Mehmet Tatlıcı’nın Tat Towers Oyunları: Yumurta mı Tavuktan, Tavuk mu Yumurtadan?

mehmet-tatlicinin-tattowers-oyunlari-1.jpg

2009 yılının 22 Şubat günü hayata gözlerini yuman işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatının üzerinden 6 yıldan fazla bir zaman geçti. Merhum işadamı azmi, sabrı ve çalışkanlığı ile adeta sıfırdan başlayarak adım adım geliştirdiği başarılı bir iş yaşamını ve hatırı sayılır bir serveti geride bıraktı. Merhum işadamının geride bıraktığı önemli eserlerin aralarında İstanbul Zincirlikuyudaki ikiz iş kuleleri Tat Towers da bulunmaktadır.

Ancak şehrin merkezindeki bu iş kuleleri yapımının üzerinden yıllar geçmesine rağmen bir türlü ekonomiye kazandırılamamış, adeta çürümeye terk edilmiş durumdadır. Bunun nedeni, merhumun ilk evliliğinden olan çocukları ve torunlarının açtığı ve adeta bir hukuk komedisi şeklinde devam eden davalar sürecidir.

Bugünkü haber-yorumumuzda bu “hukuk sürecinin” başroldeki Mehmet Tatlıcı ve oyunun diğer aktörlerince nasıl bir komediye dönüştürüldüğünü, bu aktörlerin dava sürecinde mahkemeye verdikleri resmi beyanları ışığında okurlarımız ve kamuoyu ile paylaşacağız…

TAT TOWERS İÇİN İSPARK’IN TEKLİFİ VE MEHMET TATLICI’NIN BİLDİK OYUNLARI…

Haber merkezimizin edindiği bilgilere göre, İSPARK (İstanbul Otopark İşletmeleri Tic. A.Ş.) tarafından 20 Ocak 2015 tarihinde merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın terekesiyle ilgili davaya bakan İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne bir dilekçe sunularak, Tat Towers’ın zemin altında bulunan kapalı otopark alanının, hasılat paylaşımlı kira sözleşmesi karşılığında İSPARK’a devredilmesi talep edilmiştir. Amaç yıllardır atıl bir durumda olan binaların kullanılabilir alanlarının kamu yararına değerlendirilmesidir…

Mehmet Tatlıcı, her zaman olduğu gibi negatif bir cevapla sahne almıştır:

Mehmet Tatlıcı, avukatları aracılığıyla Tat Towers’ın iskanı bulunmadığı, depreme dayanıksız olduğu vb. gerekçeleriyle söz konusu otopark alanının İSPARK’ın kullanımı için kiraya verilemeyeceğini beyan etmiştir.

Çünkü Mehmet Tatlıcı’nın tüm derdi, bugünkü bir eli yağda, bir eli balda lüks içinde yaşamını kendisine sunmuş olan öz babası rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın geride bıraktığı tüm eserlerinin olduğu gibi, Tat Towers’ın da karalanması, atıl kalması ve çürüyerek yok olmasıdır. Böylesine “hayırlı” bir evlattır Mehmet Tatlıcı…

MEHMET TATLICI’NIN AVUKATI ARACILIĞIYLA MAHKEMEYE SUNDUĞU RESMİ BEYANINDAKİ YENİ OYUNLARI VE ÇELİŞKİLERİ

Mehmet Tatlıcı’nın, Tereke Mahkemesine avukatı aracılığıyla sunduğu beyanı yine türlü çelişkilerle doludur ve gerçekleri yansıtmaktan uzaktır.

Mehmet Tatlıcı ve avukatlarının çelişkilerine bir bakalım:

Şöyle diyorlar:

Tat Towers’ın iskanı bulunmamaktadır; İskanı bulunmayan bir yapının kullanıma açılması ise mümkün değildir

Avukatları aracılığıyla bu beyanı Tereke Mahkemesi’ne sunan Mehmet Tatlıcı her zamanki gibi gerçekleri olduğundan farklı göstererek, yargı sürecini alabildiğine uzatmayı ve kendi öz babasının eseri olan Tat Towers’ın atıl kalması ve çürüyerek yok olmasını sağlamaya çalışmaktadır.

İMAR KANUNU NE DİYOR? MEHMET TATLICI NE DİYOR?

Halbuki kanunlarımızda bu tür binaların değerlendirilmesine yönelik çok açık maddeler vardır. Mehmet Tatlıcı, avukatları aracılığıyla mahkemeye sunduğu resmi beyanları üzerinden büyük bir laf salatası ile hukuki süreci geciktirmek için elinden geleni yapadursun, burada okurlarımıza ve kamuoyuna önemli hatırlatma yapalım:

İmar Kanununun yapı kullanma izni başlıklı 30. maddesinde yer verilen düzenleme uyarınca yapı henüz tamamlanmamış olsa bile, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye veya valiliklere müracaat edilerek yapı kullanma izni (iskan) alınabilir. Maddenin konuya ilişkin 1 ve 2. fıkraları aşağıdaki gibidir:

Yapı kullanma izni:

Madde 30 Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (…) (1) bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.

