Mehmet Tatlıcı’dan Muhteşem (!) İftira…

mehmet_tatlicidan_muhtesem_iftira_h261.png

22 Şubat 2009 günü vefat eden babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın mirasından aslan payı alma mücadelesini adeta bir yaşam biçimi haline getirmiş olan Mehmet Tatlıcı, rahmetli babası vefat etmeden 3 hafta önce avukatlarına miras davalarının takibi ile ilgili vekalet vermek sureti ile babasının mirasına kavuşmak için sabırsızlığını açık ve net bir şekilde ortaya koymuştu.

Babasının vefatından bu yana dur durak bilmeden Uğur ve Nurten Tatlıcı hakkında iftiralarda ve ağır ithamlarda bulunarak onları masaya oturtmaya çalışan Mehmet Tatlıcı’nın doğrudan ve dolaylı yoldan yaptığı suç duyurularının bugüne dek 10 tanesinden de takipsizlik kararı verildi.

Muhteşem Yüzyıl dizisinin popülaritesini fırsat bildi
Son olarak babasının vefatından iki yılı aşkın bir süre sonra, Muhteşem Yüzyıl dizisinin de popülaritesini fırsat bilerek Kanuni Fermanı ile ilgili bir iftira çalışması yapan Mehmet Tatlıcı, babası vefat etmeden birkaç gün önce Yeniköy’deki evinde onu ziyaret ettiğini, o ziyareti sırasında duvarda asılı olduğunu iddia ettiği Kanuni Fermanı’nın, babasının vefatından sonra Uğur Tatlıcı ve “işbirlikçileri” tarafından çalındığını ileri sürmüştü. Bu asılsız iddiasına dayanarak, babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı, oğlu Uğur Tatlıcı ve sözde “işbirlikçileri” hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Cumhurbaşkanlığı makamına asılsız ihbarda bulundu
Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Uğur Tatlıcı, Mehmet Tatlıcı’nın Cumhurbaşkanlığına asılsız bir ihbar mektubu yazarak Cumhurbaşkanlığı Yüksek Makamını bilerek yanılttığını belirtti. Mehmet Tatlıcı’nın Cumhurbaşkanlığına yazdığı ihbar mektubunu daha inandırıcı olması için Osmanlıca kelimeler ile süslediğine işaret eden Uğur Tatlıcı: “Mehmet bugüne dek bulunduğu suç duyurularından umut ettiği neticeleri alamayınca çareyi Türkiye Cumhuriyeti’nin en üst Makamına asılsız ihbar mektubu yazarak aradı. Oluşturduğu senaryo ile Cumhurbaşkanlığı Yüksek Makamını dahi kasten yanıltmaktan hiçbir çekince duymaması ve buna bile cüret etmesi, bu miras davasında annem ve bana duyduğu ve tarifi mümkün olmayan husumetinin ve nefretinin en güzel delilidir. Ancak ne var ki, bu çirkin senaryosunun arkasındaki art niyet bu sefer de adaletin yılmaz bekçilerinin gözünden kaçmamış, bu suç duyurusu hakkında takipsizlik kararı verilmiş, itirazları ise Ağır Ceza tarafından reddedilmiştir.” dedi.

Beni ve annemi hırsızlık ve kaçakçılık ile itham etti
Mehmet Tatlıcı’nın Cumhurbaşkanlığına yazdığı ihbar mektubunda kendisini ve annesini Kanuni Fermanı’nı çalmak ile itham ettiğini bildiren Uğur Tatlıcı: “Mehmet isnatlarında kantarın topuzunu son zamanlarda iyice kaçırmaya başlamıştır. İçinde barındırdığı kin öylesine kontrolden çıkmıştır ki, Cumhurbaşkanlığı Kat’ına yazdığı dilekçede ben ve annemi Kanuni Fermanı’nı çalmakla itham ettiği yetmiyormuş gibi, bu asılsız ihbar mektubunu takip eden savcılık beyanında ben ve annemi Kanuni Fermanı’nı Amerika’ya kaçırmakla suçlamıştır. Bu isnadıyla da yetinmemiş, Tereke Envanterinde bulunan tabloları sahteleri ile değiştirdiğimiz yönünde çirkin olduğu kadar asılsız iddialarda bulunacak kadar da ileri gitmiştir.” dedi.

