Mehmet Tatlıcı’nın Yeni Amerika Manevraları

mehmet-tatlicinin-yeni-amerika-manevralari.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden olan oğlu Mehmet Tatlıcı, bilindik oyunlarını oynamaya devam ediyor. Daha önce Amerika’nın Florida eyaletinde açtığı davada mahkemeye hileli tercüme sunarak yanıltıcı bilgiler veren Mehmet Tatlıcı, geçtiğimiz günlerde oradaki Mahkeme’ye yine bazı belgeler sundu. Bunlar da Türkiye’deki kanunları tam tersi bir şekilde aktaran yanıltıcı bilgiler içeriyordu.

Mehmet Tatlıcı’nın büyük bir para hırsıyla yurt içi ve yurt dışında açmış olduğu davalarda, mevzi kazanmak adına attığı bu HUKUK DIŞI adımlarla, hukuk tarihine geçecek yeni ibretlik bilgileri ve belgeleri okurlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

 

MEHMET TATLICI: RAHMETLİ BABASINDAN KALAN MİLYONLARCA DOLARLIK MİRAS PAYINI BEĞENMEYİP DAVALAR AÇAN “HAYIRLI EVLAT”…

Mehmet Tatlıcı, 22 Şubat 2009’da vefat eden babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendisine bıraktığı ve milyonlarca dolar ettiği söylenen miras payını beğenmeyip merhum işadamının resmi vasiyetnamesinin iptali ve miras tespit davaları açmıştı (Ayrıntılı bilgi için bkz. Baba Parası… Baba Sevgisi… haberi).

Mehmet Tatlıcı’nın bu davalardaki hedefi, merhum babasına hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen Uğur Tatlıcı’ydı (Ayrıntılı bilgi için bkz. Tatlıcı Gerçekleri Perde Arkası: Güvendiği Dağlara Kar Yağdı” haberi)

MEHMET TATLICI AÇTIĞI DAVALARDA İSTEDİĞİ HİÇBİR SONUCA ULAŞAMADI…

Kendisiyle aynı soyadını taşıyan 64 yaşındaki saygıdeğer bir insan olan Nurten Tatlıcı’ya ve özellikle baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya karşı yaklaşık 6 yıldır büyük bir avukat ordusuyla sürdürdüğü bu davalarda istediği hiçbir sonuca ulaşamadı Mehmet Tatlıcı… (Ayrıntılı bilgi için bkz. Mehmet Tatlıcı’nın Avukat Koleksiyonu haberi).

Yine baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile kaybettiği eşinin yasını tutmaya devam eden Nurten Tatlıcı aleyhine haksız, hukuksuz iddia ve senaryolar ile yaptığı suç duyurularından da, bu masum ve kendi halinde yaşayan insanları itibarsızlaştırmak ve miras davalarında mevzi kazanmak amacıyla açtığı bütün davalardan da yine istediği hiçbir sonucu alamadı Mehmet Tatlıcı… (Ayrıntılı bilgi için bkz. Yeni Senaryo, Yeni Aktörler, Yine Hüsran! haberi).

MEHMET TATLICI, HAKSIZ HUKUKSUZ İDDİALARLA MASUM İNSANLAR ALEYHİNE TAM 13 SUÇ DUYURUSU YAPTI, HEPSİ DE SAVCILARIMIZ VE HAKİMLERİMİZCE REDDEDİLDİ.

Sayıları 13’ü bulan bu haksız, hukuksuz ve insan vicdanına sığmayan suç duyurularının hepsi de ülkemizin savcıları ve hakimleri tarafından reddedilen ibretlik bir insandır Mehmet Tatlıcı… (Ayrıntılı bilgi için bkz. Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı” haberi)

MEHMET TATLICI, MEVCUT KANUN HÜKÜMLERİNİ GERİYE DOĞRU İŞLETMEYE ÇALIŞTI, AMA ADALET SİSTEMİMİZİ YANILTAMADI

Açtığı davalarda mevzi kazanmak adına, hukuku kendi kafasına göre “yorumlayarak” ve yürürlükteki mevcut kanun hükümlerini “geriye doğru işletmeye çalışarak” hukuk tarihine skandal olarak geçecek ibretlik adımları atmaktan çekinmeyen Mehmet Tatlıcı, ülkemizin adalet sistemi içinde layık olduğu tüm cevapları birer birer aldı… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için bakınız: Tatlıcı Gerçekleri; Adalet Bir Kez Daha Yerini Buldu haberi).

