Uğur ve Nurten Tatlıcı, 25 Yıllık Eşi Ortada Bırakmadı

ugur_ve_nurten_tatlici_25_yillik_esi_ortada_birakmadi_h360.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı evlilikten olan oğlu MEHMET TATLICI, kendisine miras bırakılmamasına rağmen Beykoz Konakları’ndaki C74 no’lu 572 m2’lik lüks villada yıllardır bir kuruş ödemeden haksız işgalini sürdürmekteydi. Üstelik, Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3 Ekim 2013 tarihinde verdiği, Mehmet Tatlıcı’nın villaya “müdahalesini men” eden bir kararı da vardı.

 

Kendisine ait olmayan bir villada, aleyhindeki mahkeme kararına rağmen büyük bir pişkinlikle haksız işgalini sürdüren Mehmet Tatlıcı’nın bu umursamazlığı, aslında en çok ailesini, gelişme çağındaki çocuklarını etkilemekte ve rahatsız etmekte.

Ama kimin umurunda?

Mehmet Tatlıcı neler yapmıştı?
Mehmet Tatlıcı, merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden olan üç oğlundan biridir. Mehmet Tatlıcı, daha babası hastanede yaşam mücadelesi verirken, miras davası açmaları için avukatlarına vekalet vererek ne kadar “hayırlı” bir evlat olduğunu göstermişti.

Babası vefat ettiğinde ise, daha merhumun cenaze namazını bile bekleyemeden sabahın köründe bankalara faks çektirerek babasının hesaplarının dökümünü istemişti. Vefatının hemen ardından da mahkemelere koşarak, babasının vasiyetnamesinde kendisine bıraktığı ve milyonlarca dolar ettiği söylenen miras payını beğenmeyerek daha fazlasını elde etmek amacıyla vasiyetnamenin iptali ve miras tespit davaları açmıştı. (Bkz. “Vefat Günü Sabaha Karşı 04:29’da Bankaya Gönderilen Faks” haberi)

Açtığı bu davalar yüzünden de rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’dan kalan malvarlığı üzerine Tereke (miras) Mahkemesi tarafından tedbir konulmuş ve terekeye ait taşınmazların yönetimi de Mahkeme’nin atadığı tereke yöneticileri tarafından gerçekleştirilmeye başlamıştı.

Kendine ait olmayan villada yıllarca süren haksız işgal 
Dava süreci devam ettiği ve henüz miras paylaşımı yapılamadığı için, merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın terekesine ait taşınmazlar üzerinde Mehmet Tatlıcı’nın herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktaydı. Ancak kendisi, yönetimi terekeye ait bu villada, emsal kira bedelleri aylık 7.000-8.000 dolar iken, yıllardır bir kuruş bile ödemeden, üstelik villanın yönetim giderleri ve aidatlarına da katılmadan haksız işgalini sürdürmekteydi.

Mahkeme, Mehmet Tatlıcı’nın haksız işgalinin önlenmesi kararı verdi
Bu durum, diğer mirasçıların da tepkisini çekti ve doğal olarak Mehmet Tatlıcı’nın haksız işgalinin sonlandırılması ve yıllardır sürdürdüğü işgalin karşılığı olan bedeli tereke yönetimine ödemesi için dava süreci başlatıldı.

Mehmet Salih Tatlıcı’ya hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşlığı yapmış olan ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen oğulları Uğur Tatlıcı’nın Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı dava, 3 Ekim 2013 tarihinde karara bağlandı ve Mahkeme, MEHMET TATLICI’nın kendisine ait olmayan bu villaya müdahalesinin ÖNLENMESİNE ve devlet hazinesine de 186.000 lira harçödemesine karar verdi. (Bkz. “Mehmet Tatlıcı’nın Keyfini Kaçıran Mahkeme Kararı” haberi)

Mehmet Tatlıcı’ya 481.641 liralık haksız işgal faturası çıkarıldı
Mehmet Tatlıcı, Beykoz Konakları’ndaki C 74 No’lu lüks villada Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği aleyhindeki karara rağmen haksız işgalini sürdürürken, devam eden Tereke (miras) davasına bakan İstanbul 2. Sulh Mahkemesi de, 19 Aralık 2013 tarihli  kararıyla, emsal kira bedellerine göre hesaplama yapılarak Mehmet Tatlıcı’dan yıllardır sürdürdüğü haksız işgalin karşılığının alınması için Tereke Yöneticilerine talimat vermişti. (Bkz. “Mahkeme: Borcunu Ödemezse Mehmet Tatlıcı’ya Dava Açın” haberi).