Karısını kullanarak senaryo hatasını gerçek dışı beyanla düzeltmeye çalıştı
Mehmet Tatlıcı’nın dersine yeterince çalışmadığını belirten Uğur Tatlıcı, rahmetli babası vefat etmeden birkaç gün önce Yeniköy’deki evinde onu ziyaret ettiğini ve duvarda Kanuni Fermanı’nı gördüğünü iddia eden  Mehmet Tatlıcı’nın ciddi bir senaryo hatası yaptığını söyledi. Bahsettiği tarihlerde Yeniköy’deki evde kimsenin yaşamadığına dikkat çeken Uğur Tatlıcı: “Mehmet bazen çok aceleci davranıyor. Senaryolarını hazırlarken detaylara yeterince dikkat etmiyor. Babam ve annem yaz aylarında Yeniköy’de, kış aylarında ise Beykoz’daki evlerinde ikamet ederlerdi. Rahmetli babam 2009 yılının Ocak ayında fenalaşıp hastaneye kaldırıldığında aylardır Beykoz’daki evinde istirahat ediyordu. Bu aceleci tavrından dolayı yaptığı lokasyon hatasını bu sefer düzeltme çabaları içerisine giren Mehmet, karısı Gizem Tatlıcı’yı da bu senaryosuna alet etmiştir. Karısı, savcılığa verdiği sözde tanık ifadesinde, bu ziyareti yaz aylarında gerçekleştirdiklerine dair gerçek dışı beyanda bulunmuştur.” dedi.

Babası ağır hastayken hiç arayıp sormadı
Rahmetli babası hastayken  Mehmet Tatlıcı’nın onu hiç arayıp sormadığını kaydeden Uğur Tatlıcı: “Rahmetli babam ağır hastayken, Mehmet’in onu hiç arayıp sormadığından olsa gerek, babamın o sırada nerede olduğunu bilmemesini gayet doğal karşılıyorum. O sırada rahmetli babamın nerede olduğuna dair biraz araştırma yapmış olsaydı, daha inandırıcı olması açısından bu senaryosundaki lokasyonu Yeniköy yerine Beykoz olarak tercih ederdi.” dedi.

Karısı Gizem Tatlıcı’yı da bu gerçek dışı senaryosuna alet etti
Mehmet Tatlıcı’nın bu iftirasına karısı Gizem Tatlıcı’yı da ortak edecek kadar ileri gitmesini hayretle karşıladığını belirten Uğur Tatlıcı: “Bu miras konusu ve para hırsı Mehmet’in gözünü o kadar bürümüş ki, Ferman ile ilgili son asılsız suç duyurusuna sanat eğitimi aldığını ileri süren karısı Gizem Tatlıcı’yı da ortak etmiş ve bu asılsız iddialarını destekleyecek şekilde karısına gerçek dışı beyanlarda bulunmasını telkin etmiştir. Bir insan nasıl olur da ailesini bu gibi asılsız ve mesnetsiz iddialara ortak eder, anlamakta güçlük çekiyorum. Çocukları reşit olsaydı, acaba onları da mı bu asılsız şikayetinde gerçek dışı beyanlar vermeye zorlayacaktı, çok merak ediyorum.” dedi.

Marika ismini kullanarak annemi ötekileştirmeye çalışıyorlar
Mehmet Tatlıcı’nın ve avukatı Bahri Bayram Belen’in bu suç duyurusunda ve takip eden dilekçelerinde Nurten ismi yerine eski ismi olan Marika ismini özellikle büyük harflerle kullandıklarını belirten Uğur Tatlıcı: “Annem rum kökenlidir. Önceki ismi Marika’dır. Annem babama duyduğu sevgiden dolayı babamın isteği üzerine ismini 1960’lı yıllarda ‘Nurten’ olarak değiştirmiştir. Bilahare dinini de değiştirmiş, islamiyeti seçmiştir. Annemin eski ismi Marika’yı büyük harflerle dilekçelerinde kullanmaları, Mehmet ve avukatı Bahri Bayram Belen’in ne denli kötü niyetle hareket ettiklerinin açık bir göstergesidir. Bu davranışları ile annemi mahkemeler ve kamuoyu nezdinde ötekileştirmeye çalışmaktadırlar. Bu asılsız suç duyurularının arkasındaki amaçlardan bir tanesi de, bizleri kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmaktır.” dedi.

