ’cü bir imam vardır. Hüseyin Ataol isimli adı cinayet kumpaslarına bile karışan bu FETÖ’cü avukat Mehmet Tatlıcı’nın yukarıda ve daha önceki haberlerimizde açıkladığımız dava süreçlerinde hep yanındaydı. Burada içinde avukat Hüseyin Ataol gibi FETÖ’nün imamlarının yer aldığı tehlikeli ilişkiler ve kesişmeler vardır.

Bunlar tesadüf olamaz. Bütün bunların ardındaki gelişmeler soruşturulmalı, FETÖ kumpaslarında yer alan tüm aktörler ortaya çıkarılmalı ve hak ettikleri cezayı almalıdır…

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top