Tereke Yönetimi de, bu Mahkeme kararından sonra Mehmet Tatlıcı’ya ihtarname çekerek 481.641 lira işgal tazminatı ödemesi uyarısında bulundu. (Bkz. “Mehmet Tatlıcı’ya ‘438 bin TL’lik Borcunu Öde’ İhtarnamesi”haberi).

Yediği ekmeğin, okuduğu gazetenin bile parasını ödemedi
Ama ne gam, Mehmet Tatlıcı bu mahkeme kararından sonra da aynı pişkinlikle lüks villadaki haksız işgaline devam etti. Üstelik, villanın yer aldığı Beykoz Konakları’ndaki yönetim giderleri ve aidatların yanında, kapısına getirttiği ekmeğin ve gazetenin bile parasını vermeden… (Bkz. “Yediği Ekmeğin, Okuduğu Gazetenin Bile Parasını Ödemiyor” haberi).

Mehmet Tatlıcı’nın haksız işgali en çok kimi etkiliyor?
Bu haksız işgalin kahramanı Mehmet Tatlıcı, aslında bu pişkinliğinin en çok 25 yıllık eşi ve gelişme çağındaki iki çocuğunu nasıl olumsuz etkilediğini görmeyecek kadar duyarsız olabilir miydi?

Bunun yorumunu aşağıdaki Mehmet Tatlıcı’nın kamuoyunun malumu olmasına yol açan haberlere göz attıktan sonra yapacağız:

Medyada Mehmet Tatlıcı Haberleri: Dayak, Tehdit, Silahlı baskın, Eşini gizlice dinletme ve 25 yıllık eşin bikinili fotoğrafları
Mehmet Tatlıcı, son aylarda medyada miras davaları dışında, hakkında çıkan Fransız bir mimarı silahlıadamlarıyla birlikte tehdit etme, dayak atma, mimara ait bilgisayar ve paralara el koyma gibi suçları kapsadığı iddia edilen haberlerle de gündeme gelmeye başlamıştı. (Bkz. “Mehmet Tatlıcı’ya Dayak Davası”haberi).

Ancak Mehmet Tatlıcı hakkındaki bu haberler nedense, 25 yıllık eşine karşı açtığı boşanma davasıyla birlikte gündeme gelmeye başlamıştı. Medyadaki haberlerde, Mehmet Tatlıcı’nın 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı ile birlikte oturdukları bu lüks villayı gizli mikrofon koyarak dinlettiği ve ardından da eşine karşıboşanma davası açtığından söz ediliyordu. (Bkz. “Önce dinletti, sonra boşanma davası açtı” haberi).

Milliyet gazetesinde çıkan başka bir haberde, Mehmet Tatlıcı ve adamları tarafından çalıştığı ofisin basılarak silah gösterilip tehdit edildiği, ofisteki bilgisayarları ile 10.000 Dolar ve 5.700 Euro parası alındığı iddia edilen Fransız mimar Richard Tuil’in bilgisayarlarında, Amerikan Hükümeti ve Türk Hükümetinin ortak projesi olduğu iddia edilen gizli bir proje bulunduğundan da bahsediliyordu. (Bkz. “Boşanma davasından –Gizli Proje- çıktı” haberi).

Sabah gazetesinde çıkan bir başka haberde ise, Mehmet Tatlıcı’nın 25 yıllık eşine karşı açtığı boşanma davasında, eşi Gizem Tatlıcı’nın Beykoz Konakları’ndaki bu lüks villayı istediğinden söz ediliyor ve Mehmet Tatlıcı’nın evlilik dışı ilişkisi olduğu ileri sürülüyordu. (Bkz. “Boşanma Davasında Lüks Villayı İstedi”haberi)

Şok gazetesinde çıkan bir haberde ise, Mehmet Tatlıcı’nın eşine karşı açtığı boşanma davasında mahkemeye sunduğu, 25 yıllık eşi ve 2 çocuğunun annesi Gizem Tatlıcı’ya ait bikinili fotoğrafları adeta sekiz sütuna manşet olarak yer aldı.