Belediyeler, valilikler (…) (2) mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.(…) (2)

Görüldüğü gibi İmar Kanunumuz bu konuda çok açık hükümlere sahip ve durum hiç de Mehmet Tatlıcı ve avukatlarının beyanlarındaki gibi değil

Tat Towers’ın otopark olarak ayrılmış kısımları zaten orada öylece yıllardır durmaktadır. Bu otopark alanı, çok kısa bir zamanda kullanıma hazır hale getirilerek, belediye veya valiliklere yapılacak müracaatla otopark alanı yapı kullanma izni, yani iskan izni alınabilir.

Ama Mehmet Tatlıcı’nın her zamanki gibi buna izin vermesi beklenemez, çünkü onun derdi bu binaların değerlendirilerek ekonomiye kazandırılması değil, yok edilmesidir…

Mehmet Tatlıcı‘nın esas hesabı, merhum babasından kalan mal varlıklarını yok etme yönünde bazı hamleler yaparak, aklınca miras davasındaki hasımlarını paniğe sevk edip onları “dize getirmektir”.

Görünen o ki, ne baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı, ne de merhum babasının 43 yıllık ikinci eşi Nurten Tatlıcı bugüne dek bu şark kurnazlıkları karşısında papuç bırakmışlardır.

MEHMET TATLICI’NIN ÇELİŞKİLERİ: YUMURTA MI TAVUKTAN, TAVUK MU YUMURTADAN ÇIKAR?

Dahası da var…

Mehmet Tatlıcı, avukatları aracılığıyla Tereke Mahkemesi Hakimliği’ne verdiği yazılı beyanında yine kendiyle çelişmiştir.

Bu durum bize, Tavuk mu yumurtadan çıkar, yoksa yumurta mı tavuktan ikilemini hatırlatmaktadır.

Şöyle ki;

Mehmet Tatlıcı, avukatları aracılığıyla mahkemeye sunduğu beyanında, Bir yapıda tadilat yapılabilmesi için tadilat ruhsatı alınması gerekmektedir diyor…

Sonra da şunu beyan ediyor: Görüldüğü üzere Tat Towers ile ilgili yapılması gereken pek çok tadilat işi bulunmakta ve fakat iskanı olmaması nedeniyle bu tadilatların yapılması mümkün olamamaktadır.

Yani Mehmet Tatlıcı Tat Towers için bir yandan tadilat ruhsatı alınamadığı için iskan alınamamaktadır diyor, diğer taraftan da iskan alınamadığı için tadilat ruhsatı alınamamaktadır diyor.

Nasıl bir mantık değil mi?

Bu mantıkla, ne tavuğun yumurtadan çıkmasını istiyor, ne de yumurtanın tavuktan çıkmasına izin veriyor Mehmet Tatlıcı

Çünkü Mehmet Tatlıcı’nın bu tür oyunlarla asıl amaçladığı belli ki, tavuğun hiçbir işe yaramadan ölüp gitmesidir…

Bütün bunlar aslında Mehmet Tatlıcı’nın gerçek amacını açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır: Onun esas derdi, bütün bunlarla yargı sürecini alabildiğine uzatmak, Tat Towers’ın kullanıma açılmadan çürüyüp gitmesine neden olmaktır…

LÜKS İÇİNDE YAŞAMLARINI BORÇLU OLDUKLARI BABALARININ ESERİNE KARŞI NELER YAPIYORLAR?

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın yıllarını vererek, büyük bir emek, sabır ve özveriyle inşa ettiği İstanbul Zincirlikuyu’daki Tat Towers, merhumun ilk evliliğinden oğulları ve torunlarının yukarıda da örneğini verdiğimiz akıl almaz çabalarıyla maalesef yıllardır atıl bir halde tutulmaya devam etmektedir.

Başrolünde, merhumun ilk evliliğinden dünyaya gelen oğullarından biri olan Mehmet Tatlıcı’nın yer aldığı bu oyun, babalarının banka kredisi bile kullanmadan, tamamen  kendi kaynaklarıyla inşa ettiği bu ikiz iş kulelerinin ekonomiye hiçbir şekilde kazandırılmaması ve çürüyerek harabeye dönüştürülmesi üzerine kurulmuştur.

Tat Towers üzerinden oynanan bu oyunlar, Tatlıcı Gerçekleri haber sitesindeki Tat Towers  başlıklı haberlerde ayrıntıları ve ekindeki resmi belgelere dayanan kanıtlarında uzunca bir süredir sergilenmektedir.

Mehmet Tatlıcı, Ahmet Tatlıcı ve Salih Ziya Tatlıcı (Titiz) gibi hayırlı evlat ve torunların, hukukun gri noktalarını iyi bilen bir avukat ordusunun da yardımıyla sürdürdükleri bu oyunun daha önceki bölümlerini de yeri gelmişken burada okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşmak istedik:

BU OYUNLAR YENİ DEĞİLDİR, BENZERLERİ MEHMET TATLICI VE DİĞERLERİ TARAFINDAN YILLARDIR SERGİLENMEKTEDİR.

