Tatlıcı’ların Vasiyetnameyi Tenfiz davasında tuhaf karar

tatlicilarin_vasiyetnameyi_tenfiz_davasinda_tuhaf_karar_h248.jpg

Davacı Mehmet Tatlıcı’nın 09.11.2009 tarihinde, o zamanki adıyla Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, bugünkü adıyla İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı vasiyetnamenin tenfizi konulu davada 18 Eylül 2012 günü tuhaf bir karar verildi.

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı, resmi vasiyetnamesinde ilk eşinden olan oğlu Mehmet Tatlıcı’nın saklı payı ile yetinmesini emretmişti.
Mehmet Tatlıcı, rahmetli babasının son arzularını içeren vasiyetnamesi aleyhine açtığı davada önce bu vasiyetnamenin iptalini istemiş, ancak daha sonra bu talebinden ani bir manevrayla her nedense tümüyle vazgeçerek vasiyetnamenin yerine getirilmesini ve saklı payının bundan yaklaşık 11 yıl önce yürürlükten kalkan eski Medenî Kanun hükümlerine göre, yani miras payının 3/4’ü olarak belirlenmesini talep etmişti.

Mehmet Tatlıcı’nın açtığı bu dava, 18.09.2012 tarihinde İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi tarafından beklenmedik bir şekilde kabul edildi ve Mehmet Tatlıcı’nın saklı payı, 01.01.2002 tarihi itibariyle, yani bundan yaklaşık 11 yıl önce yürürlükten kalkan eski Medenî Kanun’a göre belirlendi. Mahkeme, bu vahim hata sonucu, Mehmet Tatlıcı’nın saklı payının miras payının 3/4’ü olduğuna hükmetti.

Verilen karar yasaya ve usüle aykırı
Mehmet Salih Tatlıcı’nın ikinci eşi Nurten Tatlıcı’dan olma oğlu Uğur Tatlıcı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, verilen kararın çok açık bir şekilde hem yasalara hem de usule aykırı olduğunu belirtti. Kararı Yargıtay’a taşıyacaklarını ifade eden Tatlıcı, “Bu davadan bu kadar tuhaf bir kararın çıkması bizi son derece üzdü ve ne yazık ki bazı soru işaretleriyle karşı karşıya bıraktı. Bu kararda babamın ölüm tarihindeki Medeni Kanunun dikkate alınmış olması gerekirken, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihteki Medeni Kanun hükmünün dikkate alınmış olması gerçekten de inanılacak gibi bir durum değil.
Halbuki, Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 17. maddesi açıkça “Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir” diyor. Yani kısacası bu kanuna göre, mirasçıların saklı paylarının miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan Yeni Medeni Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerekiyordu. Yürürlükten kalkan Eski Medeni Kanuna göre değil.
Bu basit kural, hukuk fakültelerinin birinci sınıfında medeni hukuka giriş derslerinde ve kitaplarında öğretilen hukukun en temel kurallarından birisidir. Yürürlükten kalkan bir kanun, yürürlükten kalktıktan sonra meydana gelen olay ve olgulara uygulanamaz. Böyle bir mahkeme kararının ne eşi ne de benzeri görülmüştür. Babamın vasiyetnamesini düzenlediği dönemde yürürlükte olan eski Medeni Kanuna göre, çocukların saklı payı 3/4 idi. Babamın vefat ettiği tarihte yürürlükte olan yeni Medeni Kanuna göre ise, çocukların saklı payı miras payının 1/2’sidir. Diğer bir deyişle, babam mirasının yarısını dilediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir.
Babamın son arzularına göre ve yürürlükteki Medeni Kanuna göre Mehmet Tatlıcı, mirastan yasal miras payının ancak 1/2’si kadar pay alması gerekirken, davanın hakiminin bu tuhaf kararından sonra, yasal miras payının 3/4’ü oranında bir pay almaya hak kazanmıştır. Bu karar, babamın son arzularını ihlal ettiği gibi, bütün temel hukuk kurallarını da adeta hiçe saymıştır. Yapılan hata o kadar açık ve nettir ki, Habertürk gazetesi, bu karar hakkında yayınladığı haber için “tatlı piyango” başlığını kullanmıştır. Yeni Medeni Kanun, saklı pay oranını azaltmayıp da bilakis artırsaydı acaba Mehmet Tatlıcı babasının son arzularına hürmet ediyor kisvesi altında eski Medeni Kanun hükümlerinin uygulanmasını talep eder miydi? Ve acaba mahkeme yine bu durumda eski Medeni Kanun hükümlerinin uygulanmasını kabul eder miydi? Konuya ve karara nereden bakılırsa bakılsın, kararın yasa ve usul ile bağdaşır hiç bir yanını görmek mümkün değildir.

Bu karar kendisine isabet eden bir piyangodur
Aslında Mehmet Tatlıcı, merhum babası hastanede yaşam savaşı verirken, babasının vefatından 3 hafta önce avukatına miras davalarının takibi için vekalet vererek, babasının mirasına bir an önce kavuşmak için ne denli sabırsız ve iştahlı olduğunu kanıtlamıştı. Kendisine isabet eden bu “piyango” sayesinde, rahmetli babasının kemiklerinin sızlaması pahasına olsa da olsa, bu muradına şimdilik kaydıyla bile olsa fazlası ile erişmiş görünmektedir.

Kararı veren hakimi daha önce HSYK’ya şikayet edip reddetmişti
Bir başka ilginç tesadüf de şudur ki, bu tuhaf kararı veren hakim, davacı Mehmet Tatlıcı’nın daha önce yapay husumet yaratarak HSYK’a şikayet ettiği ve akabinde reddini talep ettiği hakimin ta kendisidir.
Verilen bu yanlış kararın, konu hakkında dava dosyasına sunduğumuz belge ve mütalaaların yeterince dikkate alınmamış olmasından kaynaklandığını umarak kendimizi iyi niyetle teselli ediyoruz. Bu vahim hatayı içeren kararı Yüce Yargıtay’ın fark edip bozacağına inancımız sonsuzdur” dedi.

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top