Mehmet Tatlıcı, işte bu şekilde medyada hakkında çıkan silahlı baskındayak atma, tehdit etme, eşini gizli mikrofonla dinletip sonra da boşanma davası açma ve 25 yıllık eşinin bikinili fotoğraflarıhaberleriyle gündeme yerleşerek kamuoyunun malumu oluyordu.

Oluyordu da ne oluyordu? Hiç… Mehmet Tatlıcı bildiğini okumaya devam ediyordu. Aslında burada Mehmet Tatlıcı kendiyle ve yaptıklarıyla bile çelişen tutarsız bir oyun oynuyordu… Nasıl mı?

Ailem oturuyor dediği villadan, diğer mahkeme kararı ile eşini attırıyor
Yukarıda belirtildiği gibi Mehmet Tatlıcı kendisine ait olmayan ve yönetimi tereke mahkemesinde olan lüks villada, aleyhindeki Asliye Hukuk Mahkemesi kararına rağmen haksız işgalini sürdürürken, devam etmekte olan Tereke davasında ise, bu villada ailesinin oturduğunu iddia etmekteydi.

Oysa 16 Şubat 2014 tarihinde Sabah gazetesinde çıkan bir haberde, Mehmet Tatlıcı’nın boşanma davası açtığı eşi Gizem Tatlıcı’yı mahkeme kararıyla evden uzaklaştırdığı söyleniyordu.

Kısacası, Mehmet Tatlıcı aleyhindeki mahkeme kararına rağmen haksız işgal etmeye devam ettiği villada,bir mahkemede verdiği beyanda ailem oturuyor diyor, ama başka bir mahkemede aldırdığı kararla da boşanma davası devam eden 25 yıllık eşini bu villadan uzaklaştırıyordu. (Bkz. “Mehmet Tatlıcı eşini mahkeme kararıyla evden uzaklaştırmış” haberi).

Mahkeme, Mehmet Tatlıcı’dan kira ve aidat bedellerini istedi
Tereke Mahkemesi ise Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu oyunlarını bozuyor ve 20 Şubat 2014 tarihinde verdiği kararla, Mehmet Tatlıcı’dan emsal kira bedellerine göre yıllardır sürdürdüğü haksız işgalin karşılığı olan kira bedellerinin alınması yanında, büyük bir pişkinlikle bir kuruş ödemeden oturduğu bu villaya ait yönetim ve aidat giderlerinden de kendisinin sorumlu olduğuna hükmederek, bütün bu bedellerin tahsil edilmesine hükmediyordu. (Bkz. “Mehmet Tatlıcı’nın Haksız İşgali” haberi).

Şimdi gelelim yukarıda sorduğumuz soruya…
Bu haksız işgalin kahramanı Mehmet Tatlıcı, aslında bu pişkinliğinin en çok 25 yıllık eşi ve gelişme çağındaki iki çocuğunu nasıl olumsuz etkilediğini görmeyecek kadar duyarsız olabilir miydi?

Bu gamsızlıktan en çok ailesi ve çocukları etkileniyor
Sorumlu bir eş ve iki çocuk sahibi bir babanın ailesinin hassasiyetlerine dikkat etmesi gerekmez mi?

Burada, eve yerleştirilen gizli mikrofonla dinletilen ve sonra da boşanma davası açılan bir eş, basında bikinili pozları yayınlanan bir anne ve bütün bunlardan etkilenen gelişme çağındaki iki çocuk var.

Burada, Mehmet Tatlıcı’nın aleyhindeki mahkeme kararına karşın büyük bir pişkinlikle işgal etmeye devam ettiği, kirasını ve aidatlarını uzun bir zamandır ödemediği 572m2’lik lüks bir villa da var.

Burada, Mehmet Tatlıcı’nın mahkemedeki beyanlarında bu villada ailem oturuyor demesine rağmen, başka bir mahkemede aldırdığı kararla eşini bu evden uzaklaştırma kararı da var.

Ama burada, bütün bunlarla ilişkili olarak çok önemli bir de mahkeme kararı var… 
Bu karar, haberde sözünü ettiğimiz Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3 Ekim 2013 tarihinde verdiği,Mehmet Tatlıcı’nın lüks villaya müdahalesinin ÖNLENMESİ ve 186.591 lira harç ödemesi kararıdır…

Peki bu durumda Mehmet Tatlıcı’nın boşanma davası devam eden 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı ve gelişme çağındaki iki çocukları nerede, nasıl yaşayacaklar?