Mehmet Tatlıcı’nın avukatları 6 yıldır devam eden davalarda (bu avukatların toplam sayıları şimdilik 19’dur. Mehmet Tatlıcı ayrıca 7 tane üniversite profesöründen hukuki destek almıştır. Ayrıntılı bilgi için lütfen bkz. Mehmet Tatlıcı’nın Avukat Koleksiyonu haberi) Tereke Mahkemesi Hakimliği’ne sundukları beyanda, Tat Towers için İSPARK’ın sunduğu kiralama yoluyla binaların altındaki kapalı alanların otopark olarak kullanılması yönündeki teklife karşı oldukça “ilginç” gerekçelerle karşı çıkmaktalar. Bunları yukarıda açıkladık.

Esasında bu avukatların 4 sayfalık uzun beyanlarındaki laf salatası bir yana bırakılırsa, söyledikleri sadece bir cümle ile özetlenebilir, ki onu da zaten sonunda söylemişlerdir: “Tat Towers’ın kiralanması hukuken mümkün değildir”. Yukarıda İmar Kanunumuzdan örnekler vererek açıkladığımız gibi bu aslında bal gibi mümkündür, ama Mehmet Tatlıcı ve avukatları sayfalar dolusu laf kalabalığına rağmen çok önemli bir noktayı gözlerden kaçırma telaşı içindelerdir, o da şudur:

Tat Towers’ın depreme dayanıksız olup-olmadığını aslında tıpkı müvekkilleri Mehmet Tatlıcı gibi bu avukat ordusu da bilmemektedirler. Bu noktayı Mehmet Tatlıcı’nın farklı avukatları (19 avukattan bazıları) da yine aynı mahkemeye sundukları dilekçelerde kendileriyle çelişme pahasına dile de getirmişlerdir.

Bu oyunu bu şekilde oynayanlar, yıllardır (1999 Depremi de dahil) sapasağlam yerinde duran Tat Towers’ın deprem incelemesinin yapılmasına da “her nedense” karşı çıkmaktadırlar.

Yani depreme dayanıksız olduğunu iddia etmelerine rağmen, yine mahkemeye bizzat sundukları kendi resmi beyanlarıyla binaların depreme dayanıklı olup-olmadığını bilmediklerini de büyük bir pişkinlikle söyleyebilmektedirler… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bkz. Mahkemeye Sunulan Tutarsız ve Çelişkili Beyanlar haberi)

Artık gerçekten bir hukuk komedisine dönen bu oyunların hedefi, esas gerçeğin ortaya çıkacağı korkusuyla Tat Towers binaların için deprem incelemesi yapılmasına engel olmaktır.

ÖZ BABALARININ GERİDE BIRAKTIĞI HER ŞEYİN YOK OLMASI İÇİN ÇABA HARCAYAN “HAYIRLI” EVLATLAR VE TORUNLAR…

Tat Towers’ın iskânının alınmaması için Mehmet Tatlıcı başta, merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın ilk evliliğinden diğer oğulları Ahmet Tatlıcı ve rahmetli Ali Tatlıcı’nın çocukları Salih Ziya Tatlıcı (Titiz) ve Bedriye Kamer Tatlıcı da ellerinden geleni yapmışlardır ve hala da yapmaktadırlar.

Bu “hayırlı” evlat ve torunlar, Tat Towers’ın dış yüzeylerinin reklam amaçlı kullanılması için gelen tekliflere de hayır demişlerdir (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bkz. Tat Towers İçin Bir Teklif Daha haberi)

Merhum işadamı Mehmet Salih Tatıcı’nın ikinci evliliğinden dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’nın babasının bu eserini yaşatmak için ortaya koyduğu tüm çabalara da engel olan bu hayırlı evlat ve torunlar; Uğur Tatlıcı’nın Tat Towers için deprem incelemesi yapılsın, depreme dayanıksızsa kamu emniyeti açısından derhal yıkılsın, tüm yıkım masraflarını da ben karşılayacağım demesi karşısında ise önce bir “afallamışlar”, ama huylu huyundan vaz geçmez misali Uğur Tatlıcı’nın bu samimi teklifine de yine HAYIR demişlerdir. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bkz. Uğur Tatlıcı: Depreme Dayanıksızsa Derhal Yıkılmalıdır ve Tat Towers İçin Bir Uyarı Daha! haberleri)

Söz konusu hayırlı evlat ve torunlar, bütün bu oyunlarla esas gerçeğin ortaya çıkmasını bir yandan engellerken, bir yandan da kafalarından uydurdukları masallarla yargı sürecini alabildiğine uzatmaya ve gerçeklerin ortaya çıkarılarak Tat Towers’la ilgili gerekli hukuki adımların atılmasını geciktirmeye çalışmaktadırlar.

Yıllardır sürdürülmeye çalışılan bu oyunun özü olan gerçekleri okurlarımız ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz…

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top