MEHMET TATLICI, TÜRKİYE’DE BECEREMEDİĞİNİ ŞİMDİ DE AMERİKA’DA DENİYOR; MANTIĞI AYNI: “YA TUTARSA…”

Elindeki, avucundaki paraları harcadığı büyük bir avukat ordusunun desteğine ve aralarında üniversite hocalarının da bulunduğu hukuk danışmanlarının mütalaalarına rağmen Türkiye’de açtığı davaların hepsinde de hüsrana uğrayan Mehmet Tatlıcı, burada beceremediğini “ya tutarsa mantığıyla” bir de Amerika’ya taşıdı.

A.B.D.’nin Florida eyaletinde aynı şekilde baba bir kardeşi ile merhum babasının ikinci eşine karşı açtığı davalarda mevzi kazanmak adına yine hukuku kendi kafasına göre yorumladığı bildik adımlarını atmaya devam etti Mehmet Tatlıcı… (Bkz. Mehmet Tatlıcı Mahkemeyi Nasıl Yanıltıyor; Göl maya tuttu hocam! ve Al dağlardan kengeri, ver devenin ağzına… haberleri)

Ve atmaya da devam ediyor…

MEHMET TATLICI’NIN AMERİKA’DAKİ MAHKEMEYİ YANILTMA HAMLELERİ

Mehmet Tatlıcı, Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida Eyaletindeki bir mahkemede açmış olduğu davaya geçtiğimiz günlerde yeni bir dilekçe sundu.

Bu belge, Türkiyedeki mevcut medeni kanunumuzun bazı maddelerinin Türkçeden İngilizceye çevirisini içermekteydi.

Ancak Mehmet Tatlıcı, tıpkı daha önce yaptığı gibi, bu dava sürecinde de kendi lehine bir sonuç çıkarabilmek amacıyla, yine Türk Medeni Kanunu’ndaki bazı maddeleri olduğundan farklı bir şekilde tercüme ettirerek, çarpıtarak ve yanlış bilgiler vererek aktarmaktaydı…

Aşağıda Mehmet Tatlıcı’nın hukuk tarihine bir kez daha geçecek bu hukuk dışı hamlelerini, okurlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz:

MEHMET TATLICI’NIN TERCÜMESİNDEKİ ÖNEMLİ ÇARPITMALAR VE ESAS GERÇEKLER:

1-) Dilekçenin 10. sayfasında, Medeni Kanunun 220. maddesinin İngilizce tercümesineTürkçe metinde olmayan- 5. bir bent eklenmiştir.

Türk Medeni Kanunun 220. maddesi aynen şu şekildedir:

Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:

  1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
  2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
  3. Manevi tazminat alacakları,
  4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Mehmet Tatlıcı tarafından KANUNDA YER ALMAYAN VE TERCÜMEYE EKLENEN 5. bent ise şu şekildedir:

“Other assets as per private Agreements” = “Özel anlaşma gereğince diğer malvarlığı değerleri”.

MEHMET TATLICI BU HAMLESİYLE NEYİ AMAÇLIYOR?

Bu bendin eklenmesiyle, Mehmet Tatlıcı’nın Amerika’da açtığı davada yargılama esnasında atacağı adımlarda kendi istediği sonuçlara ulaşmak için oradaki mahkemeyi yanıltmak amacı taşıdığı açıktır.

Zira, Türk Medeni Kanunu’nun 220. Maddesinde olmayan bir bent, Amerika’daki mahkemeye adeta bu kanun maddesinde böyle bir bent vardır, tercümesi de budur şeklinde hukuk dışı bir KANDIRMACAYLA sunulmak istenmiştir…

2-) Dilekçenin 12. sayfasında, Medeni Kanunun 230. maddesinin 3. fıkrasının da tercüme edilmesi gerekirken, bu fıkranın TERCÜME EDİLMEDİĞİ görülmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 230. maddesinin 3. fıkrası aynen şu şekilde kaleme alınmıştır:

Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır.

MEHMET TATLICI BU HAMLESİYLE NEYİ AMAÇLIYOR?

Mehmet Tatlıcı, bu hamlesinde ise, Türkiye’deki mevcut medeni kanunumuzda yer alan önemli bir hususu Amerikadaki mahkemeden adeta saklamaya çalışmaktadır.

Mehmet Tatlıcı’nın burada kişisel mallarla edinilmiş mallar arasında denkleştirme yapılacak olursa bu fıkranın dikkate alınmamasını, yanlış hesaplama yapılmasını hedeflediği anlaşılmaktadır.