Hakkımızda suni deliller yaratmaya çalışıyor
Yaptıkları araştırmaya göre, Mehmet Tatlıcı’nın babasının vefatına dek hiçbir suç duyurusunda bulunmadığını kaydeden Uğur Tatlıcı: “Bir araştırma yaptık ve Mehmet’in babamın vefatına dek herhangi bir kişi hakkında hiçbir suç duyurusunda bulunmamış olduğunu tespit ettik. Suç ve suçlulara bu kadar duyarlı (!) görünen bir insan nasıl olur da 40 küsür yaşına kadar bir tek şikayette dahi bulunmaz? Rahmetli babamın 2009 yılında vefatından sonra, doğrudan ve dolaylı olarak hakkımızda birçok suç duyurusunda bulunmuştur. Mehmet’in hakkımızda yaptığı bu suç duyurularının 10 tanesinden de takipsizlik kararı verilmiş durumdadır. Kendisinin hakkımızda suni deliller yaratma gayreti içinde olduğu açıkça görülmekte, yaptığı yanlış hesaplar bir bir savcılıklardan dava dahi açılmadan dönmektedir. Adalet bugüne kadar tecelli etmiştir. Bundan sonra da tecelli etmeye devam edeceğine inancımız sonsuzdur.” dedi.

Bizleri hapis cezası ile karşı karşıya bırakmak için elinden geleni yapıyor
Mehmet Tatlıcı’nın tavırlarının son dönemlerde iyiden iyiye gözü kara bir hal aldığına işaret eden Uğur Tatlıcı: “Mehmet, annem ve beni dize getirmek ve babamın mirasından aslan payı elde etmek için bugüne dek birçok yol denedi fakat başarılı olamadı. Şu sıralar hukuk ve ne yazık ki etik dışı isnatları artık en hafif deyimiyle ‘el insaf’ dedirtecek noktaya varmış durumda. Rahmetli babam, 20 yıl önce düzenlediği son arzularını içeren vasiyetnamesinde Mehmet’in saklı payı ile yetinmesini emretmiş. Rahmetli babamın neden böyle bir vasiyetname düzenleme gereği duyduğunu Mehmet gayet iyi biliyor, fakat bir türlü işine gelmiyor. Eğer mirasın babamın son arzularına göre paylaşımına bir itirazı varsa, ağabeyi Ahmet Tatlıcı ve yeğeni Salih Ziya’nın yaptığı gibi, hakkını sonuna kadar hukuk mahkemelerinde arayabilir. Buna yöntem olarak  kimsenin bir itirazı olmaz. Mahkeme ne karar verirse versin saygıyla karşılarız. Mehmet, hukuk davaları ile yetinmeyip hakkımızda sürekli olarak gerçek dışı ithamlarda bulunuyor. Benim ve annemin suç işlediğini iddia ederek bizi hapis cezası ile karşı karşıya bırakmak için elinden geleni ardına koymuyor. Bizleri taciz etmek amacıyla suni deliller yaratıp, asılsız iftiralarla suç duyurularında bulunup, adli ve idari makamları lüzumsuz yere meşgul ediyor. Gerek mahkemeler gerek savcılar, onun bu suç duyurularının ne kadar kötü niyetli ve temelsiz olduğunun farkındalar.” dedi.

Bundan sonraki şikayetleri eski Türk filmlerini aratmayabilir
Mehmet Tatlıcı’nın bu asılsız itham ve iftiraları devam ederse iftiradan suç duyurularında bulunmak zorunda kalacaklarını ifade eden Uğur Tatlıcı: “Bu tarz asılsız isnat ve ithamlarla hiçbir yere varamayacağını bu dört yıl zarfında Mehmet’in anlamış olması gerekirdi. Benim asıl endişem, bu gerçek dışı asılsız itham ve ihbarlarını devam ettirecek olursa, (Uğur Tatlıcı bu noktada bizimle ‘laf aramızda, son aşamasını ben de öngöremiyorum. Herhalde yeni ithamları eski Türk filmlerindeki senaryoları aratmayacaktır’ şeklinde şakalaşıyor) rahmetli babama duyduğumuz sevgi ve saygıya, onun kabrinde rahat uyuması için gösterdiğimiz bütün tahammül ve özene rağmen, bizim de kendisi hakkında iftiradan suç duyurularında bulunmak zorunda kalacak olmamızdır. Benim anlayamadığım, bir insan bütün bu suç duyuruları savcılıklar ve mahkemeler tarafından haksız bulunduktan sonra biraz olsun ne duruma düştüğünü görmez mi? Dediğim gibi ben şahsen anlayamıyorum. Bizim yakın çevremiz de öyle. Gerek rahmetli babamın dostları gerekse birlikte iş yaptığı iş çevrelerinin akil adamları ile zaman zaman sohbet ediyorum. İstisnasız hepsi ‘bu nasıl bir kin ve para hırsıdır, pes doğrusu’ diyorlar. Ben de Allah akıl fikir versin ve Allah affetsin diyorum. Başka bir şey söyleyemiyorum.” dedi.

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Gerçekler

1 Reply to “Mehmet Tatlıcı’dan Muhteşem (!) İftira…”

  1. Ceyhun dedi ki:

    Sizde obamaya yazın 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top