Ailenin, bu çocukların Mahkeme kararıyla bu evden atılmasının sorumlusu kim olacak?

Cevap çok basit ve net, ama ne gam…

Tatlıcı ailesinde vicdan sahibi insanlar da var…
Burada, Mehmet Tatlıcı’nın 25 yıllık eşi ve iki çocuğunun sokağa atılmasına neden olacak hukuki süreçte söz sahibi olan vicdan sahibi iki insan var ve bu duruma müdahale ederek mahkemenin vermiş olduğu villanın tahliye edilmesi kararını şimdilik uygulatmayacaklarını beyan ediyorlar…

Kim bu vicdan sahibi insanlar?
Merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın büyük bir sevgiyle bağlandığı, kendisine hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı…

Nurten ve Uğur Tatlıcı, Mahkemenin villanın tahliye edilmesi kararına rağmen, Mehmet Tatlıcı’nın boşanma davası açmış olduğu 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı ile iki çocuklarının mağdur olmamaları için bu villada oturmaya devam etmelerini sağlama kararı aldılar.

Üstelik Mehmet Tatlıcı’nın ailesine bu anlayışı gösterip ortada bırakmayan vicdan sahibi bu iki insan, Nurten ve Uğur Tatlıcı, Mehmet Tatlıcı’nın yıllardır “Çamur At, İzi Kalsın” kafasıyla sürdürdüğü hukuksuz ve mesnetsiz iddialarından dolayı, insan vicdanına sığmayan haksızlıklarına da uğramışlardı.

Ne yapmıştı Mehmet Tatlıcı, Nurten ve Uğur Tatlıcı aleyhinde?
Mehmet Tatlıcı, babası merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın geride bırakmış olduğu ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı aleyhine hiçbir hukuki dayanağı olmayan ve bu yüzden de hepsi mahkeme ve savcılık makamları tarafından takipsizlik veya ret kararlarıyla sonuçlanan tam 11 asılsız şikayet ve suç duyurusunda bulunmuştu… (Bkz. “11. Suç Duyurusu, 11. Takipsizlik” haberi).

Haksız, hukuksuz iddialarından dolayı Mehmet Tatlıcı aleyhine 16 yıl hapis istemiyle ceza davasıaçıldı
Savcılık makamı da, devam etmekte olan miras davasındaki husumetinden kaynaklandığını anlayarak, Mehmet Tatlıcı aleyhine iftiradan ceza dava açılması için iddianame düzenlemiş ve ceza mahkemesi de bu iddianameyi kabul ederek Mehmet Tatlıcı aleyhinde iftiradan 16 yıl hapis istemiyle dava açmıştı…

Bu dava halen devam etmektedir.

Mehmet Tatlıcı’nın iftiralarına uğrayanlar ailesine yardım eli uzatıyor!
Şimdi ise Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu haksız ve insan vicdanına sığmayan iftiralarına uğrayan Nurten ve Uğur Tatlıcı, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın anısına ve vasiyetine saygılarından dolayı, gelini ve torunlarının mağdur olmamaları için gerekli adımları atarak, oturdukları villada hayatlarına devam etmelerine müsade edeceklerini beyan ettiler…

Dünyada, kendilerine yapılan haksızlıklara karşın vicdanlarının sesini dinleyerek, kötülüğe iyilikle karşılık veren insanların olması, insanlığın ölmediğini gösteren güzel bir örnek teşkil ediyor olsa gerek…

Mehmet Salih Tatlıcı’nın geride bıraktıklarına saygı
Burada, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın insanlara ve dünyaya saygı duy, insanların sorunlarına kulak ver vasiyetini her zaman olduğu gibi, bu aile meselesinde de büyük bir içtenlikle yerine getiriyor Nurten ve Uğur Tatlıcı…

Umarız ve dileriz, bütün bunlardan kendi payına dersler çıkarması gerekenler, bütün bunları görerek, bundan sonra insanlık ve insan ahlakı adına doğru adımlar atarlar…

Bu olur mu? 
Umutlu olmakta ve hayata olumlu bakmakta yarar var, çünkü bu dünyada kötülere rağmen, iyi insanlar da var ve bu dünya iyi insanlar olduğu müddetçe daha yaşanabilir olacaktır…

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top