3-) Mehmet Tatlıcı’nın Amerikadaki mahkemeye sunduğu tercümede, metnin genelinde, kanun maddelerini tercüme ederken edinilmiş malları ortak mal gibi göstermeye çalışmıştır.

Edinilmiş mallar için “acquired property” terimini kullanması gerekirken, “joint marital property” = “ortak evlilik malları” şeklinde bir ifade kullanmıştır.

MEHMET TATLICI BU HAMLESİYLE NEYİ AMAÇLIYOR?

Medeni kanuna göre, edinilmiş mal ile ortak mal kavramları, birbirinden tamamen farklıdır. 

Çünkü, evlilik sırasında elde edilen mallar ortak mal değildir. Dolayısıyla, Mehmet Tatlıcı’nın Amerika’daki mahkemeye sunduğu bu değerlendirme tamamen yanlıştır.

Zira Medeni Kanunumuz yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini benimsemiştir. Bu rejimin temelinde mal ayrılığı ilkesi yatmaktadır. Bu rejimde eşlerden her biri edinilmiş malının tek başına sahibidir. Dolayısıyla evlilik sona erince mal rejimi tasfiye edilirken bir müşterek mülkiyet ilişkisinin sona ermesi ve ortak bir malın paylaşılması söz konusu değildir.

Halbuki Mehmet Tatlıcı bu “yanlış tercüme” sayesinde, rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın ikinci eşi Nurten Tatlıcı’nın kişisel mallarını miras bırakanla ortak bir malmış gibi kabul ettirmeyi ve bu sayede ortak maldan mirasçı sıfatıyla pay almayı hedeflemektedir.

Böylece Mehmet Tatlıcı, bu yasa dışı uygulamasıyla mirasa dâhil olmayan malları da mirasa dâhil etmeye ve daha çok pay elde etmeye çalışmaktadır.

4-) Mehmet Tatlıcı Amerikadaki Mahkemeye sunduğu dilekçenin 9. sayfasında, Medeni Kanunun 203. maddesinin tercümesinde de başka bir çarpıtma daha yapmaktadır:

Mehmet Tatlıcı mahkemeye verdiği tercümede, edinilmiş mallara katılma rejimi kavramını kullanmak yerine “marital property” = “evlilik malları” kavramını kullanarak, edinilmiş mallara katılma rejimini evlilik malları gibi göstermeye ve bu malların ortak olduğu izlenimini yaratmaya çalışmaktadır.

MEHMET TATLICI BU HAMLESİYLE NEYİ AMAÇLIYOR?

Mehmet Tatlıcı, bu sözde “çeviri hatasıyla da, mirasa dâhil olmayan malları mirasa dâhil etmeye ve daha çok miras payı elde etmeye çalışmaktadır.

5-) Dilekçenin 10. sayfasında, Türk Medeni Kanununun 222. maddesinin 3. fıkrasının tercümesinde, acquired property = edinilmiş mal denmesi gerekirken mutually acquired property = ortaklaşa edinilmiş mal denmiş; Amerikan mahkemesini YANILTMAK ve DİKKATİ YANLIŞ TERCÜME EDİLEN BU CÜMLEYE ÇEKMEK İÇİN altı çizilmiştir.

MEHMET TATLICI BU HAMLESİYLE NEYİ AMAÇLIYOR?

Mehmet Tatlıcı bu “yanlış yapılan tercüme” sayesinde, yine Nurten Tatlıcı’nın kişisel mallarını ortak mal olarak kabul ettirmeyi ve bu sayede ortak maldan miras payı almayı hedeflemektedir.

Ancak edinilmiş mal, ortak mal değildir. Bu kavramlar Medeni Kanunumuzda özellikle ayrı ayrı düzenlenmiştir. Mehmet Tatlıcı burada yine Amerika’daki mahkemeyi bu “yanlış yapılan tercümelerle” ve bilinçli çarpıtmalarla yanıltmayı amaçlamaktadır.

TÜN BUNLAR MEHMET TATLICI’NIN OYUNUNU NASIL OYNADIĞINI GÖSTERMEKTEDİR…

Yukarıda 5 Madde halinde açıkladığımız ve haberimizin ekinde okurlarımızın bilgisine sunduğumuz belgelerin gösterdiği gibi, Mehmet Tatlıcı büyük bir para hırsıyla sürdürdüğü davalarda Türkiye’deki adalet sistemimizi yanıltamayacağını ve istediği sonuca ulaşamayacağını çok iyi anladığı için, şimdilerde Amerika’ya taşıdığı bütün bu davalarda, oradaki mahkemeleri de yine “ya tutarsa” mantığıyla yanıltmaya çalışmaktan vazgeçmemektedir.

MEHMET TATLICI’NIN AMERİKA’DA İDDİA ETTİĞİ HUSUSLAR TÜRKİYE’DE UYGULANSA, BOŞANMAK İSTEDİĞİ EŞİYLE MALLARINI PAYLAŞMAK ZORUNDA KALACAK, AMA…

Halbuki Mehmet Tatlıcı Amerika’da açtığı davalarda Türkiye’deki hukuki sürecin nasıl işlediğine dair kanun maddelerini olduğundan farklı bir şekilde göstermeye çalışırken, aynısını burada, Türkiye’de 25 yıllık eşinden boşanmak için açtığı davalarda ileri sürseydi ne olurdu bir de buna bakalım:

Mehmet Tatlıcı, Türkiye’deki “edinilmiş mallara katılma rejimine dair Amerika’daki mahkemeye sunduğu “yanlış tercüme” ve çarpıtılmış kanun maddelerinde iddia ettiği hususları, şimdi Türkiye’de 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı’dan boşanmak istediği dava sürecinde ileri sürse, bütün bunlar kendi lehine değil, tam tersine eşi Gizem Tatlıcı lehine bir sonuç doğururdu.

Böylelikle Gizem Tatlıcı, Mehmet Tatlıcı’nın kişisel mallarının evlilik malı olduğunu ve bunlarda payı olduğunu iddia ederek Mehmet Tatlıcı’dan bunları isteme hakkını kendinde görürdü.

Halbuki Mehmet Tatlıcı buradaki davada sahip olduğu bu malların ortak evlilik malı olmadığı gerçeğinden hareket ederek, boşanmak istediği 25 yıllık eşinin bu mallarda hiçbir hakkı olmadığını öne sürmekte ve bütün bu malları eşinden boşansa dahi kendi lehine elinde tutma hakkına sahip olduğunu söylemektedir…

MEHMET TATLICI, AMERİKA’DA BAŞKA ŞEYLER ÖNE SÜRÜYOR, TÜRKİYE’DE BAŞKA…

Mehmet Tatlıcı işte böylesine ibretlik bir insandır ve böylesine ibretlik hamleler yaparak adını hukuk tarihine “altın harflerle” yazdırmaktadır:

Mehmet Tatlıcı Amerika’da açtığı davalarda, Türkiye’deki kanun maddelerini olduğundan farklı göstermek için bilinçli ve kasıtlı bir şekilde yapılan “tercüme hatalarının” ve çarpıtmaların arkasına sığınırken, Türkiye’de 25 yıllık eşinden boşanmak amacıyla açtığı davada ise, medeni kanunumuzun her şeyi çok açık ve net ortaya koyan bu maddelerinin arkasına sığınarak, sahip olduğu malları boşanmak istediği eşi Gizem Tatlıcı’ya vermemenin keyfini sürmektedir…

MEHMET TATLICI HAKKINDA İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU…

Yukarıda açıkladığımız nedenlerden ötürü, Mehmet Tatlıcı hakkında, Amerikadaki mahkemeyi aldatmak amacıyla özel belgede sahtecilik yaptığı iddiasıyla, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçede, Mehmet Tatlıcı’nın Amerika’daki mahkemeyi aldatmak maksadıyla yaptıkları öne sürülerek Türk Ceza Kanunu’nun, Özel Belgede Sahtecilik suçunu içeren 207. maddesi uyarınca cezalandırılması talep edildi…

MEHMET TATLICI’NIN TÜM BU İBRETLİK HAMLELERİNİ TÜRKİYE’DE VE ULUSLARARASI KAMUOYUNDA DİLE GETİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ…

Mehmet Tatlıcı’nın ülkemizdeki kanun maddelerini olduğundan farklı göstermek için Amerika’daki bir mahkeme sürecinde nasıl hukuk dışı yollara saptığı gerçeği, haberimizde ve ekindeki kanıtların içinde okurlarımızın bilgisine sunulmuştur.

Tatlıcı Gerçekleri haber sitesi, Mehmet Tatlıcı’nın bundan sonra atacağı tüm hukuk dışı adımların ve Amerika’daki mahkemeleri yanıltmak için yapacağı tüm ibretlik hamlelerin takipçisi olmaya ve bütün bu yaptıklarını Türkiye ve uluslararası kamuoyuna Türkçe ve İngilizce haberleriyle duyurmaya devam edecektir..

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top